KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/683
- Karar no
- 2024/716
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 13/06/2018
Karar Metni
1.711 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı ile ortak arkadaşları olan ... vasıtasıyla tanıştıklarını, davalı tarafın, müvekkili ile dostluk kurup müvekkilinin güvenini kazandığını, davalının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ile birlikte Suudi Arabistan vatandaşlığına sahip olduğunu ve umre organizasyonları yaparak geçimini sağlamakta olduğunu, müvekkilinin çevresini ve tanınmışlığını kullanıp umre organizasyonları yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin, davalının yapmış olduğu umre organizasyonuna katılmak istediğini, ancak maddi durumu sıkıntılı olduğu için umre seyahatine katılamayacağını dile getirdiğini,
bunun üzerine isimlerini ayrıca bildirecekleri şahitlerin huzurunda davalının müvekkiline. “Ben seni umreye götüreceğim, parasını elin genişlediğinde ödersin.
Fakat sen yine de bana bir senet ver.” diyerek vade ve miktar kısmı boş olan senedi müvekkiline imzalattığını, müvekkilinin 78 yaşında ve emekli olduğunu, babasından kalan bağ-bahçe ile ilgilenen ve ticaretten anlamayan birisi olduğunu, bu anlamda davalının hile ile müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, senedin vade ve miktar kısmının sonradan doldurulduğu ve farklı kalem ürünü olduğunun çıplak gözle dahi görülebilecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin daha sonraları kendisine gelen icra takip tebligatını, o sıralarda başvurusunu yaptığı silah ruhsatı yenilemesi sanıp aldığını,
kanuni süre içerisinde başvurabileceği itiraz haklarını sonradan öğrenmesi dolayısıyla kullanamadığını, ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin müvekkili tarafından araştırıldığını ve verilen senedin üzerinin doldurularak 600.000,00-TL bedelli ve geçmiş tarihli hale getirildiğinin anlaşıldığını, davacı tarafa ulaşan müvekkilinin, davalı tarafın her seferinde kendisinden farklı miktarlar talep etmesi üzerine dolandırıldığına kanaat getirip konuyu ailesine ve çevresine açtığını, bu olaylar üzerine müvekkilinin oğlu ...'ın, davalı ile görüşmek üzere ..., ... ve ... ile birlikte davalının Şanlıurfa'daki adresine gidip, davalı ve akrabaları ile görüştüklerini,
davalı tarafın ise müvekkili ve çevresinden ilgili icrayı durdurmak için 135.000,00-TL değerinde arsa ya da araç ve nakit olarak ayrıca 65.000,00-TL para istediğini sözlü olarak bildirdiğini, müvekkilinin ise davalı tarafa böyle bir borcunun bulunmadığını, tarafların umre seyahati için tanıklar huzurunda 3.000,00-TL'ye anlaşmış olduklarını, akabinde yapılan suç duyurusu neticesinde dava konusu bono nedeniyle ....
Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçlaması ile ceza davası açıldığını ve kovuşturmasının devam etmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine senette yazılı miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin, ilgili tarihlerde herhangi bir şekilde kendisine ait olan bir hac umre organizasyon şirketinin bulunmamakta olduğunu, bu nedenle davacı tarafça iddia edildiği gibi müvekkilinin senet karşılığında hiç kimseyi umreye götürmemekte ve bu konuda da bir vaatte bulunmadığını, umre programlarında hiç bir surette hiç kimsenin senet karşılığında veya borçla umreye götürülmemekte olduğunu, müvekkilinin, davacı ile ...'da bulanan mevcut bazı gayrimenkullerinin satın alınması konusunda görüşmeler yaptığını ve müvekkilinin de söz konusu gayrimenkullere talip olduğunu,
ilgili taşınmazları uzlaşılacak miktar üzerinden satın alabileceğini bildirerek anlaşma sağlandığını ve söz konusu taşınmazların bedellerini peşin olarak ödemek sureti ile davacı tarafından ...
1. Noterliğinin 13 Mart 2013 tarihli ve 01791 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vekaletname ile ilgili vekalette belirtilmiş olan ada, pafta, parsel numaralı gayrimenkullerin devrinin müvekkili üzerine yapılması ve bu konuda tasarrufta bulunması ile ilgili vekalet verdiğini, ayrıca müvekkilinin yakını tarafından, yine müvekkilinin talimatı ile bir takım masraflarda kullanılabilmesi için ...
Bankası üzerinden yapılan havale ile birtakım gerçeklerin ortaya çıkmakta olduğunu, davacı tarafın müvekkiline 3.000,00-TL borçlu olduğunu iddia etmesine rağmen, müvekkili tarafından ne hikmetse davacının hesabına havale yapılmakta ve müvekkiline ait aracın kendisine teslim edilmekte olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafından kendisine verilen ve tevkil edilen vekaletnameye istinaden tapuya gittiğini ve bedellerini ödemiş olduğu gayrimenkullerin devrini sağlamak istediğinde davalı tarafından tapu müdürlüğüne ...
Noterliğinin 13 Mart 2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnamenin iptal edildiği konusunda azilnameyi gördüğünü ve bu nedenle bedelini ödeyerek almış olduğu gayrimenkulleri teslim alamadığını, müvekkilinin tapu işlemlerinin yapılamaması ve vekaletnamenin iptal edilmiş olması nedeni ile davacıyı aradığını ve söz konusu durumun ne anlama geldiğini anlamaya çalıştığını, ancak davacı tarafından gerek oğlu ve ailesinden çekinmiş olması sebebi ile bu vekaleti iptal ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin ise iptal edilen vekaletname karşılığında parasını iade almak istediğini,
ancak davacı tarafça her defasında oyalandığını ve söz konusu parasının iade edilmediğini, bu nedenle davacı tarafından gerek kendi imzası ve gerekse müvekkilinin o an tanımadığı kimselerce miktarı doldurularak aldığı senedi icra takibine konu ederek alacağını tahsil yoluna gittiğini, müvekkilinin ise kendisine teslim edilen 600.000,00-TL bedelli senedi 18/04/2013 tarihinde ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ederek, davacıya ödeme emri gönderdiğini, söz konusu ödeme emrinin davacı borçlu tarafından tebliğ alınarak süresi içinde herhangi bir itiraz olmaması üzerine takibin kesinleştiğini, ancak gelinen noktada kesinleşen takip ve devam eden taşınmaz satış muamelelerinin gerçekleşmesi üzerinde takipten yaklaşık 2 buçuk yıl gibi bir süre geçtikten sonra hukuki mesnetten uzak bir şekilde dava açıldığını, ayrıca davacı tarafça söz konusu icra dosyasına ödeme yapılmış olduğunu,
davacı tarafın icra takibinden haberdar olmadığını ve söz konusu tebligatın silah ruhsatı ile alakalı olduğunu iddia ederken ödeme yapmasının, senedi ve icra takibini kabul ettiği anlamına gelmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle dosya ile ilgili teminat depo edilmesine yönelik karar verilmesini, mükerrer davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı tarafın, davalı tarafça iradesi sakatlanarak vade ve miktar kısmı boş bırakılarak imzalatıldığı ve geçmiş vade tarihi ve 600.000,00-TL miktarlı hale getirilerek .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak gösterildiğinden bahisle, dava konusu senet nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizin 23/05/2019 tarihli, 2018/... esas ve 2019/... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 12/10/2023 tarihli, 2020/1680 esas ve 2023/1099 karar sayılı ilamı ile Mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine Mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce dava konusu senet sureti, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla davacı tanıklarından ... ile ...; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla davacı tanıklarından ... ve ...'un beyanları alınmıştır.
....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 18/04/2013 tarihinde 13/02/2013 tanzim, 09/04/2013 vade tarihli ve 600.000,00-TL bedelli bonoya dayalı 600.000,00-TL asıl alacak, 1.808,22-TL işlemiş faiz ve 1.800,00-TL komisyon olmak üzere toplam 603.608,22-TL alacağın; icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek reeskont avans faizi ve değişen oranlardaki faizi ile,
fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakları saklı kalmak ve kısmi ödemelerin işlemiş faiz, masraf ve ferilerine mahsup edileceği kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu tarafa 22/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; müşteki ... tarafından, 17/04/2013 tarihinde şüpheli ... aleyhine açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçu isnadıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, başsavcılığın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında yapılan soruşturma neticesinde 20/01/2017 tarihinde iddianamenin düzenlendiği ve dosyanın, ....
Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sırasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 13/06/2023 tarihli, ... esas ve 2023/... karar sayılı kararı ile; sanığın açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ...
Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08/05/2024 tarihli, 2023/2279 esas ve 2024/1172 karar sayılı kararıyla, kamu davasının, şikayetin yasal süre içinde yapılmaması nedeniyle düşmesine temyiz yolu açık olmak üzere hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça her ne kadar mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, 2004 sayılı İİK'nın 72/8 maddesi gereğince icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğu dikkate alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı; davaya konu senedin, davalı tarafça kendisinin umreye götürüleceği vaadiyle alındığını, hile ile iradesinin sakatlandığını, imzalamış dolduğu senedin davalı tarafça rızası hilafına doldurulduğunu iddia etmektedir. Takip dayanağının kambiyo senedi olması nedeniyle borçlu bulunmadığını ispat yükü davacı tarafta bulunmaktadır.
Ancak davalı taraf, davacının davalı adına vekaleten gayrimenkul alması için anlaşma sağlandığını, bu hususta vekaletname verildiğini, ancak davacının vekaletnameyi iptal ettirmesi nedeniyle, parasını peşin ödediği gayrimenkulü üzerine alamadığını, ödemiş olduğu parayı geri istediğini, eldeki senedin de bu nedenle alındığını beyan ederek, senedin veriliş nedenini talil etmiştir.
Davalı tarafça senedin veriliş nedeni talil edildiğinden, artık ispat yükü davalı tarafa ait bulunmaktadır. Davacı taraf, irade fesadı haline de dayanmaktadır. Bu iddianın tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür. Mahkememiz dosyası kapsamında beyanları alının tanıkların beyanlarından, takibe konu senedin davalı tarafından, davacının umreye götürüleceği vaadiyle alındığı anlaşılmıştır. Yine ....Asliye Ceza Mahkemesinin ...
E., 2023/710 K. Sayılı dosyası kapsamından da, davalının, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun sabit görüldüğü ve cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça, gerek Mahkememiz dosyasındaki beyanlar ile gerekse .... Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki beyanlar ile, senedin veriliş nedeni olarak farklı sebeplere dayanılmışsa da, bu sebeplerin hiç birinin ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Bu anlamda, ispat yükü kendisine düşen davalı tarafça, senedin veriliş nedeni ve buna dayalı olarak alacak iddiasının ispat edilemediği değerledirilerek, davacı tarafın, takibe konu senet(bono) nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, 2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi gereğince takibe konu bono miktarının %20'si oranında davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/683, K. 2024/716, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama