KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/282
- Karar No
- 2024/745
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
Karar Metni
1.498 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/282 Esas
KARAR NO: 2024/745
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/05/2019
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ...nde 2010-2011 Yılları arasında gebelik takibi süreci geçirdiğini, 2. gebeliğinin sonucunda 25.12.2011 Tarihinde ... ismi verilen bir çocuğu dünyaya geldiğini ancak dünyaya gelen bebek down sendromlu olduğunu,
gebelik takibini yapan ve down sendromunun tespiti için belirleyici olan bilimsel olarak gebeliğin11-14 nci haftasında yaptırılan/yaptırılması gereken 2'li ve yine 16-20 haftaları arasında yaptırılan/yaptırılması gereken 3'lü tarama testlerini yapmayan-yaptırtmayan ve/veya testin sonucuna göre aileyi bilgilendirmediği gibi bu konularda gerekli dikkat ve ihtimamı göstermediğini belirttikleri müvekkilinin bu haftalardaki gebelik gözlem ve takibini yapan Kadın Hastalıklar Ve Doğum Uzmanı Op.Dr. ... olduğunu beyan ederek down sendromlu doğan ...'ın,
ömür boyu malul olması nedeniyle söz konusu olan efor -iş gücü kaybı yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik. 50,00TL ve dahi muzdarip olduğu işbu down sendromundan mütevellit 685 oranında Engelli-Malul olmasına binaen daimi surette bakıcıya muhtaç olması sebebiyle fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile 50,00TL fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydı ile daha sonra yargılama safhasında meblağ belli olduğunda harcı tamamlanmak üzere şimdilik.
100,00TL maddi tazminatın davalı yandan tahsili ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletinde davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hangi tarihlerde sigortalı hekimle görüştüğü ve doğum öncesi gebelik takiplerinin hangi hastanelerde yapıldığına ilişkin hiçbir bilgi dava dilekçesinde verilmediğini, müvekkili şirketin, davacıya tedavi işlemlerini yapan hekim veya hastane olmadığını dolayısıyla delillerin gereği gibi toplanabilmesi; hekimin hangi tarihlerde hastayı gördüğünün, hangi işlemleri gerçekleştirdiğinin tespit edilebilmesi için davanın ihbarı bir zorunluluk arz ettiğini, öte yandan;
davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkikler eksiksiz yaptırıldığını, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu vb. anomalilerin %100 tespiti mümkün olmadığı gibi, eğer test ve tetkiklerde düşük risk çıktı ise bu durumda da hekime kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, zira testlerin tespit oranları değişkenlik gösterdiği gibi her doğum öncesi anomalinin doğumu sonlandırma endikasyonu da bulunmadığını, mahkemece malum olduğu üzere, gebelik takibinde hastalar çoğu kez birden fazla hastanede farklı hekimler tarafından muayene edilmekte olduğunu,
özellikle her test ve tetkikin her yerde yapılamadığı gözetildiğinde, farklı tıp merkezlerinde çeşitli test ve tetkikler yaptırabilmekte olduğunu, hastanın, gebelik takibinin hangi aşamalarında, hangi haftalarda sigortalı hekime muayene için geldiğinin;
gebeliğin hangi haftalarında sigortalı hekim takibinde olduğunun belirlenmesini talep ettiğini, bilirkişi incelemesiyle ve literatür taramasıyla da tespit edileceği üzere, amniyosentez-kordosentez gibi işlemler, rutin olarak her hastaya yapılan bir prosedür olmadığını, günümüzde gerek özel, gerekse de devlet sağlık kurumlarının hastaya dilediği hekimi ve tıp merkezini seçebilme imkanı vermesi karşısında, gebelik takipleri birçok farklı merkezde farklı hekimler tarafından yapılabildiğini,
--------- kayıtlarının celbi ile davacının hangi hastanelerde hangi test ve tetkikleri yaptırdığının belirlenmesi ve bu test-tetkikler ile ilgili hasta dosyası, protokol defteri ve sair tıbbi evrakların celbi gerekmekte olduğunu, dava konusu olayda, müvekkili sigortalısı hekimin kusurlu olduğu iddialarının kabulü mümkün olduğunu, hastada, amniyosentez veya kordosentez endikasyonu yok ise hekimin down sendromunu teşhis ve tespit etmesi,
tıbben mümkün olmadığını, öte yandan davacı yanın tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil ... beyan dilekçesinde özetle; yargı yolu ve husumete ilişkin itirazları kapsamında davanın reddine karar verilmesini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın --------- ihbar edilmesi gerektiğini, esasa ilişkin sebeplerle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ----------- vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; ...nin tüzel kişiliğinin ve davaya taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacı ...'ın 2011 yılında muhtelif tarihlerde gebeliğinin gözlemi için hastaneden ultrason hizmeti aldığını, ikili ve üçlü test olarak tabir edilen testleri hastanede yaptırmadığı, haksız fiil koşullarının söz konusu olayda bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; hatalı tıbbi müdahale ve aydınlatma yükümlülüğünün ihlaline dayalı oluşan maddi zararın hekimin mesleki sorumluluk sigortasını tanzim eden sigorta şirketi aleyhine açılan tazminat davasıdır.Dava, basit yargılama usulüne tabi olup anılan usule göre oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, delil olarak dayanılan poliçe ve hasar dosyası, ---------- kayıtları ile hastane kayıtları celp edilmiş, yöntemine uygun olarak yapılan ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek,
adli tıp ve aktüerya raporu alındıktan sonra tahkikat bitirilerek yerleşik içtihatlara dayalı olarak yargılama sonuçlandırılmıştır.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde, davalının sigortacı, dava dışı hekim ...'nın ise sigortalı olduğu, 30/07/2010-2011 dönemine ait ---------- nolu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sigorta Poliçesinde olay başına sigorta teminatının 300.000,00 TL olduğu görülmüştür.Belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında ve özellikle sigorta poliçesinde sigortalı olan ihbar olunan doktorun aydınlatma görevini yerine getirip getirmediği ve davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin rapor alınmış, ---------- Kurulu tarafından düzenlenen 28/02/2022 tarihli -------- numaralı raporda özetle;
hekimin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun ve tıbben kusur atfedilemeyeceği, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik durumu ve bakıcı ihtiyacı zararına ilişkin ---------- Kurulundan rapor alınması gerektiği mütala edildiği görülmüştür.Akabinde anılan kuruldan rapor tanzimi için yazılan yazıya verilen yanıtta yazılı hususlar kapsamında --------- Müdürlüğünden ...nde bulunan tüm hastane kayıtları celp edilerek ---------- Talimat sayılı dosyası üzerinden eksiklikler tamamlanmış,
dosyanın gönderildiği ---------- Kurulunun 20/02/2023----------- Karar sayılı raporunda davacı çocuğun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar ve orta özürlülük oranının %70, görme işlevsel puanının %91,4, görme sistemi yetersizlik oranının %8, Balthazart Formülüne göre ise tüm vücut engellilik oranının % 72, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.Söz konusu raporlar esas alınarak dosya maluliyet zararı hesaplaması için aktüerya bilirkişisi --------- tevdi edilmiş,
anılan bilirkişi tarafından sunulan 09/09/2024 tarihli raporda tam kusur oranına göre davacının 14.669.525,76 TL (maluliyet zararı için 5.565.744,96 TL ömür boyu bakıcı gideri zararı için ise 9.103.780,80 TL) zararının bulunduğu, kusur oranının % 10 olduğu dikkate alındığında kusura isabet eden tutarın 1.466.952,57 TL olduğu,
söz konusu zarar miktarının davalı ... şirketinin poliçe ile teminat altına aldığı tutardan yüksek olduğu ve davalı ... şirketinin poliçe ile maddi ve bedeni ayrım yapılmaksızın 300.000,00 TL zararı teminat altına aldığı görülmüştür.Davacı vekili sunmuş olduğu bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin 299.000,00 TL artırmak suretiyle 300.000,00 TL ye yükseltmiş, söz konusu dilekçe davalıya tebliğ edilerek beyanları alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davacı küçüğe gebelik sürecinde davalı sigortacı tarafından sigorta teminatı altına alınan dava dışı doktorun aydınlatma yükümlüğünü ihlal edip etmediği,
davacı küçük uhdesinde oluşan maluliyetin oranı ile maluliyetin miktarı ve maluliyete dayalı maddi zararın miktarı ile meydana gelen zarar ile ilgili doktorun eylemi arasında illiyet bağı olup olmadığı, oluşan zararlardan davalının düzenlediği poliçe kapsamında sorumlu olup olmadığı sorumlu ise miktarı hususlarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; ...'ın 16/05/2011 tarihinde ...ne başvurduğu ve gebelik takibi süreci geçirdiği ve gebeliğin sonucunda 25/12/2011 tarihinde davacı ...'ın doğduğu,
gebelik döneminde ihbar olunan ve davalının mesleki sorumluluk sigorta teminatı altında olunan dava dışı hekim ...'nın denetim ve gözetiminde olduğu, doğum sonrasında davacı küçüğün down sendromlu olarak dünyaya geldiği, huzurdaki davanın hekimin kusuruna dayalı olarak gebelik döneminde davacıları bilgilendirmediği iddiası ile oluşan zarardan sorumluluğa dayalı tazminat davası olduğu, alınan ---------- Kurulu raporlarında özetle, hekimin beyanlarına göre başvuru sonrasında kişinin 7 hafta 5 günlük gebeliğinin tespit edildiği,
bu tespite göre son adet tarihinin 23/03/2011 olduğunun kabulü gerektiği, kişiye 4-5 hafta sonra down sendromu tarama testi için kontrole gelmesinin gerektiğinin söylendiği ancak gelmediği, söz konusu tıbbi müdahalenin uygun olduğu, celp edilen tıbbi belgelere göre şahsın 26/07/2011 tarihinde kontrol için hastaneye tekrar geldiği, bu başvurunun 17 hafta 6 günlük gebelik sürecinde olduğunu gösterdiği, bu tarih itibariyle ikili tarama testinin yapılamayacağı ancak üçlü ve dörtlü tarama testinin yapılabileceği, hekime muayene için başvurduğuna dair bir delilin bulunmadığı,
bu tarama testleriyle ilgili ayrıntılı --------- tetkikinin istenememiş olduğu, bu ifadelerin kabulü halinde hekime kusur atfedilemeyeceği, söz konusu testlerin bakanlık tarafından uygulanması zorunlu tetkikler olarak bildirilmediği, kaldı ki bu testlerin yapılması durumunda doğacak bebekte down sendroma vardır veya yoktur şeklinde kesin bir sonucu gitmenin mümkün olmadığı, annenin hormanel değerleri ve ---------- sonuçları göz önüne alınarak ancak amniyosentez önerilebileceği, bu veriler ışığında down sendromlu olarak doğum olayında hekimin tıbben yanlış müdahalesinden bahsedilemeyeceğinin mütalaa edildiği,
huzurdaki davanın söz konusu hekimin sorumlu olduğu iddiası ile mesleki sorumluluğunun sigortasını düzenleyen sigortacı aleyhine açılan tazminat davası olduğu ve sigortalının sorumluluğunun da hekimin sorumluluğu kapsamında ve verilen teminatlar kapsamında oluşacağı, haksız fiil esasına dayalı tazminat istemine ilişkin olarak dava dışı hekimin sorumlu olmadığı yönündeki rapor içerikleri,
zarar ile hekimin müdahalesi arasında illiyetin varlığının tespit edilemediği ve TMK m.1 hükmü gereğince yararlanılan emsal nitelikteki --------- Sayılı ilamı ile 07/03/2024 tarih ---------- E. ve ---------- K. Sayılı ilamları da dikkate alınarak maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/282, K. 2024/745, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama