KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/299 Esas
- Karar no
- 2024/447
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/04/2023
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; borçlular aleyhine ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için ....İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasının dayanağı ... seri nolu 26.10.2020 tarihli kaçak /usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 26.11.2020 son ödeme tarihli 8549,71 TL bedelli fatura olduğunu, davalı şirket tarafından kullanılan kaçak elektrik sebebiyle takip yapıldığını, davalının "... ” adresinde kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu ve usulüne uygun olarak tahakkuk düzenlendiğini, kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen tahakkuka rağmen herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle icra takibi açıldığını,
davalı borçlunun icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının haksız olduğunu, şirket yetkilileri her ne kadar sorumlu olmadıklarını ifade etmişseler de, Yargıtay kararları kapsamında haksız fiilden dolayı sorumlulukları olduğunu, hukuka uygun olarak faiz ve kdv talepleri olduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, aktif ve pasif husumet itirazları olduğunu, müvekkili ...'in dava konusu alacak ilişkisinde hiç bir ilgisi olmadığını, borçlar kanununda 583/1'de kefalet sözleşmesinin şartlarının açıkça yazılı olduğunu, kefilin kefil olduğu süreyi, kefalet azami miktarını, müteselsil kefil olduğunu açıkça ve elle yazması gerektiğini, evli ise eşinin de imzasının gerektiğini, bu şartların yerine gelmediğini, kaçak elektriğin söz konusu olmadığını, tüm elektriğin sayaçtan geçtiğini,
müvekkillerinin dava konusu elektrik borcundan hiç bir şekilde sorumluluğu olmadığını, elektrik bedellerinin hukuka aykırı olarak katlanarak müvekkillerinden istendiğini, yönetmelik ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak olayların başından itibaren ihtar edilmeksizin fatura katlanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan fatura bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; kaçak tespiti yapılan mahalde, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanıldığını anlaşıldığından EPTHY'nin 42.ç maddesine göre davalının/davalıların bu kullanımının kaçak elektrik tüketimi olduğunu, davalıların, icra takip tarihi itibariyle, davacı kuruma ödemekle yükümlü olduğu hesaplanan bedelin; tüketim bedeli/asıl alacak; 8.838,79 TL, gecikme faizi; 164,50 TL, Gec.Faizi KDV'si (164,50 TL x %18); 29,61 TL olmak üzere toplam 9.032,90 TL olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 15/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; kök raporda belirtildiği gibi; kaçak tespiti yapılan mahalde, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin yükümlülükler yerine getirilmeden açılarak kullanıldığını anlaşıldığından EPTHY'nin 42.ç maddesine göre davalının/davalıların bu kullanımının kaçak elektrik tüketimi olduğunu, bu raporda yeniden hesaplanıp düzeltilerek; davalıların, icra takip tarihi itibariyle, davacı kuruma ödemekle yükümlü olduğu hesaplanan bedelin; enerji bedeli/asıl alacak; 8.314,30 TL, gecikme faizi 425,53 TL, gecikme faizi kdav(425,53 x 18%); 76,60 TL olmak üzere toplam 8.816,43 TL olduğunu belirtmiştir.
İstanbul Bam 3.Hukuk Dairesinin 2022/2408 E., 2023/1543 K. Sayılı ilamında "4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.
Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmakla, davalı şirketin "haksız fiil " niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davalı ... 'ın da -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu tartışmasızdır.
Bu nedenle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur." gerekçesi ile haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımlarında şirket temsilcisinin şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olması gerektiği belirtilmiştir. Bu ilam doğrultusunda davalı ...'in husumet itirazı mahkememizce yerinde bulunmamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için davalılar hakkında icra takibi yaptığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davacının dava konusu fatura nedeniyle davalılardan alacaklı olup olmadığının ve kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığının tespiti için dosyanın mahkememizce elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporu ile birlikte davalıların kaçak elektrik kullandığının anlaşıldığı,
alınan bilirkişi ek raporu ile birlikte davacının davalılardan isteyebileceği asıl alacak tutarının 8.314,30 TL olduğunun anlaşıldığı, ek raporda takip tarihinin yanlış tespit edilmesi nedeniyle gecikme zammı ve kdvsinin (takip tarihinin 05/03/2021 tarihi olduğu) mahkememizce resen hesaplandığı gözetilerek davanın hüküm kısmında gösterilen tutarlarda kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olmadığı gözetilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/299, K. 2024/447, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama