KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/537 Esas
- Karar no
- 2023/1032
- Dava
- Kredi Garanti Fonu Kefaletinde Kullandırılan Ticari Kredilere İlişkin Davalar (Sözleşmenin Feshi
- Dava tarihi
- 28/08/2023
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kredi Garanti Fonu Kefaletinde Kullandırılan Ticari Kredilere İlişkin Davalar (Sözleşmenin Feshi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski hissedarları olan ... şirketteki tüm hisselerini (%100) başka bir şirkete devir ederek ortaklıktan ayrıldığını, bu devrin devir Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 09.09.2021 tarih ... sayılı nüshasında ilan edildiğini, yapılan bu hisse devri sırasında; müvekkili şirket bankalar nezdinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinde ...'in kefil sıfatı ile yer almış olduğu kredi sözleşmelerindeki sorumluluğu sona erdirmeyi taahhüt ettiğini, bu kapsamda ...
1. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 30.12.2022 tarihli ihtarnamesi ile şirket eski hissedarı ...'in hisse devri sebebi ile kefaletin kaldırıldığına ilişkin davalı banka tarafından, taraflarına yazı gönderilmesinin talep edildiğini, davalı bankaya yapılan başvurudan yaklaşık 6 ay sonra 30.05.2023 tarihinde cevap gönderildiğini, ancak söz konusu metnin içeriği incelendiğinde şirket eski ortağı ...'in, kefil sıfatı ile imzası bulunduğu genel kredi sözleşmelerinin fesih edildiğine dair ibare yer almadığını,
dolayısıyla verilen cevap ile taleplerinin karşılanmamış olup ...'in kefalet ilişkisinden kaynaklı davalı banka nezdinde sorumluluğunun devam ettiğini, davalarının kabulü ile; müvekkili şirketin eski hissedarı olan ...'in hisse devri sebebiyle; eski ortak ...'in kefil olduğu genel kredi sözleşmelerinin feshi ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklı kefalet ilişkisinden doğan tüm sorumluluk ve yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davada dava sıfatını haiz olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı şirket ortağı ...'in hisse devri nedeniyle kefil olduğu sözleşmelerin feshi ve kredi sözleşmelerinden kaynaklı sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve ekindeki belgelere göre, davacı şirket hissedarı ...'in hisselerini başka bir şirkete devrederek ortaklıktan ayrıldığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 09/09/2021 tarih ve 1045 sayılı nüshasında yayınlandığı anlaşılmıştır.
Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet ehliyeti denir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir.
Tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ...'in davacı şirkette bulunan hisselerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin sabit olduğu, bu nedenle davacı şirketin dava konusu talepler bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davaya konu taleplerin ... tarafından dile getirilebileceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/537, K. 2023/1032, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama