KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/713 Esas
- Karar no
- 2025/538
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 22/11/2024
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı şirket imzalamış olduğu ... tarihli ... ve ... tarihli, ... numaralı ... ticari kredileri kullandığını, kredi kullandırılırken de kredi ile alınan araçların Trafik Sicil kaydına müvekkili şirket lehine rehin şerhi işlendiğini, kredi borcunun ödeme planına göre ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödenmediğinden davalı şirkete ...
48. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı keşide edildiğini ve borçlu tarafa tebliğ edildiğini, ancak ihtara rağmen halen ödeme olmaması üzerine, ... 13.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takibi başlatıldığını ve rehinli araçların kaydına yakalama işlendiğini, takip sonrası davalının itirazı üzerine takip durduğunu, davalının imzaladığı Kredi Sözleşmesinin 12. maddesine göre borçlunun herhangi bir taksiti süresinde ödememesi durumunda herhangi bir ihbar ve bildirime gerek kalmadan borçlunun temerrüde düşmüş sayılacağının kararlaştırıldığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın yasaya, usule ve hukuka aykırı olduğunu, belgelerde müvekkiline atfedilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzaya açıkça itiraz ettiklerini, imzaya itiraz edildiğinden,
imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat külfetinin alacaklı tarafta olduğunu, imzanın borçlunun eli ürünü olduğu kesin olarak tespit edilemiyorsa bu durumun borçlu lehine değerlendirilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerekeceğini, öte yandan faturanın tek başına malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, icra dosyasında yer alan faturalara da süresi içerisinde itiraz ettiklerini, faturalara konu edilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, teslim tesellüm tutanağındaki imzalara da itiraz ettiklerini, faturanın tek başına alacağın varlığını ispat etmediği gibi faturadaki malların müvekkiline teslim edilmediğini,
malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, icra takibinden dolayı müvekilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takipte hem alacak kalemleri hem faiz kalemleri hem faiz oranları hem de feriler hatalı olduğunu, ayrıca zamanaşımı defi ile hak düşürücü süre itirazında da bulunduklarını belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... Banka Alacak İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP'tan entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişilerden rapor alınmıştır.
... Banka Alacak İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.475.317,43 TL asıl alacak, 224.121,34 TL işlemiş faiz, 11.206,07 TL BSVM, 2.128,24 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 2.712.773,08 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
20.12.2023 tarihli ... numaralı ve aynı tarihli ... numaralı Ticari Kredi Sözleşmelerinin incelenmesinde; kredi verenin davacı şirket olduğu, davalının kredi borçlusu olduğu, 2.248.448,50TL krediyi sözleşmelerin ekindeki ödeme planlarına göre ödemeyi ve kredi borcuna karşılık sözleşmede belirtilen araçlara rehin konulmasını kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür.
Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 02/09/2025 tarihli raporunda; davacı finansman şirketi ile davalı kredi lehtarı asıl borçlu ... Şirketi arasında Taşıt Kredisi Sözleşmeleri akdedildiğini, anılan sözleşmeyi dava dışı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, bahse konu sözleşmeye istinaden, taşıt kredileri kullandırılmış olduğunu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı şirketin davalı aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 2.475.317,43 TL'na sözleşmesel olarak yıllık %105,36 oranında işleyecek temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmelerinin 17. maddesi İİK'nın 50.maddesi ve HMK'nın 17.maddesi göz önüne alınarak İstanbul İcra Müdürlüğü yetkili olduğundan davalı tarafın icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya 20.12.2023 tarihli kredi sözleşmeleri kapsamında kredi kullandırıldığı, her ne kadar cevap dilekçesinde sözleşmelerdeki imzaların davalı şirket temsilcilerine ait olmadığı ileri sürülmüş ise de isticvap davetiyesine rağmen davalı şirket yetkililerinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle davalının takibin dayanağı sözleşmelerdeki imza itirazından vazgeçmiş sayılması gerektiği, davacının ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporuna göre davacını takip tarihi itibariyle;2.475.317,43 TL asıl alacak,
166.901,57 TL işlemiş faiz, 8.345,08 TL BSMV ve 2.128,24 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 2.652.692,32 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile; bu miktar alacak için davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Davacı tarafın takip talebindeki miktar üzerinden takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/713, K. 2025/538, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama