KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/108
- Karar No
- 2024/639
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/108 Esas
KARAR NO
2024/639 Karar
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2021
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının, davacı ---------- şirketinde 16.04.20 15-30.09.2018 tarihleri arasında genel müdür olarak çalıştığını, söz konusu tarihler arasında işe giriş ve çıkışlardan sorumlu olduğu, şirketin iki adet iç yönergesinde ikinci derecede imza yetkilisi olduğunun ilan edildiğini, davalının davacı şirket nezdindeki personellerin işten çıkarma prosedürlerinde yanlış ve/veya gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak şirketin haksız yere tazminatlar ödemesine neden olduğu,
dava dışı eski çalışan -------- iş akdinin devamı süresince kurumsal kurallara uygun davranmasına rağmen söz konusu personelin gerçeğe aykırı olarak ---------- kodu ile işten çıkarıldığını, bunun üzerine --------- Esas sayılı iş davasını açtığını, sonrasında ---------- Sayılı ilamı ile davasını kazandığını,
ilgili çalışanın alacaklarını ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı icra takibiyle talep ettiği iddia edilmiş olup neticede davalıdan icra dosyasına ödenen 8.349,00 TL ile BAM kararı sonrası eski çalışanın bakiye haklarının arabuluculukla anlaşmasonucunda ödenen 7.000,00 TL'nin maddi tazminat ve 7.500,00 TL'nın manevi tazminat ve 5.000,00 TL'nin kötüniyet tazminatı olarak toplam 27.849,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada haksız fiil veya yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunu düzenleyen hükümlere başvurulduğu belirtilerek davaya görevsizlik itirazında bulunduğu, usule ilişkin beyanlarında usulüne ve kanuna uygun arabuluculuk süreci ve tutanağının mevcut olmadığını, davacının talepleri hakkında zaman aşımı itirazında bulunduğu, müvekkilinin davacı şirket ile arasında mevcut olan ilişkiden dolayı iş bu davadaki konularda alacak/rücu talebini yöneltilemeyeceğini belirterek, davacının kötü niyet ve manevi tazminat taleplerinin derhal reddini, maddi tazminat talebinin ise haksız fiil şartlarının eksik olmasından dolayı esastan reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle. TTK m. 553 hükmü uyarınca yöneticinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır.
Davanın safahatı incelendiğinde yargılamanın davanın ilk olarak açıldığı ---------- Sayılı ilamı ile davacı şirkette genel müdür unvanı ile çalıştığı dönemde yetki ve sorumluluğuna aykırı hareket ederek personellerin işten çıkarılma prosedürlerinin gerçeğe aykırı beyanlarla sebebiyet verdiği iddiasına dayanması ve söz konusu davanın Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği,
kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaması üzerine kesinleştiği ve mahkememize gönderildiği görülmüş, mahkememizin yukarıda yazılı esas numarasına kaydedilerek yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen ihtilaf noktaları kapsamında deliller toplanmış bilirkişi raporu alınmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan ---------- kayıtları, sicil kayıtları ile mahkeme ve icra dosya suretleri celp edilerek incelenmiştir.
Konunun incelenmesinin teknik yönlerinin bulunması sebebiyle dosya oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor aldırılmış, iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ---------- ile mali müşavir bilirkişi --------- tarafından hazırlanan 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporu HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık,
davalının davacı şirkette genel müdür olarak çalıştığı dönemdeki yetki ve sorumluluğu kapsamında şirkette çalışan personelin işten çıkarılışında yanlış veya gerçeğe aykırı kod bildirimi ve yanlış işlemler sebebiyle davacının çalışanına mahkeme kararı sonucu ödemek zorunda kaldığı bedelin rücusuna dair isteminin hukuki niteliği, zarar ile davacı fiilinin arasında illiyet bağı olup olmadığı,
davalının fiilin zarara sebebiyet verip vermediği verdi ise sorumluluğunun miktarına ilişkindir.Tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkette 2015-2018 yılları arasında genel müdür unvanı ile çalıştığı, taraflar arasında imzalanan yönetici sözleşmesinde özen yükümlülüğünün bulunduğu, bunun yanında personelin iş sözleşmelerinin, işe giriş ve çıkış işlemlerinin yapılması, bordroların düzenlenmesi, ilgili mercilere bildirimde bulunulması hususlarına yer verildiği, kendisinin ikinci derece imza yetkilisi olduğu, huzurdaki davada ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu,
davacının davalı hakkında ne gibi yanlış ve veya gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu hususunda herhangi bir beyanda açıklama yapmadığı gibi delil de sunmadığı, huzurdaki davaya konu iddialar kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporundaki tespitlere istinaden davacının çalışanı dava dışı ---------- isimli çalışanın davacı aleyhine açtığı --------- Sayılı dosyasında verilen kararda özetle, iş akdinin feshine ilişkin prosedüre uyulmadığı,
feshin haklı nedenle yapılmadığı gerekçesi ile davacının tazminat talebinin kabulüne karar verildiği her ne kadar söz konusu kararın ---------- BAM kararı ile tazminatın yanlış hesaplama sebebiyle kaldırılmasına karar verilmiş ise de bu hususun dosyamız ile verilecek karara etkisinin olmadığı,
nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tespitinde de davacının dava dışı işçisine 01/03/2021 tarihinde yaptığı ve davanın da 31/08/2021 tarihinde açıldığı bu sebeple TTK m.560 hükmü gereğince davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı ancak dava konusu iddialar kapsamında davalının sözleşme ile üstlendiği edimlere aykırı davrandığı veya bu hususta bir ihmalinin tespit edilemediği belirtildiği anlaşılmakla davacının iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/108, K. 2024/639, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama