KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2026
- Esas no
- 2026/203 Esas
- Karar no
- 2026/193 Karar
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 11/03/2026
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ki borç ilişkisinin ... seri numaralı... tarihli ve 2.500,00 TL bedelli çekten kaynaklandığını, ... 33. icra dairesi- ... E. Sayılı dosyada yer alan takip dayanağının bu çek sebebi ile imzalanan Faktoring sözleşmesi içerisinde yer alan teminat senedi olduğunu, teminat senedine karşı icra takibi başlatılamayacağını, söz konusu çekin dava sonuçlanıncaya kadar (mükerrerlik sebebi ile) icra edilebilir olmadığının tespiti ile durdurulmasına ve yine yargılama sonuçlanıncaya kadar ... 33. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre.
MADDE 5/A- (1) "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Yine 05/04/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 Sayılı TTK'nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, 7445 Sayılı Kanunun 43/1-a maddesiyle,
bu Kanunun 31. maddesinin 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu kanun hükümleri dikkate alındığında, 01/09/2023 tarihi itibariyle, menfi tespit davaları bakımından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın açılış tarihi 02/03/2026 tarihidir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A. maddesine göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın menfi tespit davası olduğu ve 02/03/2026 tarihinde açıldığı, 01/09/2023 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında artık dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nın 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi, 6100 Sayılı Kanunun 114/2, 115. maddeleri gereğince, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/203, K. 2026/193, 16 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama