KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
- Esas no
- 2018/590
- Karar no
- 2018/1004
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 29/09/2009
Karar Metni
1.849 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA /
Davacı vekilinin 29.09.2009 tarihli dava dilekçesinden özetle; ...
A.Ş. sermaye piyasası hükümlerine tabi aracı kurum olduğunu, müvekkilinin ise adı geçen kurumda hesabı bulunduğunu, sermaye piyasasında yatırım yapan bir yatırımcı olduğunu, Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun tüm sermaye piyasası araçlarının kaydının tutulduğu ve üyelerince kayıtlarının izlenebildiği bir tüzel kişi olduğunu, ...bank’ın Sermaye Piyasasının Merkez Bankası olarak anılan, piyasalarda gerçekleştirilen tüm işlemlerin ...ını merkezi ... tarafı olarak gerçekleştiren bir kurumm olduğunu, ...bank'ın tüm sermaye piyasası araçlarının el değiştirdiğini ve sahipleri adına saklandığı bir banka olmakla birlikte,
bazı bankacılık faaliyetlerini de yürüttüğü için işbu davada saklama ve ... işlevi ile değil, aracı kuruma kredi vermesi ve karşılığında müvekkilin hisse senetlerini usulsüz olarak rehin alması sebebi ile yer aldığını, ...
A.Ş. nin faaliyetlerinin, usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle, 24.03.2009 tarihinde ... (...) tarafından Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.46/h gereğince geçici olarak durdurulduğunu, 06.04.2009 tarihinde SPKn. m.46/b gereğince aracı kurum tedrici tasfiye sürecine alındığını, aracı kurumun faaliyetlerinin durdurulmasının ve tassürecine alınması sebebinin, yatırımcılarına ait hisse senetlerini, yatırımcılarının izni ve muvafakati olmaksızın, davalı bankaya rehin vermesi ve karşılığında aldığı krediyi kendi hesabına kullanması olduğunu,
aracı Kurumun faaliyetleri durdurulmadan önce müvekkiline ait aşağıda liste halinde belirtilen hisse senellerinin aracı kurumdaki müvekkil hesabında bulunduğunu, ancak bu hisse senetleri aşağıda belirtilen liste halinde, müvekkilinin nza ve muvafakati bulunmaksızın ve müvekkilin tamamen bilgisi dışında, davalı ...bank - ...A.Ş’ve (...bank) ...Bankası A.Ş.'ye(...bank) rchnedilmiş ve karşılığında ... tarafından bu bankalardan kredi kullanılmış olduğunu, bu durumun öğrenilmesinden sonra davalı ...bank'a 03.07.2009 tarihinde Ankara ...
Noterliğinden ...yevmiye no.lu ihtarname gönderildiğini ve “ aracı kurum tarafından müvekkile ait hisse senetlerinin rehnedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalıların da bu hisse senetlerini alırken müvekkilin izin ve muvafakatlerini, aracı kurumu yetkilendiren bir sözleşmeyi araştırmadıkları, hisse senetlerinin aracı kuruma ait olmadığını bildiklen, halde rehin alarak kusurlu davrandıkları " belirtilerek,
hisse senetlerini baştan beri kime ait olduklarını bildikleri müvekkile iade etmeleri gerektiği ihtar edildiğini, davalı ...bank ihtarnameye verdikleri cevapta, hisse senetlerini usulüne uygun olarak rehin aldıklarını ve karşılığında kredi verdiklerini, iddia ederek hisse senetlerini iade etmeyeceklerini belirttiğini, davalılın aşağıdaki nedenlerle müvekkile ait hisse senetlerini elinde tutma yetkisi olmayıp, aynen iade etmeleri gerektiğini, müvekkilinin mağduriyeti hakkında öncelikle ...
Kanunu (...)’nun uygulanacağını ve ...’nunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunun (TTK’nın) uygulama alanı bulacağını, ...(...BANK) hisselerinin bedelsiz sermaye artırımı(bölünmesi) nedeniyle 12.000.Lot (12.000.000 adet) olduğunu, bu dava ile iadesi istenilen şuandaki hisse senetlerinin ...12.000 lot*5,75=60.000-TL olduğunu, davalı bankayaa rehnedilen hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye artırımı ile birlikte aynen iadesine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı ...bank vekili 25.11.2009 havale tarihli cevap dilekçesinde: ...
A.Ş.'nin yatırımcılarına ait hisse senetlerini, yatırımcıların izni ve muvafakati olmaksızın müvekkil bankaya rehin verdiğini, bu nedenle söz konusu senetler üzerinde müvekkil banka lehine geçerli bir rehin hakkı tesis edilmediğini ileri sürmüş, davacı, ayrıca, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde tutulan kayıtlarda rehnedilen hisse senetlerinin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun görüldüğünü, bu nedenle müvekkil bankanın söz konusu senetleri iade etmesi gerektiğini iddia etmiş olup, davacının bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının mümkün olmadığını, dava konusu olayda, müvekkil banka, kredi sözleşmesinde öngörülen krediyi ...
A.Ş.’ye verdiği ve ... A.Ş. söz konusu krediyi kullanarak davacı adına hisse senetleri satın aldığı, açıkça anlaşıldığı üzere, müvekkil banka, davacıya ait hisse senetlerinin kendisine rehnedileceği düşüncesiyle ...
A.Ş.’ye milyonlarca liralık kredi kullandırmış olup, esasen, sermaye piyasasında yıllardır süregelen fiili uygulamada bankalar, Sermaye Piyasası Kurulu tebliğleri çerçevesinde, müşterilerinin vekili konumunda olan aracı kurumlar ile kredi sözleşmesi yapmakta ve yapılan kredi sözleşmelerinde aracı kurumlar vekilleri oldukları müşterilerinin hisse senetlerini bankalara rehnettiğini, müvekkil bankanın, dava konusu hisse senetlerini, rehin hakkına dayanarak, zilyetliğinde bulundurmasında ve davacıya iade etmekten kaçınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE /
Talep; davalı bankaya rehnedilen hisse senetlerinin, temettü ve bedelli bedelsiz sermaye arttırımları ile birlikte aynen iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan 14/06/2016 tarihli yargılama sonunda davanın konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen 2014/325-2016/507 karar sayılı ilamımızın davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 25/04/2018 gün ve ... Esas_Karar sayılı ilamı ile (...Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açmakta haklı olduğu ve İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ve Yatırımları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 13. maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 69.000.00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı lehine AAÜT 6. ve 13. maddeleri dikkate alınmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/590, K. 2018/1004, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama