KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/132 Esas
- Karar no
- 2024/88
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/02/2022
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine ... Bankası ... Şubesine ait 27/10/2021 tarih ... seri no, 16.480,00TL bedelli çeki dayanak göstermek suretiyle ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bazı çeklerin müvekkilinin rızası halefine elinden çıktığını, davalının eline geçtiğini, bu hususta ilgili emniyet birimine gidilerek şikayette bulunduklarını, takibe dayanak çekteki imzanın şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını, imzanın sahte olduğunu, bu nedenle icra takibine dayanak çekteki imzanın sahte olması nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ve takibe konu çekin ... isimli müşteri tarafından 24/05/2021 tarihli e-fatura alacağının ödeme aracı olarak müvekkili şirkete devredildiğini, yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktarın tahsil edildiğini, eksik kalan bakiyenin tahsili amacıyla ... Genel İcra Dairesinde kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, davacı şirket yetkilisi tarafından şikayette bulunulduğu beyan edilmiş ise de herhangi bir şikayete dair soruşturma no bildirilmediğini, davaya konu çekin müvekkili şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi gördüğünü, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra sahtelik iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.
Uyuşmazlığa konu takip dosyası, takip dayanağı çek aslı, mukayeseye esas belge asılları getirtilmiş ve şirket yetkilisi ...'ın imza örnekleri alınmıştır.
... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından 15/11/2021 tarihinde davacı şirket ve dava dışı ... aleyhine toplam 13.129,40 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, dayanak belgenin davacı şirket tarafından dava dışı ... adına düzenlenmiş 27/10/2021 düzenleme tarihli, ... çek nolu 16.480 TL bedelli çek olduğu görülmüştür.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Eldeki dava da, sahtelik (imza inkarı ) nedenine dayalı olarak açılmış bir menfi tespit davasıdır.
Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208.maddesine ilişkin gerekçede bu husus “Maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 1792).
Kambiyo senedindeki imzanın davacı keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir.
Mahkememizde görülüp karara bağlanan dava, sahtelik (imza inkarı) nedenine dayalı olarak açılmış olup, böyle bir durumda öncelikle sahtecilik iddiasının irdelenmesi, dava ve takip konusu çekteki imzaların davacı şirket yetkililerine ait olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Davaya konu senedin tanzim tarihinde davacı şirketi ...'ın münferit imzaları ile temsil ettiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.
Dava konusu çek aslı, davacı şirket yetkisinin çekin keşide tarihinden önce kullanmış olduğu imzaları içerir mukayeseye esas belge asılları celbedilmiş, imza örnekleri alınmış, uyuşmazlık teknik çözümü gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ... 03/01/2024 tarihli raporunda özetle; ... ... Bankası A.Ş. .../... şubesine ait, ... / 27/10/2021 keşide yer ve tarihli, keşidecisi "... Tic. Ltd.
Şti." isimli şirket olan, ... emrine yazılı, 16.480 TL (onaltıbindörtyüzseksen TL) meblağlı, ... numaralı çek aslı, ön yüzü keşideci hanesinde yazılı ... Tic. Ltd.
Şti. matbu ibareleri üzerinde yetkili adına atılı keşideci imzasının, ... isimli şahsın belirtilen dava dosyası içerisinde mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü olmadığı yönünde kanaatine varıldığını belirtmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar, takibe dayanak çekteki keşidecisi imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığına dair bilirkişi raporu düzenlenerek mahkememize sunulmuş ise de, dava dilekçesinde "takibe dayanak çekin de arasında bulunduğu bazı çeklerin" rıza dışında elden çıktığının belirtildiği, bu şekilde beyanın ancak çeki elinde bulundurmuş olan yetkili hamil cirantalar tarafından dile getirebileceği, keşidecinin böyle bir beyanda bulunmasının hukuken mümkün olmadığı, çekin düzenlenmek ve zorunlu unsurları tamamlanmak suretiyle lehdara teslimi ile çekin çek/kambiyo vasfını kazanarak dolaşıma girdiği,
davacının dilekçesinden boş çek koçanlarının kaybolduğu ve bilgileri dışında doldurulmak ve imzalanmak suretiyle kambiyo vasfının kazandırıldığına dair bir beyan bulunmadığı, davacı beyanı doğrultusunda, Emniyet araştırması neticesinde beyanında geçtiği üzere polis merkezine yapılmış herhangi bir şikayetinin bulunmadığının tespit edildiği, davalı faktoring şirketinin davaya ve takibe konu çeki faktoring ilişkisi çerçevesinde usulüne uygun olarak devraldığı, çekin tahsilinden önce rıza dışı elden çıktığına dair bankaya bildirimde bulunulmadığı, çekin tahsili anında, üzerine buna ilişkin bir kayıt düşülmediği,
dosya kapsamına göre çekin davacı şirket yetkilisinin bilgisi dahilinde üçüncü bir kişi tarafından imza edildiği, böylece olası bir durumda sorumluluktan kötü niyetli olarak kaçınılmaya çalışıldığı, bu şekildeki eylemin üçüncü kişilerin zararına, dürüstlük kuralına aykırı eylem olduğu yasa tarafından korunmayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/132, K. 2024/88, 31 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama