KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/440 Esas
- Karar no
- 2026/8
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 25/06/2025
Karar Metni
1.299 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında kredi ve kredi kartı sözleşmeleri imzalandığını, kredi kartı ve kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, devamında ...tarih ve ... barkod nolu ticari kredi kartı hesabının kapatıldığını, borçlunun hakkında yapılan takibe kötüniyetle itiraz ettiğini, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde çıkacak uyuşmazlıkta İstanbul (Merkez) ve banka şubesinin bulunduğu yer Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, borçluların kredi kartı ve kredi sözleşmelerine, kredi sözleşmelerindeki imzalarının sıhhati konusunda itirazı bulunmadığını,
hesap kat ihtarının borçlunun sözleşmede yazılı adresine gönderildiğini, süresinde itiraz edilmeyen hesap kat ihtarının İİK 68. maddesindeki belge niteliğinde olduğunu (Y.12.HD 15.06.2015 T. E..., K.... HGK 15.10.2008 T E...., K:...), akdi ve temerrüt faizi ve oranının sözleşmede düzenlendiğini, alacağın likit, borçlunun itirazının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine gerektiğini (19 HD 22.06.2010 T. E....,K.....
05.02.2018 T E:2...,K:...), alacakların tahsili amacıyla ...
Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 800.000-TL kısmı için Davalı/borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ihtarname ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV, masraf gideri olarak toplamda 822.976,44 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan 22/04/2025 tarihli dilekçe ile ödeme emrine, icra dairesinin yetkisine ve tüm ferilerine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından İcra Daireisnin yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, taraflar arasındaki sözleşmenin 21. Maddesinde İstanbul mahkemeleri ve İcra müdürlüklerinin yetkili kılındığı ile sözleşmenin ifa yerinin İcra Dairesinin yargı çevresinde kalan davalı merkez adresi olduğu anlaşılmakla TBK'nın 89/1. maddesi gereğince davalının yetkiye yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Genel Kredi Sözleşmesi hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, var ise takip tarihi itibariyle banka alacağının faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve diğer fer'ilerle birlikte saptanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi 11/11/2025 tarihli raporunda; uyuşmazlık konusu alacağın, davalıya 28.04.2017 tarihinde Tacirler İçin Bankacılık Sözleşmesi (TBİS) kapsamında kullandırılan ... no'lu asıl ve... no'lu ek kredi kartı kullanımından kaynaklandığı, davalının kredi kartı borçlarını ödememesi üzerine 13.03.2025 tarih ve ... barkod no'lu ihtarname ile borcun yedi gün içinde ödenmesinin istendiği, 17.03.2025 tarihinde teslim edilen ihtara göre 7 günlük hoşgörü (atıfet) süresi içinde, 19.03.2025 tarihinde takip başlatıldığı, bu tarihte alacak muaccel olmasına karşılık hesabın kesilmesine bağlı temerrüt oluşmadığı,
hesabın kesildiği 13.03.2025 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta uygulanabilecek akdi faiz oranının yıllık %57 ( aylık %4,75), gecikme faiz oranının yıllık %60,60 (aylık %5,05) tespit edildiği, takip tarihi (19.03.2025) itibarı ile uyuşmazlık konusu alacağın toplam 810.847,94-TL ( 681.308,42-asıl+129.003,18- faiz+434,34-bsmv +102,00-masraf) hesaplandığı; davacının takip talebinde toplam 822.976,44-TL talebine karşılık, isteyebilecek alacak miktarının toplam 810.811,08-TL (681.308,42-asıl+129.003,18-faiz+434,34-bsmv +102,00-masraf) tespit edildiği, dava dilekçesinde, takip talebinden farklı olarak,
fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 800.000,00-TL talep edildiği, talebe göre asıl alacağa ek olarak, hesaplanan toplam 129.502,66TL (faiz+bsmv+masraf) alacaktan 118.691,58-TL (810.811,08-681.308,42)'nin bu aşamada talep edildiğinin söylenebileceği, tespit edilen alacağın aslına, talep gibi takip tarihinden itibaren yıllık %60,60 oranında gecikme faizi yürütülebileceği, alacağın likit olmasına bağlı olarak İİK md 67/2.f uyarınca hükmolunan meblağın %20den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilebileceği
rapor etmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı arasında 28/04/2017 tarihinde Tacirler İçin Bankacılık Sözleşmesi ve 24/10/2024 tarihinde 3.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalı adına asıl kart ve ek kart tahsis edilip kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilip, davalıya 13/03/2025 tarihli ihtarnamesi gönderildiği anlaşılmıştır.
İhtarnamenin davalıya 17/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihi ve tanınan 7 günlük mehile nazaran borçlunun 25/03/2025 tarihi ile temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Hesap kat ihtarına itiraza ilişkin olarak herhangi bir delil de dosyaya yansımamıştır.
Temerrüt tarihi ile akdi ve temerrüt faiz oranları dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine göre doğru bir şekilde tespit edilmek suretiyle hazırlanan ve Mahkememizce de hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle, davacı vekilinin asıl alacak yönünden taleplerinin devam ettiği, işlemiş faizlerin bir kısmını talep etmedikleri şeklindeki beyanı, davanın asıl alacak yargılama gideri ve masraf alacağı olarak 800.000,00 TL bedel üzerinden açılması ve bilirkişinin de buna uygun bir şekilde hesaplama yapması da dikkate alınarak ek rapor alınması cihetine gidilmemiş,
ilgili hesaplamalar mahkememizce yapılmak suretiyle davacı bankanın 681.308,42 TL asıl alacak,118.589,58 TL işlemiş faiz, 397,48 TL BSMV ve 102,00 TL masraf olmak üzere toplam 800.000,00 TL alacaklı olduğu hesaplanmış olup, tespit edilen davacı banka alacağına istinaden banka kayıtlarına alınanlar dışında başkaca ödeme yapıldığı iddia ve ispat olunamadığından, davacı bankanın itirazın iptali talebinin neticeten 681.308,42 TL asıl alacak,118.589,58 TL işlemiş faiz, 397,48 TL BSMV ve 102,00 TL masraf olmak üzere toplam 800.000,00 TL yönüyle haklı olduğu,
davacı banka tarafından asıl alacak tutarı 681.308,42 TL asıl alacağa yıllık %60,60 oranında faiz ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin tahsilinin talep edilebileceği, davalı yanın aksi icra müdürlüğüne yapmış olduğu aksi itirazlarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/440, K. 2026/8, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama