KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2022
- Esas no
- 2020/617
- Karar no
- 2022/127
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 04/11/2020
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin imzalanan kredi sözleşmesi çerçevesinde müvekkili bankadan büyük miktarlarda kredi kullandığını, davalı şahsın ise kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine, muaccel olan ve temerrüde düşülen borçların ödenmesi için yasal hükümler ve sözleşmesel kabuller gereğince esasen gerekmemekle birlikte borçlulara kredi hesaplarının katı ile borcun ödenmesi ihtarları keşide edildiğini, keşide edilen bu ihtarlara rağmen borçların ödenmemesi üzerine,
ödenmeyen alacakların tahsili için müvekkili banka tarafından yasal işlemlere başlanıldığını, bu çerçevede davalı ... aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, münhasır delil niteliğinde olan müvekkili banka kayıtları ile alacağın sabit olduğunu, ancak davalıların takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalılar ile müvekkili banka arasındaki kredi ilişkisinden kaynaklanan borç/alacak miktarının, vade tarihleri ve taksit miktarlarının önceden belirlendiğini ve bu hususun davalıların malumu olduğunu,
davalılara keşide edilen hesap kat ihtarnamesinde hesapların hangi tarihte ve hangi nedenlerden dolayı kat edildiği ve ayrıca ihtarname ekinde gönderilen hesap özetinde, müvekkili banka alacağıın hangi kalemlerden kaynaklandığı ve nelere ilişkin olduğunun, miktarının ne olduğunun açıkça ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde açık ve net olarak belirtildiğini ve icra takibinde de aynı kalemlere yer verildiğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine göre müvekkili bankanın muhasebe, defter ve kayıtlarının esas alınacağının, bunun kesin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunun davalıların da malumu olduğunu,
davaya konu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak kalemleri içerisinde faiz olmamakla bilrikte gecikme tazminatı/kâr payı mahrumiyetine ilişjin olduğunu düşündükleri itirazların da yersiz olduğunu, davalıların müvekkili bankanın talep ettiği gecikme tazminatı/kâr payı mahrumiyeti oranınn bizatihi imzaladıkları genel kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu gayet iyi bildiklerini, bu oranın da yasal ve sözleşmesel bir oran olduğunda bir kuşku bulunmamakta olduğunu,
tüm bu nedenlerle müvekkili bankanın fazlaya ve ferilere ilişkin hak ve alacakları ile diğer sebep ve ilişkilere ilişkin yasal ve sözleşmesel hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına ilişkin tüm itirazlarının iptali ile icra takibinin aynen devamına ve davalılar aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve davalı şahsın da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi nedeniyle, davacı banka tarafından alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin bulunmaktadır.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 08/03/2022 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığını belirtmiştir.
Davalılar vekili dosyaya sunduğu 09/03/2022 tarihli dilekçesi ile; davacı yanın feragatını kabul ettiklerini, davacı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve/veya vekalet ücreti talepleri olmadığını belirtmiştir.
Usulüne uygun vekaletname sunan davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etme yetkisi bulunduğu görülmüştür.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacı tarafın davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava da olmadığı anlaşıldığından, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/617, K. 2022/127, 14 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama