KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/75 Esas
- Karar no
- 2024/320
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/02/2021
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 17/05/2013 tarihli finans maaş sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalının edimlerine yerine getirmediğini, bu nedenle davalı hakkında ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalı tarafça haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın görevsiz, yetkisiz mahkemede açıldığını, süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile kurum personelinin maaşlarının banka aracılığı ile ödenmesine yönelik finans maaş sözleşmesi imzalandığını, kadrolu 22, görev dışı 137, usta öğretici 111 olmak üzere 270 personel sayısının bulunduğunu, personel sayısı 137 görünmesine rağmen bu personel sayısının sabit olmadığını ve bu durumun davacı tarafından bilindiğini, önceki dönem 3 yıllık sözleşmenin de davacı banka ile imzalandığını,
bankanın bu durumu bildiği halde durumu lehine çevirmek için 247 personelin %10 kadar azalması halinde sözleşmenin 18. Maddesine göre 60.000,00 TL cezai şart ödeneceğini hüküm altına aldırdığını, bu hükmün genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına ve karşı tarafın durumunu ağırlaştırma yasağına aykırı olduğunu, bu nedenle bu hükmün kötüniyetle konduğunu ve kabul edilemeyeceğini, davacı banka ile imzalanan 2010 ve 2013 sözleşmeleri arasında cezai şart ve personel sayısı farklılığının konulduğunu, bu durumun kurumun tecrübesizliğinden ve bankaya duyulan güvenden kaynaklanan bir yararlanma hali olduğunu,
her halükarda 247 personelin %10'u kadar azalma olacağını bankanın bildiğini, bankanın 2013 yılı 5. Ayında 253 personeli varken bu sayının 6. Ayda 182'ye düştüğünü, takip eden 20 ay boyunca personel sayısı %10'dan daha aşağıda olmasına rağmen banka herhangi bir ihtar veya cezai şart yoluna gitmemiş iken, sözleşmenin bitmesine bir kaç ay kala kötüniyetle cezai şartı ile sürdüğünü, ayrıca cezai şart hükmüne göre 3 iş günü içerisinde ödeme yapıldığı hüküm altına alındığını ve bu süreye de uyulmadığını, cezai şartın hakkaniyete aykırı olduğunu, oldukça yüksek ve bankanın aşırı zenginleşmesine neden olacak nitelikte fahiş olduğunu,
bankanın aylarca maaş ödemelerini gerçekleştirdiğini, kazanç ve fayda sağladığını, cezai şartın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını beyan ederek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, finans maaş sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın ....Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı Mahkemelerinin yetkisizliğine dair karar verildiği, ....Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği ve ... sırasına kaydedildiği, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasının 03/09/2022 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı Mahkemelerinin görevsizliğine dair karar verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve mahkememizin 2024/75 esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(...)...-... E., 2021/... K. Sayılı ilamında " Zira, bayinin sözleşme süresince belirlenen miktardan az ürün almasına rağmen davacı davalıya ürün sağlamaya devam etmiş, ürün bedellerini de ihtirazı kayıt olmaksızın kabul etmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin cezai şart ve tonaj taahhüdü maddesinin fiilen ortadan kalktığı, asgari alım taahhüdünün uygulanmayacağı ve bu konuda cezai şart istenmeyeceği hususunda sözleşme süresince devam eden bir uygulama oluşmuştur.
Davacı şirketin sözleşmenin cezai şart ve tonaj taahhüdünün uygulanmayacağı yönündeki uygulaması nedeniyle ortaya çıkan olgunun kaynağı haklı güven olup, davacı şirketin davranışları ile davalı bayide yarattığı güvende çelişki oluşturacak şekilde sözleşmenin feshi ile birlikte eldeki davaya konu edilen cezai şart tazminatını istemesi çelişkili davranış yasağına aykırıdır.
Hâl böyle olunca, mahkemenin az yukarıda belirtilen maddi ve hukukî olguları gözeterek, benzer gerekçelere dayalı olarak davacı tarafın cezai şart tazmini isteminin reddine ilişkin karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekir." gerekçesi ile davacı şirketin cezai şartın uygulanmayacağına yönelik uygulaması nedeniyle oluşan haklı güven nedeniyle cezai şart isteyemeyeceği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının finans maaş sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, taraflar arasında 17/05/2013 tarihinde finans maaş sözleşmesinin akdedildiği,
davacının sözleşmenin ihlal edildiğini belirterek 18.maddede belirtilen cezai şartın davalı tarafından ödenmesini talep ettiği, davalı tarafın ise daha önce imzalanan aynı konulu ve 22/04/2010 tarihli sözleşme ile davacı tarafın dış personel sayısında değişiklik olabileceğini bildiğini, davalının aylarca 5.maddede belirtilen personelin altına düşmesine rağmen davacının herhangi bir ihtar veya cezai şart işlemi yapmadığını savunduğu,
17/05/2023 tarihli sözleşmenin 5.maddesinde 247 personele maaş ödemesi yapılmasının garanti edildiği ve bu sayının %10'una tekabül eden tutar kadar düşmesi halinde sözleşmenin 18.maddesinde yer alan cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiği, bu sözleşme imzalandıktan sonra ilk ay 253 personele ödeme yapılmışken ikinci aydan itibaren takip eden 22 ay boyunca bir daha sözleşmede belirlenen 247'ye ve %10 eksiği 223 personele ulaşılamadığı, davacı tarafça 22 ay boyunca herhangi bir cezai şart talebinde bulunulmadığı,
bu şekilde üstte belirtilen Yargıtay kararında da belirtildiği gibi davalıda cezai şartın uygulanmayacağına yönelik haklı bir güven oluştuğu, ayrıca banka promosyon ihale şartnamesinde kadrolu personel sayısının 22, dış personel sayısının 137, usta öğretici sayısının 111 olarak gösterildiği,
taraflar arasında daha önce imzalanan 22/04/2010 tarihli sözleşme ile de davalının personel sayısında değişiklik olduğunun davacı tarafça bilindiği gözetilerek davacının sözleşmenin 18.maddesinde belirtilen cezai şartı talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaati ile davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/75, K. 2024/320, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama