KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2021/670 Esas
- Karar no
- 2024/237
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 26/10/2021
Karar Metni
1.632 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ... aleyhine davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. (yeni .... İcra Müdürlüğünün ...
E.) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine dayanak kambiyo senet bilgilerinin; alacaklısı ... olan 27.02.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 180.000 TL bedelli senet, alacaklısı ... olan 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 230.000 TL bedelli senet, alacaklısı ... olan 11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 115.000 TL bedelli senet, alacaklısı ... olan 11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 115.000 TL bedelli senet olduğunu, icra dosyasına konu edien 4 adet senet üzerindeki imzaların, müvekkili ...'a ait olmadığını,
işbu senetler incelendiğinde 4 adet senedinde alacaklısının ..., borçlusunun ise müvekkilinin göründüğü, senetlerin ... tarafından davalı ... Tic. Ltd.
Şti.'ne ciro edildiğini, davalı Lesa şirketi tarafından da davalı ...'a cirolandığının görüldüğünü, işbu icra takibinin yanı sıra müvekkili hakkında başkaca birçok icra takiplerinin de başlatıldığını, müvekkilinin tehdit edilerek bu takiplere itiraz etmesinin engellendiğini, müvekkilinin tehditten kaynaklı korkusunu çok sonra yendiğini, karşısında sadece bir iki kişi değil en az 7-8 kişiden oluşan bir grup tarafından tehdit edildiğini ve müvekkilinin ismi ve takliden imzası kullanılarak bir çok senedin piyasaya sürüldüğünü, senetleri kendi içlerinde birbirlerine ciro ettiklerini, tehditten kaynaklı korkusunu yenen müvekkilinin,
sahte imza ile müvekkili aleyhine icra takipleri başlatıp tehdit eden ve içlerinde davaya konu takibi başlatan davalının ve işbu davaya konu senet üzerinde alacaklı görünen ...'ın da bulunduğu kişiler aleyhine suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... Soruşturma numaralı dosyasında iddianame düzenlenerek .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...
E. sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını ve yargılamanın halen devam etmekte olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında savcılık talimatı ile yapılan bilirkişi/kriminal incelemesinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. (yeni .... İcra Müdürlüğünün ...
E.) dosyasına konu edilen senetler üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının ortaya çıktığını, soruşturma dosyası kapsamında alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22.05.2014 tarihli, ...
Uzmanlık Numaralı Uzmanlık Raporunun 4. sayfasının ilk paragrafında imzanın taklit edilmek suretiyle sahte olarak atıldığının tespit edildiğini belirterek, dava konusu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebi ile müvekkilinin işbu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve %20’de aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacının davayı 10 yıllık süre içerisinde açmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, TBK'nın 146. maddesi gereği kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu yasa maddesinin mefhumu muhalifinden çıkarılacak anlama göre borca itiraz etme süresinin de 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağının izahtan vareste olduğunu, davacının ikame ettiği işbu dava hakkında hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve zamanaşımının dolduğunu, davaya konu ....İcra Dairesinin ...
E. sayılı icra takip açılış tarihinin 02.03.2010 olduğunu, icra takip dosyasının açılış tarihinin üzerinden 11 yıl 7 ay 24 gün geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının müvekkili tarafından tehdit edilmek suretiyle sindirilmiş olduğu ve takibe itiraz etmesine engel oldukları yönündeki beyanlarının doğru olmadığını, dava konusu senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olması, davacının imzayı ikrar etmesi ve tehdide ilişkin iddialarının somut delillerle ispatlanamamış olması nedenleriyle davanın reddine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkememize sunulan temliknamelere göre dava konusu senetlerin icra takibine konulduğu icra dosyasındaki alacağın tamamının ... tarafından davalı ...'dan .... Noterliğinin 22/12/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın devri ile temlik alındığı, .... Noterliğinin 31/01/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki ile bu alacağın 3/4'nün ... tarafından ...'dan temlik aldığı görülmüştür.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu 16.02.2024 tarihli dilekçesi ile; HMK.nın 125. maddesi uyarınca, davalarını alacağın tamamını temlik alan ...'a ve bu alacağın 3/4' nü ...'dan temlik alan ...'a karşı devam ettiklerini belirtmiştir.
Bunun üzerine alacağı temlik eden davalı ... davalı olmaktan çıkarılmış, ... ve ... davalı olarak kaydı yapılmış, davacı vekilinin 16.02.2024 tarihli dilekçesi ve son duruşma tutanağı kendilerine tebliğ edilmiştir.
Davalı ... vekili 21.03.2024 tarihli duruşmada; davacının aynı gün düzenlediği senetleri verdiğini, kötü niyetli olarak tüm takiplere karşı menfi tespit davası açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; menfi tespit davasıdır.
....İcra Müdürlüğünün ... E. (eski esas no: ...) sayılı dosyası, dava konusu senet asılları ile davacının imzalı belge asılları, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının dosya suretleri celp edilmiş, bilirkişilerden ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır.
Mahkememizin 23.06.2022 tarihli celsesinde; davanın menfi tespit davası olması ve bu dava için her hangi bir zamanaşımı süresi bulunması nedeniyle davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
....İcra Müdürlüğünün ... E. (eski esas no: ...) sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından, davacı ..., davalı ... ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine dava konusu 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono, 11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 115.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono, 11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 115.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono, 27.02.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 180.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono nedeniyle Kambiyo senetlerine özgü yol ile icra takibi yapıldığı görülmüştür.
Davacı davaya konu bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiğinden, huzurda imza örnekleri alınmış, mukayese için imzalarının bulunduğu belgeler celp edilmiş ve bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti için raporlar alınmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 08/03/2023 tarihli raporunda; inceleme konusu 230.000 TL bedelli senette ... adına atılı basit tersimli borçlu imzaları ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığını, inceleme konusu diğer senetlerde ... adına atılı basit tersimli borçlu imzaları ile ...'un mukayese imzaları arasında;
tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğunu belirtmiştir.
Tarafların yeni rapor alınmasını talep etmeleri üzerine bilirkişi heyetinde rapor alınmıştır.
Bilirkişiler Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Gör. Doç. ... ve ...
Mahkememize sundukları 30/10/2023 tarihli raporlarında; alacaklısı ..., borçlusu ... olan 27/02/2009 düzenleme ve 25/09/2009 ödeme tarihli, 180.000 TL değerinde bir adet, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 11/03/2009 düzenleme ve 25/09/2009 ödeme tarihli, 115.000 TL değerinde bir adet, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 11/03/2009 düzenleme ve 25/09/2009 ödeme tarihli, 115.000 TL değerinde bir adet olmak üzere üç adet senedin ön yüzünde borçlu adına atılı bulunan toplam altı adet imzanın, mevcut mukayese imzalarına atfen, ...'un eli ürünü olduğunu, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 17/09/2009 düzenleme ve 25/09/2009 ödeme tarihli,
230.000 TL değerindeki senedin ön yüzünde borçlu adına atılı bulunan iki adet imzanın, mevcut mukayese imzalarına atfen, ...'un eli ürünü olmayıp, anılan şahsın hakiki imzalarından model alınmak suretiyle takliden atılmış imzalar olduğunu belirtmişlerdir.
Adli Tıp Kurumu raporu ile bilirkişi heyeti raporunun aynı doğrultuda olduğu anlaşıldığından her iki rapora itibar edilerek hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; .... İcra Müdürlüğünün ... E. (eski esas no: ...) sayılı dosyasında takibe konu edilen 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bonodaki imzaların davacıya ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiğinden bu bonoya ilişkin davanın kabulü ile, bu bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra takibine konu edilen diğer 3 bonodaki imzaların davacıya ait olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiğinden bu 3 bono ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı her ne kadar davalılardan kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; temlik eden ...'ın 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli bonoda hamil olarak yer aldığı ve bonoyu düzenleyen davacının imzasının sahte olduğunu bilerek icra takibi yaptığı ve bu nedenle kötü niyetle hareket ettiği ispatlanamadığından ve bononun icra takibine diğer davalılar tarafından konulmadığından tüm davalılar açısından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebini reddine karar verilmiştir.
Davalı ... kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; icra takibinin durdurulması yönünde verilmiş ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebini reddine karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/670, K. 2024/237, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama