KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Esas no
- 2023/356 Esas
- Karar no
- 2023/604
- Dava
- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 22/05/2023
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili banka ile davalı ... Tic. A.Ş arasında 02.04.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalı tarafın kredi kullandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden borç ödenmeyince davalı hesabı kat edilerek borçluya ... 1. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı gönderildiği, müvekkilinin alacağı ödenmediğinden davalı hakkında ... 12. İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve faize itiraz edildiğini, sözleşme serbestisi çerçevesinde akdedilen sözleşmede faiz oranı taraflarca belirlendiğini, faize yönelik yapılan itiraz yerinde olmadığını, davalı tarafın kredi sözleşmesine ilişkin ödenmeyen borçlarına istinaden başlatılan takiplere , haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret olduğunu, müvekkilinin alacağının, kredi sözleşmelerine dayanmakta olduğunu ve likit olduğunu bu nedenle, alacak likit (belirlenebilir, belirtilebilir,
hesap edilebilir) olduğundan hükmedilen miktar üzerinden İİK’nun 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.“MADDE 67 - Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.” Hükmü olduğunu, davalının bu tutumu müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak çabasından ibaret olduğunu, bu nedenlerle davalı yanın haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazın iptali,
takibin devamı ile davalıların alacağın % 20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi amacı ile iş bu davayı açtıklarını, davanın kabulüne arar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava süresi içinde açılmadığını, bu sebepten dolayı zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılmış olan itiraz davacı-alacaklı tarafa tebliğ edilmemiş olsa da gerek icra dosyasında gerekse de yapılan arabuluculuk başvurusu göz önünde bulundurulduğunda açılan iş bu dava süresi içinde açılmadığını, takip dosyasında 04/01/2022 tarihli talep evrakında davacı-alacaklı vekili tarafından takibin kesinleştirilmesi talep edildiğini, dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk başvurusu sonucunda arabuluculuk son tutanak 14/02/2022 tarihinde düzenlendiğini,
1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan iş bu davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde sözleşme serbestisi çerçevesinde müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmede faiz oranının belirlendiği faize yönelik itirazın yerinde olmadığı belirtildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrine bakıldığında açıkça görüleceği gibi "Kontrat için Asıl Alacak (İstenen:%56.5 Yıllık Diğer), (İşlemekte Olan Temerrüt Faizi)(%46.56 Tem.F.-F.Baz Tutar), gibi tutarlar ve faiz oranları gösterilerek müvekkilden olması gerekenden oldukça fazla miktarda faiz talep edildiğini, müvekkili,
bu sebepten dolayı ödeme emrindeki faiz oranına itiraz ettiğini, her ne kadar müvekkili şirkete kredilerin daha yüksek oranlardan kullandırıldığı görülse de, Taksitli Tüketici Kredisi işlemlerinde akdi faiz oranının 6098 Sayılı kanunun 88. Maddesinin atfı ile 3095 sayılı kanunun 1.maddesine istinaden yıllık faiz oranının belirlenmesi ve ondan sonra bir hesap yapılması akabinde bu orana bağlı olarak gecikme faiz oranının da 6502 Sayılı Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 4. Maddesinin E fıkrası gereği, akdi faiz oranının % 30 fazlasının esas alınması gerektiğini, müvekkili şirket ilgili borç için kısmi ödeme yaptığını,
bankadaki tüm kayıtların yapılacak hesaplamada göz önünde bulundurulması gerektiğini, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİL VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça ... 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir. 2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.'' düzenlemesine yer verilmiş olup, itirazın iptali davalarında 1 yıllık süre hak düşürücü süredir.
Uyap üzerinden entegre edilen ... 12. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davalının borca itiraz dilekçesinin alacaklı davacıya tebliğ edildiğine dair bir tebligat mazbatası olmadığı, davacı alacaklının dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak zorunlu dava şartı arabuluculuğa 03.02.2022 tarihinde başvurduğu, son tutanağın ise 14.02.2022 tarihinde düzenlendiği, davanın ise 22.05.2023 tarihinde açıldığı,
her ne kadar icra takip dosyasında itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge yok ise de davacının dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurması ile birlikte artık itirazı ve içeriğini bildiğinin kabul edilmesi ve itirazın tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, buna göre arabulucuk tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlayacağı, dava tarihi itibariyle 1 yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/356, K. 2023/604, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama