KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Esas no
- 2025/277 Esas
- Karar no
- 2026/208
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/04/2025
Karar Metni
1.917 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı/borçlu şirket arasında çek hesabı açılış sözleşmesi ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların işbu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı şirket adına çek hesabı açılarak kullandırıldığını, kredi kartı tesis edildiğini, ödemesi gereken taksitlerin ödenmemesi üzerine davalının temerrüde düştüğünü, davalıya ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı tarafça kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin asıl borçlu davalı ... şirketi için takibin tamamı için kaldığı yerden devamına, müteselsil kefil davalılar için sorumlu bulunduğu 100.207,32TL yönünden takibin devamına, %20den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesinee karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesindeki imzalara itiraz ettiklerini, kefalet imzasının da müvekkiline ait olmadığını, bu durumun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadıklarını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadıklarını, ayrıca borçlulardan gerçek kişinin adresinin bulunduğu yetki alanı olarak ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, borçlu şirketin adresi itibarıyla da Bakırköy İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlulardan toplamda 203.475,12 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlular ... ve ... tarafından süresi içerisinde sunulan 02/09/2024 tarihli dilekçe ile icra müdürlüğünün yetkisine ve ödeme emrine, diğer davalı borçlu ... tarafından sunulan 20/09/2024 tarihli dilekçe ile takibe konu çek yapraklarındaki imzaya ve ödeme emrine itiraz edildiği, takibin davalı borçlular yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalılar... ve ... tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalıların da müteselsil kefil sıfatıyla imzalayıp taraf olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 26. maddesinde ... İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkisine yönelik yetki şartı bulunması, HMK'nın 17. ve devamı maddeleri ile TTK'nın 7. maddesi uyarınca yetki şartının taraflar açısından geçerli olması nedeniyle davalıların yetkiye yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı ... tarafından imza inkarında bulunulmuş olup, mahkememizce imza örnekleri alınmış, mukayeseye elverişli imza örnekleri celp edilmiş, takibe konu sözleşme ve çeklerdeki imzaların davalı müteselsil kefil ...'ın eli ürünü olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi 26/09/2025 tarihli raporda; ...Bankası A.Ş. Şubesi yetkililerinde, "...
Şirketi" isimli şirket yetkilileri adına 16.06.2023 tarihinde düzenlenerek imzalanmış olduğu gözüken 24 sayfadan ibaret şirket kredi kartı sözleşmesi aslının ve bu sözleşmeye ekli bilgilendirme form aslının, şirket kredi kartı sözleşmesi aslına ekli olup ilk 3 sayfasında bulunan bilgilendirme form aslının bulunduğu 1,2. ve 3. sayfasının alt bölümlerinin en sağ baş taraflarında "..." isimli kefil adına atılı imzaların,
ilk 3 sayfası bilgilendirme formu aslı olan ve toplam 21 sayfadan ibaret şirket kredi kartı sözleşmesi aslının 4-23 arasındaki sayfaların alt bölümlerinin en sağ baş taraflarında "..." isimli kefil adına atılı imzaların ve yine 21 sayfadan ibaret şirket kredi kartı sözleşmesi aslının son sayfası olan 24. sayfasının üst bölümündeki "Kefil Beyanı" hanesinde yazılı el yazılarının ve altında atılı imzanın,
... isimli şahsın dosya içerisinde mevcut mukayeseye esas el yazılarına ve imzalarına kıyasla aralarında uygunluk ve benzerliklerin bulunduğu tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü oldukları yönünde kanaat ve sonuca vardığını rapor etmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi 21/02/2026 tarihli raporunda;Davacı banka tarafından, davalı ...Ltd.Şti. arasında imzalanan 15.08.2023 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi ve 16.08.2023 tarihli Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine göre ... no’lu 90.000,00-TL limitli kredi kartı kredisi kullandırıldığı, Kullandırılan kredilerin 19.07.2024 tarihinde kat edildiği, kredi hesaplarının katına ilişkin uyarı yazısının tebliğine göre kredi borçlusu için temerrüt başlangıcının 25.07.2024, kefillerden ... için 30.07.2024 ve ...’ın 19.08.2024 tarihinin temerrüt başlangıcı olarak tespit edildiği, Davalılar aleyhine ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...-E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı.
Uyuşmazlık konusu işlemlere uygulanacak akdi faiz oranı ve gecikme faiz oranlarının aşağıdaki gibi, Kredi Kartı Kredisi Çek Taahhüt Kredisi Akdi Faiz %51 Gecikme Faizi %54,60 %60,00 oranlarında tespit edildiği, Takip tarihine (19.08.2024) tarihine göre alacak tutarının; ... no’lu kredi kartından kaynaklanan davacı alacağının 99.479,05-TL (=89.058,57-asıl+10.079,15-faiz+341,33- bsmv) hesaplandığı, Çek Taahhüt Kredisinden kaynaklanan nakdi alacağın 39.064,04-TL (=237.080,00-asıl+1.889,56-faiz+ 94,48-bsmv) hesaplandığı 64.890,00-TL, Çek Taahhüt Kredisinden kaynaklanan gayrinakdi kredisi alacağının 64.890,00-TL tespit edildiği,
Davacının takip talebi ile istediği toplam toplam 203.475,12-TL alacak ile hesaplanan alacağın karşılaştırması aşağıdaki gibi, olduğu, davacının takip talebinde toplam 203.475,12-TL talebine karşılık, isteyebileceği alacak miktarının toplam 202.520,15-TL [Nakdi Alacak Toplamı 138.543,09-TL (=126.138,57-asıl + 11.968,71-faiz + 435,81-bsmv) + Gayrinakdi Alacak 64.890,00-TL] tespit edildiği, Davalı kefillerden; ...’ın kredi kartı kullanımına bağlı sorumluluk miktarının toplam 90.000,00-TL (=89.058,57-asıl+9413.605,87-faiz+133,22-bsmv) tespit edildiği,
...’ın, kredi kartı kullanımına bağlı sorumluluk miktarının toplam 92.797,66-TL (=89.058,57-asıl+3.605,87-faiz+133,22-bsmv) tespit edildiği, Uyuşmazlık konusu kredi kartı alacağının aslı 89.058,57-TL’sına takip tarihinden itibaren %54,60, Çek Taahhüt Kredisinin aslı 37.080,00-TL’sına takip tarihinden itibaren %60 oranında temerrüt faizi yürütülebileceği, Çek Taahhüt Kredisi kapsamında dönmeyen 7 adet çek bedellerinden oluşan çek karşılığı 64.890,00-TL’nin (davanın açıldığı 2025 yılı için adet/çek 12.650x12= 88.550,00-TL) deposunun talep edilebileceği,
Alacağın likit oluşuna göre talep edilen inkar tazminatının mahkemenin takdirinde bulunduğunu
rapor etmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında çek hesabı açılış sözleşmesi ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ...ve ...'ın işbu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihinin belirtildiği, kullanılan krediye müteselsil kefil olduklarının kendi el yazısı ile yazılmış olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında şirket ortağı olduğu ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu görüldüğünden davalı kefillerin eş muvafakatnamesine gerek olmadığı, kefaletlerinin TBK'nın 583. ve 584. maddelerindeki yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğunun anlaşıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden davalı şirket adına çek hesabı açılarak kullandırıldığı, kredi kartı tesis edildiği, ödemesi gereken taksitlerin ödenmemesi üzerine davalılara ... tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnamenin asıl borçlu davalı şirkete ..., davalı ...'a ise 26/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihi ve tanınan 24 saatlik süreye nazaran 25/07/2024 tarihinde davalı şirketin temerrüte düştüğü, davalı ...'ın tebliğ tarihi ve tanınan mehile nazaran sürenin cumartesi gününe denk gelmesi sebebiyle temerrütünün 30/07/2024 tarihinde gerçeklşetiği, kefil ...'a tebliğe ilişkin herhangi bir mazbataya rastlanılmaması nedeniyle 19/08/2024 takip tarihi itibarıyle temerrüte düştüğü anlaşılmış ve kabul edilmiştir.
Hesap kat ihtarına itiraza ilişkin olarak herhangi bir delilin dosyaya yansımadığı temerrüt tarihleri ile akdi ve temerrüt faiz oranları dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine göre doğru bir şekilde tespit edilmek suretiyle hazırlanan ve Mahkememizce de hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporundaki hesaplamalar neticesinde davacının davalılardan bu miktarlar doğrultusunda nakdi alacağı, davalı asıl şirketten ise gayrinakdi olduğu, itirazın iptaline yönelik fazlaya dair davacı isteminin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı,
öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/277, K. 2026/208, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama