KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/168 Esas
- Karar no
- 2025/284
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/03/2024
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından ... lehine kredi kartı tesis edildiğini ve kullandırıldığını, bankalarınca kullandırılan kredi kartı kaynaklı borcun ödenmediğini, kredi kartı kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine hesaplar 04/10/2023 tarihli ihtarname ile kat edildiğini ve borçlu hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu ... tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile davalının tüm ürünleri hakkında takibe geçilmiş ise de takip talebinde yer alan ... nolu kredi, ... nolu kredi kartları ve ... nolu kredilerin tüketici sıfatı ile kullanılmış olması nedeni ile işbu taleplerine ilişkin alacak kalemleri ayrıca hesaplanarak tüketici mahkemelerinde dava ikame edilmek üzere takip çıkışından mahsup edildiğini belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nde ...Esas numaralı dosya ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, her ne kadar müvekkile yapılan ödeme emri ve ihtarname tebliğleri usulüne uygun olmasa da müvekkili adına takibe itiraz ettiklerini, yaptıkları itirazlar sonucu takibin durduğunu, itiraz dilekçelerinin karşı tarafa tebliğ edilmediğini, bu nedenle ödeme emirlerinin borçlu müvekkillerine usulüne uygun tebliğ edilememesi ve yapılan itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi sebebiyle davanın reddinin gerektiğini,
davacı dava dilekçesinde bankalarına ait kredinin müvekkilinin sahibi olduğu şirket tarafından kullanıldığını ve ödenmediğini iddia ettiğini, davacının bu iddialarının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkilinin ilgili bankaya borcunun bulunmadığını, bu krediden kaynaklı müvekkilin hiçbir borcu bulunmadığını, davacının en nihayetinde müvekkilinin borçlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dosyaya müvekkillerinin borçlu olduğunu kanıtlayan herhangi bir evrak aslı sunulmadığını, açılmış olan haksız davanın reddinin gerekmekte olduğunu,
davacı bankanın sunmuş olduğu genel kredi sözleşmesindeki kefil sözleşmesindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilleri adına imzaya itiraz ettiklerini, müvekkillerinin davacı bankaya hiçbir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkillerinden faiz talep edilebilmesi için öncelikle müvekkillere kat ihbarnamesi gönderilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, müvekkilleri temerrüde düşürülmeden takip açıldığını, takipteki faize ve takip öncesi faize bu yönüyle itiraz ettiklerini,
davacı bankanın hesap kat ihtarı müvekkil ...’ın adresine tebliğe çıkarılmadığını ve davacının gönderildiğini iddia ettiği ihtarname hiçbir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, İİK’nun 68/b m. ile TK’nun 20 m. uyarınca asıl borçluya çıkarılan tebligatların sonuç doğurabilecek nitelikte olmadığı açıkça anlaşılmakta olduğunu, müvekkili aleyhine temerrüt şartları oluşmadığından müvekkilden faiz istenemez olduğunu, tüm alacak kalemleri için talep edilen faiz oranları hukuka aykırı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile davalı kredi lehtarı ...-...Tekstil şahıs firması arasında gerçek kişi tacir şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından davalı kredi lehtarı şahıs firması adına kredi kartı hesapları açıldığını ve bu hesaplar üzerinden nakit ve/veya mal-hizmet mukabili alışveriş kaynaklı kredilerin kullandırılmış olduğunu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini,
davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanan alacaklarının toplam 188.246,86 TL olduğunu, mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 1.848,22 TL'nin (190.095,08 - 188.246,86=) reddi durumunda, takip tarihinden başlamak üzere 171.170,34 TL asıl alacak tutarı (kredi kartı için) tamamen ödeninceye kadar yıllık %42,72 oranında ve devamında TCMB'nin 3'er aylık dönemler halinde deklere ettiği değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla istenilebileceğini, davacının tekstil sektöründe ticari faaliyette bulunmuş olduğu anlaşıldığından,
davacının ...card (ticari kart) üzerinden yapmış olduğu harcamaların 6502 sayılı TKHK kapsamında değil, kanınca TTK ve TBK kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davacı ile davalı arasında kredi kartları üyelik sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, kredi kartları üyelik sözleşmesi, ihtarname, icra dosyası, davacı bankanın kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın davalıdan icra takip tarihi itibariyle; davaya konu alacağı için hüküm kısmında belirtilen miktarlarda alacaklı olduğu kanaatiyle hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/168, K. 2025/284, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama