KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/126
- Karar no
- 2026/13
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 11/02/2025
Karar Metni
2.990 kelime·15 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili banka ile davalı şirket arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalının ise sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin vadesinde yapılmaması üzerine müvekkili banka tarafından, davalılara ... 40. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ancak borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili amacıyla ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, borçluların ise söz konusu takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, tüm bu nedenlerle davalıların ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına karşı yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine, takip asıl alacak toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, yetkili icra müdürlüğünün ise ...
İcra Müdürlükleri olduğunu, bu hususta yetki itirazlarının bulunduğunu, dava dosyasında bahsi geçen sözleşmelerin yer almadığını ve bu anlamda özel yetki sözleşmesi yapılıp yapılmadığının anlaşılmadığını, diğer yandan ise HMK ilgili hükümleri gereği yetki sözleşmesinin ancak tacirler arasında düzenlenebileceğini, müvekkili şahısın ise gerçek kişi olup tacir sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle yetki sözleşmesi olsa bile müvekkili şahıs açısından geçersiz olacağını, ayrıca müvekkili şahısın kefil olduğuna dair sözleşmelerde bir ibare yer almadığını, yine dava dilekçesi ekinde ihtarnamenin de bulunmadığını,
bu nedenle alacakların hangi kalemlerden oluştuğu ve nasıl hesaplandığının net ve sarih şekilde ortaya konulmadığını, talep edilen alacak miktarlarının ana para tutarlarının, faiz ve ferilerinin, hesap hareketleri konulmadığından nasıl ve ne şekilde hesaplandığının anlaşılmadığını, asıl alacağa işlemiş faizin, faiz oranının ve türünün, ferilerinin, BSMV ve masraflarının yasal dayanaklarının bulunmamakta olduğunu, ayrıca banka tarafından uygulanan gecikme ve temerrüt faiz oranlarının, konuya ilişkin ilgili mevzuat hükümleri ve yüksek mahkeme kararları uyarınca haksız ve fahiş olduğunu,
yasal mevzuat hükümleri usul ve esaslarına uygun hesap kat ihtarı ve tebliği bulunmadığından, alacağın muacceliyet koşullarının oluşmadığını ve icra takibi yapılması için yasal koşulların mevcut olmadığını, sözleşmelerinde yasal mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu ve faiz işletilme koşullarının da oluşmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davanın, öncelikle usul yönünden reddini; esas geçilmesi durumunda ise esas yönünden reddini ve davacı aleyhine, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen bankacılık hizmetleri sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu şirket ve müteselsil kefil olan diğer davalı tarafından ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Eldeki dava dosyası öncelikle ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edilmiş olup, mahkemenin ... tarihli ve ...karar sayılı kararıyla dava dosyasının konusu itibariyle İstanbul 6., 7., 8., ve 9. Asliye Ticaret Finans İhtisas Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2025/126 esas sırasına tevzi edilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 15/10/2021 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile ekleri, 01/12/2021 tarihli üye iş yeri sözleşmesi ile ekleri, 20/10/2021 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile ekleri, ödeme planları, davalı şirket ticaret sicili kayıtları, ... 40. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, hesap özetleri, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ...
Bankası tarafından 07/01/2025 tarihinde ... ve...Şirketi aleyhine 22.372,73-TL asıl alacak, 1.095.035,08-TL asıl alacak, 822.685,35-TL asıl alacak, 57.514,95-TL asıl alacak, 292.579,04-TL asıl alacak, 45,46-TL asıl alacak, 3.156,95-TL işlemiş faiz, 157,85-TL BSMV, 160.244,02-TL işlemiş faiz, 8.012,20-TL BSMV, 114.190,63-TL işlemiş faiz, 5.709,53-TL BSMV, 3.623,71-TL işlemiş faiz, 181,19-TL BSMV, 17.439,45-TL işlemiş faiz, 871,97-TL BSMV, 2,76-TL işlemiş faiz ve 0,14-TL BSMV olmak üzere toplam 2.603,823,01-TL alacağın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla,
takip tarihinden itibaren asıl alacak için hesaplanacak TCMB kısa vadeli kredilere uygulanan 1.940.093,16-TL için yıllık %150 faiz, 57.560,41-TL için yıllık %63,60 faiz, 292.579,04-TL için yıllık %60,60 faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte BK'nun 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsup edileceği kaydıyla, tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şahısa 10/01/2025; borçlu şirkete ise 12/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlular vekili tarafından 12/01/2025 tarihinde belirtilen miktarda borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe, borca, asıl alaca, işlemiş faize, faiz oranı ve türüne, BSMV'ye, KKDF'ye, masraflara ve borcun tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 22/12/2025 havale tarihli rapor ile; davacı bankanın 07/01/2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten, takip talebinde 1 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 22.309,57-TL asıl alacak, 1.260,83-TL işlemiş faiz, 126,20-TL BSMV; takip talebinde 2 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 1.093.002,78-TL asıl alacak, 146.725,39-TL işlemiş faiz, 8.012,20-TL BSMV;
takip talebinde 3 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 816.101,87-TL asıl alacak, 111.849,97-TL işlemiş faiz, 5.709,53-TL BSMV; takip talebinde 4 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen KMH kredisi nedeniyle 57.363,24-TL asıl alacak, 3.623,71-TL işlemiş faiz, 181,19-TL BSMV, takip talebinde 5 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen kredi kartı nedeniyle 292.350,50-TL asıl alacak, 17.439,45-TL işlemiş faiz, 871,97-TL BSMV olmak üzere toplam 2.576.928,40-TL alacaklı olduğu,
davalı şirketten 1 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 22.309,57-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi; takip talebinde 2 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle, 1.093.002,78-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %144 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gidervergisi; takip talebinde 3 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle, 816.101,87-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %144 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi;
takip talebinde 4 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen KMH kredisi nedeniyle, 57.363,24-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %63,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi; takip talebinde 5 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen kredi kartı nedeniyle, 292.350,50-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisinin istenebileceği; davacı bankanın 07/01/2025 takip tarihi itibariyle davalı şahıstan, takip talebinde 1 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 22.309,57-TL asıl alacak, 1.015,42-TL işlemiş faiz, 113,93-TL BSMV;
takip talebinde 2 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 1.093.002,78-TL asıl alacak, 109.854,76-TL işlemiş faiz, 7.525,04-TL BSMV; takip talebinde 3 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle 816.101,87-TL asıl alacak, 80.892,50-TL işlemiş faiz, 5.709,53-TL BSMV; takip talebinde 4 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen KMH kredisi nedeniyle 57.363,24-TL asıl alacak, 3.623,71-TL işlemiş faiz, 181,19-TL BSMV;
takip talebinde 5 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen kredi kartı nedeniyle 292.350,50-TL asıl alacak, 17.439,45-TL işlemiş faiz, 871,97-TL BSMV olmak üzere toplam 2.508.355,46-TL alacaklı olduğu, davalı şahıstan 1 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle, 22.309,57-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi; takip talebinde 2 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle, 1.093.002,78-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %144 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi;
takip talebinde 3 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen taksitli kredi nedeniyle, 816.101,87-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %144 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi; takip talebinde 4 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen KMH kredisi nedeniyle, 57.363,24-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %63,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi;
takip talebinde 5 numaralı alacak kalemi olarak belirtilen kredi kartı nedeniyle, 292.350,50-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisinin istenebileceği, ancak her iki borçlu yönünden ödeme belgeleri bulunmadığından, kullandırım masrafı taleplerinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine karşı itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin L.22. maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin, taraflar arasında doğacak ihtilaflarda yetkili olacağı kararlaştırıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı bankanın ... Şubesi ile asıl borçlu ... Şirketi arasında 15/10/2021 tarihinde bankacılık hizmetleri sözleşmesi, 01/12/2021 tarihinde üye iş yeri sözleşmesi ve 20/10/2021 tarihinde 350.000,00-TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu kredi sözleşmesi kapsamında 28/04/2022 tarihinde 650.000,00-TL. 19/09/023 tarihinde 500.000,00-TL.
18/03/2024 tarihinde 1.500.000,00-TL limit arttırımı tesis edildiği ve böylelikle sözleşmenin toplam 3.000.000,00-TL limite ulaştığı, davalı şirket yetkilisi olan davalı şahısın da kredi sözleşmesini, limit arttırımları da dahil olmak üzere sözleşme limiti tutarınca müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, sözleşmelere istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ...
40. Noterliğinin .. tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin asıl borçlu şirket adresinden 10/12/2024 tarihinde bila iade olduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 12.1. maddesi uyarınca söz konusu ihtarnamenin 10/12/2024 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş sayılacağı ve temerrüdünün 3 günlük sürenin sonunda 16/12/2024 tarihinde başlamış olduğu, kefil adına gönderilen ihtarnamenin ise 10/12/2024 tarihinde bila iade olduğu,
6098 sayılı TBK'nın 590/3. maddesi uyarınca kefilin temerrüdünün, cari hesabın kesilmesi ve kat edilecek ihtarnamenin kefile tebliği ile doğabilecek olması ve 6102 sayılı TTK'nın 7. maddesi gereği teselsül karinesi dikkate alınarak ihtarname gereği temerrütünden bahsedilemeyecek olması karşısında, kefilin temerrüdünün 07/01/2025 takip tarihi itibariyle oluştuğu değerlendirilmiştir. İhtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı banka tarafından, ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 07/01/2025 tarihinde ... ve ...
Şirketi aleyhine 22.372,73-TL asıl alacak, 1.095.035,08-TL asıl alacak, 822.685,35-TL asıl alacak, 57.514,95-TL asıl alacak, 292.579,04-TL asıl alacak, 45,46-TL asıl alacak, 3.156,95-TL işlemiş faiz, 157,85-TL BSMV, 160.244,02-TL işlemiş faiz, 8.012,20-TL BSMV, 114.190,63-TL işlemiş faiz, 5.709,53-TL BSMV, 3.623,71-TL işlemiş faiz, 181,19-TL BSMV, 17.439,45-TL işlemiş faiz, 871,97-TL BSMV, 2,76-TL işlemiş faiz ve 0,14-TL BSMV olmak üzere toplam 2.603,823,01-TL alacağın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla,
takip tarihinden itibaren asıl alacak için hesaplanacak TCMB kısa vadeli kredilere uygulanan 1.940.093,16-TL için yıllık %150 faiz, 57.560,41-TL için yıllık %63,60 faiz, 292.579,04-TL için yıllık %60,60 faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte BK'nun 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsup edileceği kaydıyla, tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu şahısa 10/01/2025; borçlu şirkete ise 12/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlular vekili tarafından 12/01/2025 tarihinde belirtilen miktarda borçları bulunmadığı gerekçesiyle takibe, borca, asıl alaca, işlemiş faize, faiz oranı ve türüne, BSMV'ye, KKDF'ye, masraflara ve borcun tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı şahsın kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması, kredi türü, kefaletin türü ve 6455 sayılı kanunun 77. maddesi ile TBK'nın 584. maddesinde yapılan değişiklikle ticari işletme sahibi, ortak veya yöneticisi tarafından işletme ya da şirketle ilgili verilecek kefalet için eş rızası aranmamakta olması ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 589. maddesi kapsamında davalı kefilin kendi temerrütü ile bunun sonuçlarından dolayı sorumlu tutulabileceği dikkate alındığında,
alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müşterek borçlu ve müteselsil kefilden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün bulunması, kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermemesi dikkate alındığında davalının ödenmeyen borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı borçlular tarafından borçları bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ...'tan temin edilen 22/12/2025 havale tarihli rapor ile, davalıların bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulunduğu tespit edilmiş ve mahkememizce, denetime ve hüküm tesisine elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
Davalı borçlular tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ...'a ihtarnamenin tebliğ edilmemiş olması nedeniyle temerrüt tarihi olarak takip tarihi baz alınarak, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.
Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir.
Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından davalı şirketle arasındaki arasındaki kredi sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı/borçlulara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi gönderilmiş ve icra takibi de başlatılmıştır. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedirler.
Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden sorumluluk miktarları da dikkate alınarak davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/126, K. 2026/13, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama