KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Esas no
- 2025/866 Esas
- Karar no
- 2026/176
- Dava
- Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
- Dava tarihi
- 28/11/2025
Karar Metni
933 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...A.Ş. (Yeni Ünvan : ... A.Ş.) KDV iadesi için bağlı olduğu ... Vergi Dairesine iki adet teminat mektubu verdiğini, 16/02/2024 tarih, ... numaralı, ...
A.Ş. tarafından keşide edildiğini, 480.000,00 TL lik, kesin ve süresiz teminat mektubu, ... tarih, ... numaralı, ...A.Ş. tarafından keşide edilmiş, 640.000,00 TL lik, kesin ve süresiz teminat mektubu, ilgili teminat mektuplarının Vergi dairesi tarafından şirket çalışanlarından ... isimli personele teslim edilmiştir.
Teminat mektupları şirketin uhdesinde iken tüm aramalara rağmen bulunamadığını, ilgili mektupların kesin ve süresiz olması sebebiyle kötüniyetli kişilerin eline geçmesi ve aleyhe kullanılması söz konusu olduğunu, teminat mektubunun bankaya tekrar ibraz edilememesi halinde mektubun da "kesin ve süresiz" olması hasebiyle banka komisyonu ve diğer giderlere de müvekkili şirket uzun yıllar katlanmak zorunda kalacağını, ilgili vergi dairesinden teminat mektubunun iade edildiğine dair yazılar bankaya ibraz edilmiş ise de davalı banka tarafından teminat mektuplarının asılları ibraz edilmediğinden mektuplar iptal edilmediğini, söz konusu mektupların.
Vergi dairesi tarafından artık teminat olarak kabul edilmeyip iade edildiği için bir hükmü de bulunmamakta olduğunu HMK 184,186 maddesi gereğince sözlü yargılama yapılmak ve nihai karar verilmek üzere xx vekiline HMK 186/1 şerhli duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğine, masrafın davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmasına, belirterek 16/02/2024 tarih, ... numaralı, ...
A.Ş. tarafından keşide edilmiş, 480.000,00 TL lik, kesin ve süresiz teminat mektubu,... tarih, ... numaralı, ... A.Ş. tarafından keşide edilmiş, 640.000,00 TL lik, kesin ve süresiz teminat mektubunun kaybolması sebebiyle hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili aleyhinde açtığı davada hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının hak düşürücü süre içinde dava açmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini,
kural olarak teminat mektubu aslı Banka’ya iade edilinceye kadar lehtarın davacının komisyon ödeme sorumluluğu devam etmekte olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usule ilişkin itirazlarımız gereğince müvekkili şirket yönünden usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, banka teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti davasıdır.
İstanbul Bam 12.Hukuk Dairesinin ... E., ... K. sayılı ilamında " Dava, davacının lehtarı bulunduğu ve davalı banka tarafından düzenlenmiş olan teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir....Dava konusu her iki teminat mektubu da kesin ve süresiz niteliktedir.
Süresiz teminat mektuplarında zamanaşımı, bu tür ilişkiler için yasada ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK'nın 146. maddesi gereği 10 yıl olup, yine genel hükümler uyarınca bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacaktır. Teminat mektubunu düzenleyen banka yönünden borç, riskin gerçekleşmesinden sonra bankadan ödeme talebinde bulunulmasıyla muaccel hale gelecektir.
Dolayısıyla somut olayda teminat mektuplarına ilişkin bir tazmin talebi bulunmadığından, teminat mektuplarından kaynaklanan borç henüz muaccel hale gelmemiş olup, teminat mektupları zamanaşımına uğramamıştır.... Ancak muhatabın söz konusu yazısı, mektubun teminat altına aldığı riskin ortadan kalktığını doğrulamaktadır. Zira aksi halde muhatabın teminat mektubunu bankaya iade etmesi düşünülemez.
Bu durumda dava konusu her iki teminat mektubu bakımından da mektupların teminat altına aldığı riskin ortadan kalktığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizlik olmayıp ,davalı vekilinin riskin mevcut olduğuna yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. " gerekçesi ile banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti davasının muacceliyetten itibaren 10 yıllık süreye tabi olduğu ve riskin ortadan kalkması nedeniyle teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Davacının KDV iadesi için ...
Vergi Dairesine dava konusu iki tane teminat mektubunu verdiğini, vergi dairesi tarafından teminat mektuplarının iade edildiğini, iadeden sonra teminat mektuplarının kaybolduğunu, davalı tarafa teminat mektuplarının iade edildiğine dair yazılar ibraz edilse de teminat mektuplarının aslı gelmediğinden davalının teminat mektuplarını iptal etmediğini belirterek dava konusu teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ettiği, teminat mektuplarının davacıya iade edilip edilmediğinin tespiti için mahkememizce ...
Defterdarlığına müzekkereler yazıldığı, ...Vergi Dairesinden gelen 17/03/2026 tarihli müzekkere cevabında davaya konu 16/02/2024 tarihli teminat mektubu aslının davacı firma adına ...'a verildiğinin, .../İhtisas Vergi Dairesinden gelen 16/03/2026 tarihli müzekkere cevabında davaya konu 28/02/2024 tarihli teminat mektubunun davacı şirket yetkilisine teslim edildiğinin bildirildiği,
gelen müzekkere cevapları ile davaya konu teminat mektuplarındaki riskin ortadan kalktığı ve teminat mektupları asıllarının davacıya iade edildiği anlaşıldığından davaya konu teminat mektuplarının hükümsüz kaldığının tespitine ve iptaline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/866, K. 2026/176, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama