KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/748
- Karar No
- 2024/930
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
1.809 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/748 Esas
KARAR NO: 2024/930
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/06/2018
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -------- İli, --------- Mah. Tapuda --------- Ada,----------- No'lu parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen kolej projesinin yüklenicisi olduğunu, projenin hazırlanması işlerinin anahtar teslim yapılacağının kararlaştırıldığını, Sigortalı ---------- 28/12/2015-01/09/2016 tarihli --------- no ile 9.100.000TL bedelli inşaat ---------- sigorta poliçesi yaptırıldığını, hasara konu cam doğrama işlerinin ---------- Firmasına verildiğini, geçici kabul sonrasında tüm katlarda boşluklu çift camlarda hasar gözlemlendiğini, durumun 18.07.2017 tarihinde sigorta şirketine ihbar edildiğini,
ihbar üzerine ekspertiz yapıldığını, cam metrajın 630'unda hasar tespit edildiğini, 14.10.2017 tarihli ikinci ekspertizde hasarın arttığının tespit edildiğini, hasarın gizli ayıp olarak değerlendirildiğini, sigorta şirketinin kesin raporunda hasarlı pencere camının 1262,72 m2, cephe camının 390,61 m2 olarak hesaplandığını, sigorta şirketinin hasarın teminat dışı kaldığı gerekçesi ile hasarı tazmin etmediğini, sigorta şirketinin hasarın bakım evresinde meydana geldiğini söylediğini beyan ederek 300.000 TL maddi zararın 18.07.2017 talep tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte tazminine,
yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta menfaati olmadığını, poliçenin hak sahibinin ---------Ş. olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, sigorta sözleşmesinden doğan tüm taleplerin iki yılda zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği cam zararının poliçe kapsamında olmadığını belirtmiş, davanın reddine, davacının davasını ispatı halinde ise müvekkili şirketin önce ferilerinden sorumlu tutulmaması, asıl alacak, yargılama gideri ve avukatlık ücreti bakımından ayır ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, faizin dava tarihinden işletilmesine, reddedilen kısım açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile; davacının yüklenici olduğu projeye konu inşaatta oluşan zararın inşaat allrisks sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tazminine ilişkin kısmi alacak şeklinde açılan tazminat davasıdır.Dava açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olup yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zaptı kapsamında yargılamaya başlanmış, belirlenen ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş,
buna göre taraflarca dayanılan deliller toplanmış ve bilirkişi raporu alındıktan sonra 7251 sayılı yasanın TTK m.4 hükmünde yaptığı değişiklik uyarınca basit yargılama usulüne geçilmek suretiyle tahkikat tamamlanarak yargılama sonuçlandırılmıştır.Dava konusu edilen sigorta poliçesinin incelenmesinde davacının sigorta ettiren dava dışı ----------Ş.'nin sigortalı/lehtar olduğu ve ---------- Mahallesi ---------- Ada --------- parsel -------- adresinde bulunan taşınmazın ----------- numaralı poliçe ile 28/12/2015-01/09/2016 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından --------- sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı,
inşaat sigorta bedelinin 9.100.000,00 TL olduğu görülmüştür.Davacı tarafından sunulan 20/06/2018 tarihli temlikname incelendiğinde, dava dışı ---------Ş. tarafından -------- Mahallesi --------- Ada -------- parsel ---------- adresinde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilen kolej projesi nedeniyle cam ve pvc hasar bedellerine ilişkin uğranılan zararın yukarıda bilgileri yazılı poliçe kapsamında davalı ----------Ş.'den olan alacağını davacıya temlik ettiği, yine davacı tarafından sunulan 12/09/2018 tarihli muvafakatname incelendiğinde,
lehtar olan dava dışı --------Ş.'nin iş bu davaya konu tazminat taleplerini davacı tarafından davalıdan talep ve tahsil etme yetkisinin verildiği ve yine aynı taraflar arasında kurulan 28/12/2015 tarihli sözleşmede de aynı hususların yer aldığı görülmüştür.Davacı ile dava dışı ----------- ---------- arasında sigorta konusu edilen arazi üzerinde inşa edilecek ----------- projesinin iç ve dış cephe alüminyum doğrama ve yarım kapaklı cephe kaplaması işlerinin tamamının malzemeli işçilik olarak yapılması işine ilişkin 18/12/2015 tarihinde sözleşmenin kurulduğu, davacının iş sahibi ---------- yüklenici olduğu,
sözleşmenin ekinde birim fiyatlarının yazılı olduğu görülmüştür.Davacı tarafından sunulan 16/11/2017 tarihli ---------- Teknik Üniversitesi Rektörlüğü Afet Yönetimi Araştırma ve Uygulama Merkezince hazırlanan 16/11/2017 tarihli raporda özetle; yetersiz ve uygun zemin hazırlığı yapılmaksızın mineflo malzemenin beton zemine yapıştırıldığı ve buna bağlı olarak da zamanla zeminden yetersiz yapışma sonucu uygulamadan kaynaklanan kabarma ve düzensizliklerin oluştuğu sonucuna varıldığı,
uygulamacının bu hatasının mal teslimi sırasında tespitinin mümkün olmadığı dolayısıyla ayıbın gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtildiği görülmüştür.Konunun incelenmesinin teknik hususları barındırması sebebiyle dosya mimar ---------, borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplar uzmanı ------------ ve sigortacılık alanında uzman ----------- oluşan heyete tevdi edilerek alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı sigortacının 215.828,27 TL'den sorumlu olabileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüş, söz konusu rapora taraflarca yapılan itirazlar kapsamında aynı heyetten alınan bila tarihli raporda bilirkişilerin özetle;
kök raporda yapılan hesaplama kapsamında uyuşmazlığa konu imalatın maliyet tutarının 215.828,27 TL olduğu, davacının bu bedele itirazının bulunmadığı, üretimde uygun olmayan kusurlu veya hasarlı malzeme kullanılmasında veya kullanılan malzemenin hatalı işlenmesinden kaynaklanan söz konusu hataların montaj aşamasında veya ilk kullanım zamanında tespit edilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu ayıbın üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıplı üretimi gerçekleştirenin 18/12/2015 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında dava dışı --------- olduğu,
kök raporda belirtildiği üzere gizli ayıp nedeniyle oluşan zararın ---------- poliçesindeki teminata dahil olduğu yönünde kanaatin bildirildiği görülmüştür.Davalı tarafından söz konusu raporlara yapılan itirazlar kapsamında bu kez dosya yapı analiz uzmanı bilirkişi ----------- ile ticaret hukukundan kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi --------- oluşan heyete tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/01/2022 tarihli raporda ise özetle; davacının söz konusu zararı talep etme yetkisinin bulunmadığı, bakım devresinin 01/09/2016 tarihinde başladığı,
zararın 01/09/2017 bakım devresi sona ermeden 18/07/2017 tarihinde sigortacıya ihbar edildiği, başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonrasına tekabül eden 01/09/2017 tarihinde temerrütün gerçekleşeceği, davanın zamanaşımı süresi olan 2 yıllık süre içinde açıldığı, kapsam bakımından ise uyuşmazlık konusu camlarda teknik birleştirmeden kaynaklanan hataların bulunduğu, camların gereken özellikleri taşımaması kaynaklı ayıplı olduğu, malzemenin kendisinden kaynaklanan yapısal bozuklukların poliçede teminat harici olarak belirtildiği,
camların ayıplı olması halinde dahi bedelin davalı sigorta şirketinden tanzim edilemeyeceği yönünde rapor sunulduğu görülmüş, söz konusu rapora yapılan itirazlar kapsamında dosya bu kez inşaat mühendisi ---------- ile ticaret hukukundan kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ---------- oluşan heyete tevdi edilerek bu rapora itirazlar incelenmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/05/2023 tarihli raporda ise, camlarda meydana gelen zararın üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olabileceği, eksper raporunda tespit edilen 343.900,00 TL lik cam bedelinin kadri maruf olduğu,
cam bedelinin camın kendisi ayıplı olması sebebiyle sigorta kapsamında olmadığı ve davalı sigorta şirketinden tazmin edilemeyeceği belirtildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları ile davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alınarak;
mahkememiz dosyasından alınan kök ve ek rapor ile son olarak oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan rapor içerikleri arasında arasında çelişkiler oluştuğu gözetilerek dosyanın ----------- Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi öğretim üyesi (Doçent veya Profesör) ünvanına sahip 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturmak suretiyle raporlar arasındaki çelişkilerin giderileceği ve özellikle taraflarca dosyaya sunulan 16/11/2017 tarihli --------- Afet Yönetimi ve AAfet Merkezi teknik görüşü,
----------Ş. tarafından keşfen hazırlanan 06/12/2017 tarihli rapor içeriği ve dosyaya sunulan bilirkişi raporları incelenmek suretiyle özellikle talebe konu zararın inşaat sigorta poliçesi kapsamında olduğunun tespitine yönelik olarak eserin imalatına ilişkin kullanılan malzemenin yapısal yönden ayıplı olup olmadığı,
meydana gelen hasarın sebebinin yapısal bozukluktan mı bakım devresinde oluşan ayıptan mı kaynaklandığı hususunda kanaatlerinin bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiş, bu kapsamda dosyanın teslim edildiği bilirkişiler ---------, --------- ve --------- tarafından sunulan bila tarihli heyet raporunda, malzemenin yapısal ayıplı olmadığı, hasarın yapısal bozukluktan değil üretim aşamasında hatalı malzeme kullanımı ve standartlara uygun olmayacak şekilde işlenmesinden kaynaklandığı,
ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve hasarın geçici kabul sonrasında ortaya çıktığı yönünde rapor tanzim edildiği görülmüş, söz konusu raporda belirtilen bu husus mimar ----------, borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplar uzmanı ---------- ve sigortacılık alanında uzman --------- oluşan heyetten alınan ilk kök ve ek raporda yapılan zarar miktarı tespiti olan 215.828,27 TL tutarındaki bedele davacının itirazının olmaması ve bu bedelin dosya kapsamı itibariyle kadri maruf olduğu kanaatine varılarak söz konusu rapor içerikleri HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, dava dışı ----------Ş. tarafından --------- Mahallesi --------- Ada -----------parsel --------- adresinde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilen kolej projesinin davacı tarafından üstlenilen cam ve pvc işlemlerine ilişkin olarak davacı ile dava dışı ----------- arasında kurulan alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında söz konusu imalatın ayıplı olup olmadığı, oluşan zararın miktarı ile ayıbın niteliği, söz konusu ayıbın kullanılan malzemenin yapısal bozukluğundan mı yoksa hatalı işlenmesinden dolayı mı oluştuğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı,
süresi içerisinde davalıya ihbarda bulunup bulunulmadığı, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve temerrüt tarihi noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı ----------Ş. arasında ----------- Mahallesi ----------- Ada ----------- parsel ---------- adresinde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilecek kolej binasının yapımı hususunda eser sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, davacının yüklenici diğer tarafın iş sahibi olduğu, bu sözleşme kapsamında davacının sigorta ettiren, anılan dava dışı iş sahibinin sigortalı ve davalının da sigortacı olduğu inşaat allrisks sigorta poliçesinin yapıldığı,
yüklenici olan davacının söz konusu inşaatın cam ve pvc yapı işlerine ilişkin olarak dava dışı ---------- firması ile alt yüklenicilik sözleşmesinin kurulduğu, anılan alt yüklenici tarafından yapılan bir kısım imalatın geçici kabul sonrasında hasarlı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 16/11/2017 tarihli ------------ Teknik Üniversitesi Afet Yönetimi ve Uygulama Merkezine başvuru yapılarak teknik görüş alınmak suretiyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, söz konusu raporda oluşan ayıbın gizli ayıplı olarak nitelendirildiği ve davacının husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle ödemenin yapılmadığı,
davacı tarafından sunulan dava dışı ----------Ş. ile davacı arasında kurulan muvafakatname, temlikname ve sözleşmeler incelendiğinde davacıya, dava dışı sigortalı nezdinde oluşacak zararı------- poliçesi kapsamında davalıdan talep etme yetkisinin verildiği dolayısıyla husumet itirazının yerinde olmadığı, davacının aktif husumetinin bulunduğu,
belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında dosyada alınan raporların çelişkili mütalaa içermesi sebebiyle çelişkilerin giderilmesine ilişkin olarak kurulan ara karar üzerine alınan son teknik bilirkişi heyet raporunda söz konusu zararın malzemenin yapısal bozukluğundan değil montaj ve işlenmesinden kaynaklandığı ve gizli ayıplı olduğu, ayıbın geçici kabul sonrasında tespit edilebileceği hususu ile dosyada alınan ilk kök raporda yapılan bedele ilişkin tespite davacının itirazının bulunmaması ve söz konusu bedelin kadri maruf olduğu hususları dikkate alındığında oluşan zararın poliçe kapsamında olduğu,
davacının 215.828,27 TL'yi davalıdan tazminini talep edebileceği, davacı tarafından dava öncesinde davalıya yapılan başvurunun 18/07/2017 tarihinde yapıldığı, -------- sigorta poliçesinin yangın sigortasının bir türü olması ve anılan sigorta genel şartları uyarınca davalının başvurudan itibaren 45 gün sonra temerrüte düşmüş kabul edileceği dikkate alınarak süre yönünden yapılan hesaplamada davalının 07/09/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, davacının söz konusu zarar tutarı olan 215.828,27 TL'yi 07/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazmini isteminin yerinde olduğu,
fazlaya ilişkin isteminin reddi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/748, K. 2024/930, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama