KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/420 Esas
- Karar no
- 2024/679
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 15/06/2023
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; sermaye piyasası kurulu tarafından, davalı ve birlikte harekete ettiği grup tarafından gerçekleştirilen işlemlerin “piyasa dolandırıcılığı” suçunu teşkil ettiği tespit edildiğini, davalı ve birlikte hareket ettiği grup üyeleri hakkında ceza davası açıldığını, davalı ve birlikte hareket ettiği grup üyelerinin “piyasa bozucu eylemler” suçu teşkil eden fiilleri nedeniyle davacı zarara uğradığını, dava konusu olayda,
davalı tarafından TSKB pay piyasasında ve ...sözleşmelerinde gerçekleştirilen İşlemlerin SPKn md. 107/1 hükmünde öngörülen “piyasa dolandırıcılığı” suçunu teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davacı müvekkilinin zarara uğradığını, davalının haksız fiilleri ile müvekkilinin zararı arasında illiyet bağı bulunmakta olduğunu, davalının kusurunun bulunmakta olduğunu belirterek davalının haksız fiili nedeniyle doğan 166.400,00 TL ve 395.511,79 TL olmak üzere toplam 561.911,79 TL zararın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizleri ile birlikte,
fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ödenmesine hükmedilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının zararının oluşmasında davalı müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin de ilgili dönemde aracı kurumların hatalı işlemleri nedeniyle zarar etiğini ve tüm kazanımlarını kaybettiğini, davalı müvekkilin birlikte hareket ettiği herhangi bir grubun bulanmadığını, davacının işlem yaptığı viop, kendi içerisinde risk barındıran bir piyasa olduğunu, dava konusu edilen sürecin, davacı gibi mağduru olan borsa yatırımcılarından biri de davalı müvekkilin kendisi olduğunu,
müvekkilinin ekonomik olarak telafisi imkansız zararlara uğradığı gibi özgürlüğünün de elinden alındığını, davalı müvekkile yöneltilebilecek bir haksız fiil bulunmamakta olduğunu, davalı müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için hukuksal süreçlerin yürütülmekte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, tazminat davasıdır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının iddia ettiği davalı ve birlikte hareket ettiği kişilerin SerPK md. 107’te tanımlanan suçu ve md. 104’te tanımlanan kabahati işleyerek hukuka aykırı davrandıkları hususunun SPK tarafından yapılan ve rapora bağlanan hususların ceza mahkemesince yapılacak yargılama sonucuna bağlı olduğunu, davacının alış ve satış işlemleri ile davalı ve birlikte hareket ettiği kişilerin işlemleri arasında hukukî nitelikte bir sebep sonuç ilişkisi (illiyet bağı) niteliğinde olmayan basit bir ilişkinin kurulmasının dahi teknik olarak mümkün olmadığını,
davacının zararı ile üçüncü kişinin yaptığı satış işlemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının iddia ettiği zarar miktarının dosyaya Mahkemece celp edilen davacıya ait hesap dökümlerinden tam ve açık olarak tespit ve teyit edilemediğini belirtmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ve birlikte hareket ettiği grubun işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunu işlediğini, bu kişilerin piyasa bozucu eylemler nedeniyle zarara uğradığını belirterek, uğradığı zararın davalı tarafından karşılanmasını talep ettiği, davalı ve birlikte hareket ettiği iddia edilen kişilerin SPK raporuna göre işlem yaptığı dönemin 01/07/2022 ve 21/09/2022 dönemi olduğu,
davacının ise 03/08/2022 tarihinden 07/09/2022 tarihine kadar TSKB payına dayalı vadeli işlem sözleşmelerini VİOP'ta alıp sattığı, elindeki Ağustos 2022 vadeli açık pozisyonları davalının paylarının satılması ve pozisyonlarının kapatılması tarihinden önce 13/09/2022 tarihinden önce kapattığı, Eylül 2022 vadeli kısa satış pozisyonlarını ise 13/09/2022'de davalının varlıklarının satışı tarihinden önce uzun (alış) işlemleri ile kapattığı, yani davacının zararının kendi iradesiyle yaptığı alış ve satışlardan dolayı oluştuğu,
davacının alış ve satış işlemleri ile davalı ve birlikte hareket ettiği iddia edilen kişilerin işlemleri arasında illiyet bağının bulunduğunun davacı tarafça ispat edilememesi nedeniyle davacının uğradığı zararı davalıdan isteyemeyeceği kanaatiyle davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/420, K. 2024/679, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama