KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1067
- Karar No
- 2019/164
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2017/1067 Esas
KARAR NO : 2019/164
DAVA
Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2017
KARAR TARİHİ : 26/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı şirketin finans birimi tarafından 18/09/2017 tarihinde 20.130,00 TL ödeme sehven davalı taraf hesabına gönderildiğini, davacının davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davalı ile iletişime geçilemediğini, sehven gönderilen paranın banka kaydına İstanbul Anadolu ------------- Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/4590 değişik iş dosyası ile tedbir konulduğunu, yanlış gönderilen paranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır. HMK'nun 128. Maddesi uyarınca; Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı tarafça sehven davalının hesabına gönderilen bedelin istirdatına ilişkindir.
--------------- Bankası'na müzekkere yazılarak dava konusu işleme ait dekont,makbuz vs celp edilmiştir.
Davalının tacir olup olmadığının tespiti amacıyla İstanbul Ticaret Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış; gelen yazı cevabı incelendiğinde; gerçek kişi tacir kaydı olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekiline davalının tacir olup olmadığı yönünde beyanda bulunmak üzere süre verilmiş; davacı tarafça bu hususta beyanda bulunulmamıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.
Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Görev hususu HMK'nun 114/1-c'ye göre dava şartlarındandır. Dava şartları HMK 115/1 ve 2.maddelerine göre davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Davanın mutlak ticari davalardan olmadığı gibi nispi ticari dava niteliği de taşımadığı; davalının tacir olmadığının yapılan inceleme ile sabit olduğu, davacı şirketin gerçek kişi davalıya karşı istirdat davası açtığı, uyuşmazlığın genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın HMK 114. ve 115. Maddesine göre usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1067, K. 2019/164, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama