KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Esas no
- 2021/332 Esas
- Karar no
- 2024/40
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 17/05/2021
Karar Metni
1.550 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... ... A.Ş. arasında kredi sözleşmeleri imzalanarak her iki firmaya da krediler kullandırıldığını, davalı ...'ın da bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan borçlardan kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, kredi kullanan borçluların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle ....
Noterliğinin 22/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarının gönderilerek 1.298.655,62-TL'nin ferileriyle birlikte ödenmesi ve 1.295.110,00-TL'nin de faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin talep edildiğini, ihtarın davalıya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, aynı şekilde ....
Noterliği'nin 22/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarının gönderilerek 13.824,21-TL'nin ferileriyle birlikte ödenmesinin ve 20.090,00-TL'nin de faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin talep edildiğini, ihtarın davalıya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının borca haksız olarak itirazda bulunması nedeniyle takibin durduğunu, davalı tarafça icra takibine karşı yapılan itirazların haksız olduğunu belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazların iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle, davalının itiraz olunan alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de, davalı davaya cevap vermemiştir.
Dava, davacı banka ile dava dışı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve ... A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine dayalı alacağın ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce davacı banka ile dava dışı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve ... A.Ş. arasında düzenlenen kredi sözleşmeleri ve ekleri, .... Noterliği'nin 22/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnmesi, .... Noterliği'nin 22/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, dekontlar, çek karnesi alındı makbuzu, hesap özetleri, hesap ekstreleri, asıl borçlu şirketler ticaret sicil kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişilerden rapor ve ek rapor temin edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı banka tarafından aralarında davalının da bulunduğu borçlular aleyhine, 2.557.446,33-TL asıl alacak, 538.884,50-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.016.330,83-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu ...'ın takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı ... bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyası kapsamına sunulan 04/04/2022 tarihli raporunda; davacı bankaca iki ayrı firmaya krediler açılarak kullandırıldığı ve davalı ...'ın da bu kredi sözleşmelerini kefil olarak imzaladığından her iki firma kredilerinin kat edilerek tek bir takip konusu yapılması üzerine bu takibe itiraz üzerine huzurdaki davanın açıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1 maddesi hükümleri delil anlaşması mahiyetinde olduğundan davacı kayıt ve belgelerine dayanıldığını, davacı bankanın ... ...
Şubesi ile dava dışı ... İnşaat Sanayi Tic. Ltd. Şti. arasında 07/07/2017 tarihli ve 2.250.000,00-TL limitli bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak, adı geçen şirkete nakit ve gayrınakit krediler kullandırıldığını ve davalı ...'ın da bu sözleşmeyi 2.250.000,00-TL limitle müteselsil kefil olarak imzalaması üzerine, doğan borç bakımından; dava dışı ... İnşaat Sanayi Tic. Ltd.
Şti. nin asıl borçlu, davalı ...'ın ise 2.250.000,00-TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun söz konusu olduğunu, nakit kredilere ilaveten çek yaprakları sorumluluk tutarı ve 4 adet teminat mektubundan oluşan toplam 1.270.750,00 TL gayrinakit kredilerle birlikte davalı kefilin temürret tarihi olan 29/07/2019 tarihi itibariyle borcunun toplam 2.442.948,95-TL olduğunu, davalının kefil sıfatıyla sorumlu olmasından dolayı davalının sorumluluğunun kefalet sözleşme limiti olan 2.250.000-TL olduğunu, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...
A.Ş. arasında 07/07/2017 tarihli ve 2.250.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan nakit ve gayrınakit kredilerden dolayı hesap kat tarihi olan 19/07/2019 tarihinde davacı bankanın 20.090,00-TL gayrınakit alacaklı olduğunu ve borcun ödenmesi amacıyla davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 25/07/2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının 29/07/2019 tarihinde temerrüde düştüğünü,
ihtarnamede gösterilen 2 ayrı nakit krediye ait kredi ekstreleri sunulmadığından ve inceleme mahallinin ... olması nedeniyle mahallen inceleme yapılamadığından nakit kredilere ilişkin akdi faiz oranları yönünde inceleme yapılamadığını, yapılan değerlendirmelere göre;
davacı bankanın davalı kefilden iki ayrı firmaya olan kefaleti nedeniyle takip tarihi olan 31/12/2019 tarihi itibarıyla 2.264.000,00-TL asıl alacak ve 413.136,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.677.136,00-TL alacaklı olduğunu, davacı bankanın tespitlerinden daha yüksek olmak üzere 2.577.446,33-TL asıl alacak, 538.884,50-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.016.330,83-TL talepte bulunduğunu, davacının tespitlerini aşan talebinin yerinde olmadığını belirtmiştir.
Davacı banka ... Şubesi'nde yerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporu temin edilmek üzere ... Asliye 2. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi Ayşe Öğretmen tarafından davacı bankanın ... Şubesi'nde inceleme yapılarak, 13/01/2023 tarihli rapor dosyamıza sunulmuştur.
Bilirkişi ..., davacı bankanın ... Şubesi'nde yapılan inceleme sonunda oluşturulan talimat raporu da dikkate alınmak suretiyle düzenlenen 21/08/2023 tarihli ek raporunda; iki ayrı firmaya kefil olunması nedeniyle davalı borcunun iki ayrı hesaplamaya tabi tutulmuş ise de;
davacı bankanın her iki firma borçlarını birleştirerek tek takipte talep ettiğinden elde edilen tutarlar toplanarak takip tutarı ile kıyaslanacağını, davacı tarafın takip talebinde gider vergisi talebinde bulunmadığından hesaplama tablosunda gider vergilerinin dikkate alınmadığını, bu hesaplama ve değerlendirmelere göre davacı bankanın davalı kefilden iki ayrı firmaya olan kefaleti nedeniyle takip tarihi olan 31/12/2019 tarihi itibariyle 2.277.921,76-TL asıl alacak ve 433.124,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.711.046,02-TL alacaklı olduğunu,
davacı bankanın ise 2.577.446,33-TL asıl alacak ve 538.884,50-TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.016.330.83-TL alacak talebinde bulunduğunu, davacının, tespitlerini aşan talebinin yerinde olmadığını, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 2.277.921,76-TL matrah üzerinden %57 temerrüt faizi istenebileceğini belirtmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ... A. Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, davalının her iki sözleşmesi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğu, sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ...
Noterliği'nin 22/07/2019 tarihli ve ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderildiği, ihtarnameye rağmen borçluların borcunu ödememeleri üzerine davacı banka tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile aralarında davalı borçlunun da bulunduğu borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlu ... tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine bu borçlu yönünden takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı borçlunun kredi sözleşmelerin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün bulunması, kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermemesi dikkate alındığında, davalının ödenmeyen borçtan kefalet limitleri oranında sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı borçlu tarafından borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ...'den temin edilen 21/08/2023 tarihli rapor ile davalının, raporda belirtilen miktarlarda borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı borçlu tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır.
Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.
Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir.
Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından dava dışı şirketlerle arasındaki arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı/borçlulara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedirler. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır.
Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/332, K. 2024/40, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama