KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/394 Esas
- Karar no
- 2026/70
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 04/06/2025
Karar Metni
1.767 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan. 33 adet fatura borcu ödenmemiş olduğunu, davalı tarafın cari hesapta yer alan fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz ederek borcu olmadığından bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep etmiş olduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmayıp reddi gerekmekte olduğunu,
397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderilmiş olduğunu, yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneğinin de dilekçe ekinde ve delillerinde sunulduğunu, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine,
müvekkili şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderilmiş olduğunu, davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğundan, ticari dava şartı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanmamakla, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 322.239,20-TL asıl alacak ve 55.623,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 377.862,81-TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsilini, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket ... ŞTİ aleyhine, ...
İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile 7* örnek ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı tarafından her ne kadar müvekkili şirketten fatura alacağı olmasından bahisle icra takibi başlatılmışsa da, tarafların arasında böyle bir borç ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle taraflarınca ödeme emrine itiraz edilmiş olduğunu, bunun üzerine davacı yanın işbu itirazın iptali davasını ikame etmiş olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı hiçbir iddiayı kabul etmediklerini, davacı yanın, davasını ispat etmediğini,
müvekkili şirket tarafından davacı yana gerekli ödemelerin yapıldığı ve yükümlüğün yerine getirildiğinin tarafların ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, davacının dava dilekçesinde dayandığı delillerin tek başına davayı ispata elverişli olmadığını, bu nedenle her iki tarafın ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; icra takibinin iptali gerekmekte olduğunu, bu nedenle işbu davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
tarafların ticari defter kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesini, itirazın iptali davasının reddi ile davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
Uyap sisteminden entegre edilen ... İcra Dairesi... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 377.862,81 TL fatura alacağının tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal 7 günlük sürede borca itiraz edilmesi neticesinde takibin Müdürlükçe durdurulduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki faturalar , taşımaya ilişkin evraklar, tarafların vergi dairesi kayıtları celp edilip incelenmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-)Davacı’ ya ait 2024 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
2-)Davalı’ nın defterleri ibraz edilmediği,
3-)Davacı ... A.Ş.’ ne ait 2024 yılı yevmiye defterinde davalı ...Ltd ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin davalıdan 17.02.2025 TAKİP tarihi itibariyle 322.239,20 TL ASIL ALACAKLI olduğu gözükmektedir. Takip talebinin de asıl alacak olarak 322.239,20 TL ile birbirlerini teyit ettikleri,
4-)İnceleme anında davacı tarafından teslim edilen flash bellekte delil olarak sunulan bölümde hem dava konusu faturaların okunaklı birer örneği hem de faturalarda belirtilen gönderilerin teslim belgelerinin sunulduğu ve tarafımca kontrol edilip görüldüğü, dolayısıyla dava konusu fatura muhteviyatı hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin kabul edilmesinin gerektiği,
5-)İcra takibinin 23.02.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlunun ise 24.02.2025 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği,
6-)Dava konusu faturalar üzerinde ödeme vadesinin yazılı olduğu, ikinci bir ihtara gerek olmadan ödeme vadesine göre temerrüt koşullarının oluştuğu, fatura üzerindeki bakiyeye talep gibi Avans Faizi aşağıda uygulandığı,
7-)Sayın Mahkeme tarafından davacının yasal defter ve kayıtlarının kabul edilmesi halinde, takip tarihi 17.02.2025 itibariyle 322.239,20 TL asıl alacak, 48.773,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 371.012,45 TL alacak hesaplanmıştır. Takip Talebinin de 322.239,20 TL asıl alacak, 55.623,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 377.862,81 TL olduğu, aradaki farkın (377.862,81-371.012,45=6.850,36) 6.850,36 TL nin işlemiş faizden kaynaklandığı, dolayısıyla davacının davalıdan 371.012,45 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir ( HMK 222/1 ). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı ilamı ile. "Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun'un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; alacağın hava taşımacılığından kaynaklandığı, 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı şirketin usule uygun tutulan ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 322.239,20 TL asıl alacak, 48.773,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 371.012,45 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, inceleme gününde davalının Mahkememize ticari defterlerini veya ödeme belgelerini sunmadığı, ticari defterlerinin bulunduğu yerleri de bildirmediği, davacının 2024 yılı yevmiye defterinde davalının cari hesap koduyla kayıtlı olduğu,
davacı tarafından takip dayanağı faturalarla birlikte teslim makbuzlarının da sunulduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, 18/12/2025 tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davalının bu miktar yönünden itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının ... İcra Dairesi ...
E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 322.239,20 TL asıl alacak, 48.773,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 371.012,45 TL yönünden kısmen iptali ile takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına karar verilmiş ,alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/394, K. 2026/70, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama