KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/798
- Karar No
- 2024/649
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.971 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/798 Esas
KARAR NO: 2024/649
DAVA
Sözleşmenin Uyarlanması
DAVA TARİHİ: 16/11/2021
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, eğitim sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, farklı illerde bulunan özel okulları işlettiğini, müvekkili kurum veli portföyünün gelişmesi ve gelen talebin artması ile birlikte kullanmakta olduğu mevcut okul binalarının yetersiz kalması üzerine 2016 yılında yeni bir okul inşa etme kararı aldığını, inşa edilecek okulun finansmanının sağlanması hususunda davalı banka ile görüşmeler yaptığını,
yapılan görüşmeler neticesinde davalı tarafından müvekkile gönderilen 07.09.2016 tarih ve --------- sayılı yazı ile banka yönetim kurulunun 29.08.2016 tarih ve ---------- sayılı kararı ile müvekkil lehine --------- ili, --------- İlçesinde yapılmakta olan anaokulu - eğitim yatırımları için 500.000 Euro kredi tahsisinin uygun görüldüğü bildirildiğini ve anılan yazıya istinaden müvekkili ile davalı banka arasında 09.09.2016 tarihinde kredi tahsis sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkile 2 yıl ana para ödemesiz toplam 8 yıl vadeli 500.000 Euro kredi itfa tablolarına bağlı olarak tahsis edildiğini,
müvekkilinin davalı bankaya olan kredi borcunun muaccel kısmını kararlaştırılan vadelerde ödediğini, taraflar arasında kredi sözleşmesinin imzalandığı 2016 yılından günümüze kadar geçen beş yıllık süre içerisinde edimler arasında dengenin bozulmasına sebep olacak olaylar meydana geldiğini ve bu sebeple müvekkilinin aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü, döviz kurunda öngörülemeyecek oranda aşırı artış meydana geldiğini ve Covid-19 Pandemisi öngörülemez şekilde ekonomiyi etkilediğini,
pandeminin etkisiyle ve öğrenci kayıtlarının azalmasıyla söz konusu okulu 2020 yılında kapatmak durumunda kalındığını,--------- ilkesi gereğince halen daha ödemeye devam ettiği borcunu kendi öz kaynaklarıyla ödemeye çalışmakta olduğunu beyan ederek edimler arasındaki denge bozulduğundan ve müvekkilinin aşırı ifa güçlüğüne düştüğünden davanın kısmi alacak davası olarak kabulü ile sözleşmenin uyarlanarak; bakiye borcun Türk Lirasına çevrilerek hak ve nesafet kuralları gereğince 8,35 TL üzerinden ödenmesine,
bunun mümkün olmaması halinde borcun mahkemenizce uygun görülecek kur değeri üzerinden uyarlanarak kalan borcun bu kur üzerinden ödenmesine, uyarlama taleplerinin kabul edildiği taktirde hakları saklı tutularak bankaya fazladan ödenen 88.363,17 TL'nin şimdilik 500 TL'sinin müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -------Ş. 'ne --------- İli, --------- İlçesinde yapılmakta olan eğitim yatırımı için 500.000-Euro tutarında --------- Bankası kaynaklı kredi tahsis edildiğini, kredi ilişkisi içerisinde ödemeler devam etmekte iken davacı tarafından müvekkili bankaya hitaben gönderilen --------- Noterliği'nin 16/08/2021 tarih --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Euro kurunun 6,55 TL' ye sabitlenmesi talep edildiğini ve bu talebin sonuçsuz kalması üzerine;
bakiye borcun 8,50 TL kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek ödenmesi ve fazladan ödenen tutarın iadesi talepli huzurdaki dava açtığını, uyarlama talep edilen kredi dövize endeksli bir kredi değil, döviz kredisi olduğundan davacı edimini euro cinsinden ifa etmekle mükellef olduğunu, kredi ilişkisinin tarafları (müvekkili banka ve davacı şirket) tacir olup basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü gereğince uyarlamanın şartları gerçekleşmediğini, döviz kurundaki artış ülkemizin ekonomik koşulları içerisinde önceden tahmin edilemeyecek bir keyfiyet olmadığından uyarlamanın öngörülemezlik unsuru bu nedenle de gerçekleşmediğini,
incelemeye konu dava kredi geri ödemesinin başladığı tarihten 5 yıl sonra açılmış olup, bu durumda davacının sözleşmeyi benimsediğinin kabulü de gerektiğini, davaya konu kredi dış kaynaklı bir yatırım kredisi olduğunu ve müvekkil banka tarafından da kaynak kuruluş olan avrupa yatırım bankasından euro olarak temin edildiğini, uyarlama davaları ifa edilen borçar açısından söz konusu olamayacağından davacının fazladan ödendiğini iddia ettiği rakamın yalnızca bu nedenle dahi reddi gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin beyan, talep, itiraz ve cevap ile her türlü haklarımız saklı kalmak şartı ile;
davanın ve tüm davacı taleplerinin reddine, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle.
HMK m.110 hükmü kapsamında yığılma şeklinde açılan, değişen koşullar ve olağanüstü durumlar sebebiyle aşırı ifa güçlüğü meydana geldiği iddiasına dayalı olarak sözleşmenin uyarlanması ve fazla ödenen bedelin iadesine ilişkin kısmi alacak davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup anılan yargı usulüne göre oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, davalı bankadan kredi sözleşmeleri, geri ödeme tabloları ile Milli Eğitim İstatistikleri Örgün Eğitim 2020-2021 başlıklı istatistik verileri celp edilmiş,
ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık noktaları belirlenerek taraflarca sunulan diğer deliller celp edilerek yine davacı tarafça sunulan uzman görüşü ile birlikte incelenmiş, bilirkişi raporları alınmış ve edinilen kanaat kapsamında yargılama sonlandırılmıştır.Davalı banka tarafından davacı ile kurulan 09/09/2016 tarih,--------- numaralı kredi sözleşmesi ile birlikte 20/09/2016 tarih, --------- numaralı kredi sözleşmelerinin,
bu sözleşmelere dayalı geri ödeme planlarının ve ekli diğer belgelerin birer örneğinin gönderildiği görülmüştür.---------- Başkanlığının 01/02/2022 tarihli yazı cevabı ile Milli Eğitim İstatistikleri Örgün Eğitim 2020/2021 Kitabının bir örneğinin mahkememize gönderildiği, görülmüştür.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının değerlendirilmesinin teknik inceleme gerektirmesi sebebiyle dosya öncelikli olarak ticaret mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi -------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 01/06/2022 tarihli raporda özetle;
ihtilafın döviz kurundaki artış ve pandemi dönemi bakımından aşırı ifa güçlüğünün şartlarının dava konusu olayda bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, döviz ve dövize endeksli kredilerdeki kur artışlarının ekonomimizin yapısı nazar alınarak ön görülemez olarak kabul edilmediği,
pandemi bakımından ise yüz yüze eğitime ara verilmesi ve davacının gelirinde azalışa sebep olması durumunda davacının işletme ve faaliyet alanında davacı tarafından ön görülemez bir durumun oluştuğu ve üstlendiği edimlerin ağırlaşarak sermaye veya duran varlıklarından fedakarlık etmesi gerekeceği, davacının 2021 yılı Mayıs ayından itibaren borçlarını ihtirazi kayıtla ödediğinden bu tarihten itibaren uyarlama yapılabileceği,
2021-2022 öğretim döneminde yüz yüze eğitime geçilmekle beraber davacının müşterilerinin bu dönemde de pandeminin devam edeceği düşüncesi ile kayıt yaptırmasına binaen davacı gelirlerinin azalması sebebiyle zarar etmesi durumunda bu dönem için de uyarlama yapılabileceğinin düşünüldüğü,
dosyada taraf masraflarına ilişkin bir delil olmaması sebebiyle geri ödeme planlarına göre davalı bankanın 5.344,44 Euro komisyon bedeli elde ettiği 66.199,54 TL gelirin uyarlamaya tabi olabileceği, davacının ticari defter ve bilançoları ile ilgili bir uzmanlığın bulunmaması sebebiyle bu husustaki takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde kanaatin bildirildiği görülmüştür.
Söz konusu rapora karşı yapılan itirazlar ile davacı vekili tarafından sunulan benzer yöndeki görüşleri içerir --------- Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk ---------- Öğr.Üye.---------- tarafından imzalanan 18/05/2022 tarihli uzman görüşü ve bu görüşe ilişkin itirazlar da dikkate alınarak dosya bu kez bilirkişi raporunu sunan bilirkişinin uzmanlık alanı dışındaki konular ile birlikte davacının 2015-2021 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak ve özellikle kredi kullanım tarihi öncesi ve sonrasında davacının ödeme güçlüğü içerisinde olup olmadığı,
ödeme güçlüğü içerisindeyse kullandığı dövize endeksli kredi kapsamında döviz kurundaki yükselmenin tek başına veya dolaylı bu hususlara sebebiyet verip vermediği ve pandemi koşulları ile bankacılık uygulamalarıyla birlikte iddiaların yorumlanması için mali müşavir ----------, bankacı bilirkişi --------- ve bankacılık alanında nitelikli hesaplar uzmanı bilirkişi ---------- oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmış, anılan bilirkişilerden oluşan heyet tarafından sunulan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2016-2021 yılları ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu,
yıllara göre 2016'da dömen net zararının 122.317,68 TL iken 2021 yılında dönem net zararının 10.120,62 TL olduğu ve bilirkişi tarafından davacı şirketin incelenen dönemde ödeme güçlüğü içinde olduğunun bildirildiği, teknik bilirkişiler tarafından sunulan kısımda ise somut olayda TBK m.138 hükmü koşullarının oluşmadığı,
zira davacının 2016 yılında ilk kullandığı krediden sonra davalıya hitaben keşide ettiği ---------- Noterliğinin 16/08/2021 tarih ve --------- yevmiye sayılı ihtarnamesinde de Euro karşılığının 6,55 TL olacak şekilde sabitlenmesini talep ettiği, emsal içtihatlar kapsamında sözleşmenin kurulmasından sonra şartların değişiminin uyarlama için yeterli olmadığı ve önceden öngörme hususunun geriye dönük değil dava tarihine göre yapılması gerektiğini, davacının ilk krediyi kullandığı tarihte Euro efektif satış kurunun 3,4857 TL, 16/11/2021 dava tarihinde ise 11,5814 TL olduğu,
kredinin ilk kullanıldığı tarih ile dava tarihi arasında 5 yıllık bir süre bulunduğu, bileşik faiz uygulanmak suretiyle 1 TL nin ulaştığı tutarın bu sürede 3,05 TL olduğu ancak bunun da tek başına yeterli olmadığı, --------- verileri kapsamında ---------- endeksinde meydana gelen artış oranı ile döviz kurundaki artış oranı arasındaki farklılığın 1,11;
bir başka anlatımla ---------- fiyat artış ile döviz fiyat artışının farklılığının %11 düzeyinde olmasına göre işlem temelinin çöktüğünün düşünülemeyeceği, kalan taksit sayısının az olduğu ve kredinin 2 yılının geri ödemesiz ve oldukça düşük faiz oranlı olması sebebiyle uyarlama talep koşullarının oluşmadığı,
öte yandan kredinin dış kaynaklı yani dövize endeksli değil bizzat döviz kredisi olması ve ödenecek yerin de --------- Bankası olması sebebiyle davalının uyarlama definin anılan bankaya öne süremeyeceği, sermayesinin %99,08'inin hazineye ait olan davalının fiyat artışlarına yakın oranlarda döviz kurunun artmasına nazaran işlem temelinin çökmesinden bahsedilemeyeceği yönündeki kanaatin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, söz konusu kanaat HMK m.282 hükmü gereğince denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Davacı vekili tarafından 20/09/2022 tarihli sunulan ıslah dilekçesinde dava değerinin 58.000,00 TL ye yükseltildiği görülmüş,
söz konusu dilekçe HMK m.181 hükmü kapsamında davalı vekiline tebliğ edilerek beyanları alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık davacının davalı bankadan kullanmış olduğu Euro cinsi kredinin ödenmesi aşamasında anılan döviz cinsinden para birimine ilişkin kurum aşırı yükselişi ve ödeme sürecinde meydana gelen pandemi sebebiyle kur oranının 8,35 Euro veya mahkemenin uygun göreceği oran üzerinden uyarlanması şartlarının bulunup bulunmadığı ve davacının fazla ödediği miktarın tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkin koşulların bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre,
taraflar arasında döviz cinsinden yatırım kredisi kullandırılmasına dair genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının kredi kullanan, davalının ise kullandıran banka olduğu,
denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2016 yılından davanın açıldığı 2021 yılına kadar ticari defter ve kayıtlarında dönemsel net zararının bulunduğunun tespit edildiği ve her ne kadar bu kayıtlar kapsamında ödeme güçlüğü içerisinde olduğu belirtilmiş ise de söz konusu raporun teknik değerlendirme kısmında ülkemiz ve dünyada yaşanan pandemi ve ekonomik değişimlerin tek başına ifa güçlüğünün varlığına karine teşkil etmeyeceği,
davacının davalı bankadan kullandığı kredinin 2 yıl geri ödemesiz ve düşük faiz oranı üzerinden kullandırılması sebebiyle zaten avantajlı bir kredi olduğu ve yaşanan değişimler sebebiyle kurda yaşanan artışın işlem temelinin çökmesine sebebiyet vermeyeceği, öngörülemezlik durumunun söz konusu olmadığı ve uyarlama şartlarının bulunmadığı,
her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan uzman görüşünde bu hususta aynı ancak pandemi koşulları sebebiyle davacının durumunun ülkemizin geçmiş yıllardan beri benimsenen dalgalı kur politikasından ayrı tutulması gerektiği, öngörülemezlik ilkesinin basiretli tacir ilkesiyle bertaraf etmenin mümkün olmadığı ve TBK m.138 hükmü kapsamında uyarlama koşullarının oluştuğu, davacının 16/08/2021 tarihinde keşide edilen ihtarnamesi sonrasında ödediği bedeller yönünden uyarlama talep edebileceği belirtilmiş ise de uzman görüşünü hazırlayan bilirkişinin Medeni Hukuk ---------- Öğretim Üyesi olduğu, teknik değerlendirmenin bulunmadığı,
denetime elverişli bulunmayan ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi raporunda ve uzman görüşünde belirtilen hususların tek başına bu hususta hüküm kurmaya elverişli olmayacağı,
davacının ticari defter ve kayıtlarıyla birlikte kullandığı kredinin özellik ve nitelikleriyle anılan sektörde yaşanan koşulların bankacılık uygulamaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği zira kurulmuş bir sözleşmede sonradan ortaya çıkan bazı olgular nedeniyle değişiklik yapılabilmesinin bugün tüm hukuk sistemlerinde kabul edilen beklenmeyen hal koşullarının gerçekleşmiş olmasının yanında ahde vefa kuramı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki TBK m.138 hükmünün de bu kapsamda ele alınması gerektiği, ülkemizde çok eskiden bu yana çeşitli dönemlerde ekonomik verilerin süreklilik arz eden bir halde değiştiği,
Türk Lirası üzerinden kredi kullanma koşulları varken yabancı para birimi üzerinden kredi kullanılmasının da söz konusu uyuşmazlıkta dikkate alınması gerektiği zira Türk Lirasının yabancı para birimlerine karşı yıllardan bu yana değer kaybettiği, davacının kullandığı kredinin yabancı para birimi üzerinden olması ve bu para biriminin kredinin kullanıldığı tarihten bu yana artış göstermesinin tek başına işlem temelinin çökmesine sebebiyet vermeyeceği gibi pandemi dönemindeki koşullar kapsamında uyarlama koşullarının oluştuğu iddiasının da sunulan deliller kapsamında ispatlanamadığı,
bir an için pandemi döneminde yüz yüze eğitim verilmemesi ve buna bağlı olarak öğrenci katılım ve yeni sözleşme yapma konusunda sıkıntılar yaşandığı pek malum ise de aynı dönem içerisinde eğitim kuruluşlarının birçok kalemdeki masrafının da (elektrik, su gideri vs.) azaldığı hususu ile bu durumun tek başına uyarlamaya yeterli olmayacağı, somut olayın tüm koşulları (sözleşmenin şartları, niteliği vs.) ve TBK m.138 hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/798, K. 2024/649, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama