KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/289
- Karar No
- 2020/172
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/221 Esas
- Karar no
- 2020/196
- Dava
- Kira (Uyarlama İstemli
- Dava tarihi
- 31/08/2018
- Karar tarihi
- 02/03/2020
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kira (Uyarlama İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... ve davalı şirket arasında 20/04/2017 tarihinde Finansal Kira Sözleşmesi imzalandığını, hidromek ... serisi (A8 versiyon) kazıcı ve yükleyici iş makinesini 64.000 euro bedel ile kiraladığını ve aylık olarak 1292 euro ödediğini, davacılardan ... ise hidromek ... serisi (A5 versiyon) kazıcı ve yükleyici iş makinesini 60.000 euro bedel ile kiraladığını ve aylık olarak 1200 euro ödediğini, Finansal Kira Sözleşmesi hazırlandığı esnada döviz kuru ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik seviye oldukça iyi olup bu denli artma ihtimalinin öngörülemez olduğunu, davacılardan kaynaklanmadığını,
ifanın borçlu davacılar tarafından istenmesi dürüstlük kuralı gereği mümkün olmaması gerektiğini, davacılardan ...'in 16 taksiti ödenmiş olup ödenmemiş 34 taksiti, davacılardan ...'ın ise 15 taksiti ödenmiş olup ödenmemiş 34 taksiti bulunduğunu, yargılama süresince aylık ödemelerin bekletilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde kısmi ödemelerin yapılmasını, aylık olarak ödenen bedellerin Euro kurunun 4,50 ile 5 Türk Lirası arasında sabitlenip buna göre ödeme yapılmasını,
sabitlenmenin mümkün olmaması durumunda sözleşme bedelinin sözleşme yapılırken ki şartlara göre Türk Lirası olarak değiştirilip aylık ödemelerin TL cinsinden ödenmesini veya bilirkişi marifetiyle yapılacak tespit dahilinde uyarlamanın ve bu şekilde ödemelerin yapılmasının sağlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Davacılar tarafından birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı olmak üzere ticari faaliyetleri kapsamında kullanmak istedikleri iş makinaları için müvekkili şirketten 2017 yılı Nisan/Mayıs aylarında finansal kirlama yoluyla finansman/kredi temini talebinde bulunulduğunu, kredi talep tarihi itibari ile Türk Lirası faiz oranları piyasa şartlarında yaklaşık %15 ve Euro bazında faiz oranları ise %4 civarında seyretmekte olduğunu,
davacılar yapmış oldukları ticari değerlendirme neticesinde döviz cinsinden borçlanmayı kendileri için daha avantajlı bularak bu yönde kredi kullanmayı tercih ettiğini ve dava konusu finansal kiralama sözleşmelerinin de bu doğrultuda hazırlanarak imza altına alındığını, davacılar tarafından ise işbu husus TBK 138.
Maddesi kapsamında aşırı ifa güçlü olarak nitelendirilerek dava ikame edildiğini, davaya konu ihtilaf açısıdan yetkili Mahkeme İstanbul (Merkez/Çağlayan) mahkemeleri olduğunu, yetkisiz yerde açılmış olmakla öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış bulunan finansal kiralama sözleşmesinin 48. Maddesine göre yetkili mahkeme ve icra dairesi kararlaştırıldığını, görev itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin itirazlarının olduğunu, yukarıda belirtilen nedenlerle, haksız davanın reddini, yargılama gideri ile avukatlık ücretlerinin davacı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava dilekçesinde, iki ayrı sözleşmeden kaynaklanan birden fazla kişi hakkında dava açıldığı anlaşıldığından, davacılar vekiline, sözleşmelerin uyarlanmasına ilişkin talebinin, her bir davacı için, dava değeri içerisindeki miktarlarını her bir davacı için ayrı ayrı bildirmesi ve sözleşme miktarları da belirtilmek suretiyle, hangi sözleşmelerin, uyarlanmasını istediğini her bir davacı ayrı ayrı belirtmesi için, HMK.119-1-ğ-2. Maddeleri gereğince, 24/05/2019 tarihli hazırlık tutanağı ile tutanağın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre verilmiş ve tutanak davacı vekiline tebliğ edilmiş ise de; davacı vekilince verilen kesin sürede dava dilekçesindeki eksiklik tamamlanmamıştır.
HMK 119/1-ğ bendinde, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun bulunmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında da, birinci fıkranın (a),(d),(e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması halinde, davacıya eksikliği tamamlaması yönünde bir haftalık kesin süre verileceği, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anılan düzenleme çerçevesinde işlem yapılmış ancak davacı vekilince gereği yerine getirilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/289, K. 2020/172, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama