KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/109
- Karar No
- 2024/68
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/549 Esas
- Karar no
- 2024/69 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 19/08/2022
Karar Metni
1.564 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmelere istinaden borçluya ...(A) kredi kartı- ticari kart ürünü ve ...-... destek kredisi ürünü kullandırıldığını ve ayrıca müvekkili bankanın çek kanunu gereğince iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle kaynaklanan 39.480,00 TL alacağının bulunduğunu, davalının kredilerini zamanında ödememesi üzerine kendisine ihtarname keşide edilerek hesaplarının kat edildiğini ve borcunun ödenmesinin istendiğini ve borcun ödenmediğini, bunun üzerine ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir sıfatı bulunmadığından ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını ve görev yönünden davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesindeki taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, dayanılan kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını ve husumet itirazlarının olduğunu, müvekkili tarafından iade edilmeyen hiçbir çek yaprağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte icra takibinde talep edilen faiz oranını fahiş olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir. Takibe dayanak kredi sözleşmesi ve ekli belgelerin incelenmesinde davacı banka ile dava dışı ... Hizmetleri Tur. Kuym...A.Ş. Arasında 14/01/2021 tarihinde ticari destek kredi sözleşmesi düzenlendiği, şirkete çok koçanı tahsisinin yapıldığı, sözleşme ekide ticari kredi kartı istek formunun yer aldığı, şirket yetkilisi davalı ...'ın aynı tarihte sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığı görülmüştür.
Davalı her ne kadar tacir sıfatı olmadığından mahkememizin görevsiz olduğuna yönelik itirazda bulunmuş olup Ticaret Odasından ve Vergi Dairesinden gelen yazı cevaplarından da tacir olmadığı anlaşılsa da davalının kredi kullanan asıl borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, kredi sözlşemesine göre banka ticari kayıt ve defterlerinin delil olarak kabul edileceği bu itibarla taraflar arasında yapılan işlemin ticari nitelikte olduğu anlaşıldığı, kefilin ticaret şirket ortağı ve sorumlu müdürü olması nedeni ile tacir sıfatında bulunduğu, TTK 12/ 3. Maddesi gereğince.
Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.
Şeklinde hüküm bulunduğu, kaldı ki davalı kefilin ortak sıfatı ile ticari işletme işlettiği dosya kapsamında yer alan kredi sözleşmesinin ticari kredi sözleşmesi olduğunun açık ve davalının da sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunun anlaşılması karşısında mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış olup yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı tarafından her ne kadar zamanaşımı defi isteminde bulunulmuş ise de, sözleşme tarihi, ihtarname tarihi, takip tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak; 6098 sayılı TBK'nın 146 ve 154. maddeleri kapsamında yapılan inceleme sonucu, takip başlatılmasıyla zamanaşımının kesilmiş olması da gözönünde bulundurularak, davalı tarafın zamanaşımı defi mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Yine davalı tarafından sözleşmede imzalarının bulunmadığı dolayısıyla husumet itirazında bulunulmuşsa da, davalı tarafından karar tarihindeki duruşmada "biz sözleşmedeki imzanın varlığına itiraz etmiyoruz. itirazımız imzanın müvekkilim tarafından kefil sıfatı ile değil de şirket yetkilisi sıfatı ile atılmış olmasıdır. Müvekkilim tarafından verilmiş herhangi bir kefalet yoktur" şeklimdeki beyana dikkat edildiğinde davalının davalının imza itirazında bulunmadığı, sözleşmenin incelenmesinde ise, kefil olduğu miktar belirtilmek suretiyle davalının imzalanan kredi sözleşmesine kefil olduğu anlaşıldığından davalının husumet itirazı da mahkememizce yerinde görülmemiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak, kart tarihine kadar işlemiş Akd., BSMV ve işlemiş faiz olarak toplamda 18.474,28-TL nakdi alacağın tahsili ile 12 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklı 32.040,00 TL gayri nakdi depo talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından borcun tamamına tüm ferileri ile birlikte itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, iddia, savunma ve toplanan tüm deliller kapsamına göre itirazın iptalinin tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi 10/12/2023 tarihli raporunda; dava dışı asıl borçlunun ... Tic. A.ş. İle davacı banka arasında 14.01.2021 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve davalının da işbu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı kefilin temerrütünün takip tarihi itibarı ile başladığı, ticari kredi alacağına ilişkin davalı kefilin ....
İcr.Müd.nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalı kefilden 14.01.2022 takip tarihi itibari ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 16.073,39-TL asıl alacak, 565,78-TL işlemiş faiz, 28,29-TL BSMV olmak üzere toplam 16.667,46-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren yıllık %31,68 oranında temerrüt faizinin davalı kefilden istenebileceği, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında destek kredisi sözleşmesi imzalandığını ve davalının işbu krediye kefil olduğunu ancak davalının imzaladığı başka bir sözleşmenin bulunmadığı,
yapılan hesaplamaya göre davacı banka taksitli ticari kredi alacağına ilişkin davalı kefilin ....
İcr.Müd.nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalı kefilden 14.01.2022 takip tarihi itibari ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 16.529,35-TL asıl alacak, 582,63-TL işlemiş akdi faiz, 29,13-TL BSMV olmak üzere toplam 17.141,11-TL alacaklı olduğu, 16.073,39-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,68 oranında temerrüt faizinin davalı kefilden istenebileceği, 455,96-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizinin davalı kefilden istenebileceği şeklinde rapor bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dosya kapsamında davacı banka tarafından hesap kat üzerine davalı kefile herhangi bir ihtarname keşide edilip tebliğ etdilmediği anlaşıldığından davalının temerrüdünün takip tarihi itibari ile başladığı, bu itibarla davalı kefilin hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işlemiş akdi faizden sorumlu olduğu,
temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin gerektiği, bu halde kefilin takip tarihinden sonra temerrüt faizinden sorumlu tutulabileceği, kredi sözleşmesi imza tarihi itibari ile ticaret siciline kayıtlı işletmelerin ortak ya da yöneticisi tarafından verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmadığı bankacı bilirkişiden temin edilen rapor ile, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan 16.529,35-TL asıl alacak, 582,63-TL işlemiş akdi faiz, 29,13-TL BSMV olmak üzere toplam 17.141,11-TL alacaklı olduğu,
belirlenen alacağın kefalet limitinin altında kaldığı anlaşılmakla davalı kefilden talep edilebileceği, davalılar tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı,
kefilin gayri nakdi kredi depo talebinden sorumlu tutulabilmesi için bunun sözleşmede açık ve net ifadelerle belirtilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmede depo talebinden kefilin sorumlu olduğu yönde bir ifade tespit edilmediği anlaşıldığından temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının nakdi alacak yönünden icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulü ve reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/109, K. 2024/68, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama