KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/109 Esas
- Karar no
- 2024/147
- Dava
- Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/07/2022
Karar Metni
2.321 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından 21/07/2022 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı ... Vekilinin 21.07.2022 Tarihli Dava Dilekçesi İle Müvekkilinin ... Otomotiv'in 90. Yılı, ... 40. Yılı, ... Holding'in 40. Yılı, ... Lastikin 65 Yılı, ... Otomotiv Perakendeciliği gibi kitaplar; ...'nun doğumunun 100 yılı anısına koleksiyon ürün üretilmesi gibi kültür sanat organizasyonları, ... müze evi gibi müze çalışmaları, ..., ... Otomotiv, ... gibi markaların belgesel ve sözlü tarih çal şmalarını sığdıran alanında uzman ve yetkin bir yazar olduğunu, ...
Holding A.Ş'nin müvekili ile temasa geçerek kuruluş ve büyümesini anlatan bir kitabın yazılması için talepte bulunduğunu ve taraflar arasında 06.06.2018 tarihli kurumsal Eser (kitap) yazımı telif sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre kitabın yazılıp teslim edildiğinde sözleşmenin sona ereceğinin ve telif ücreti olarak yazarı toplam net 100.000 TL 4 KDV ödeneceğinin ve buna ek olarak sözleşme bedelini eklenen stopaj miktarının da ... holding tarafından ödeneceğinin, sözleşmenin 5C maddesi geregince sözleşmenin imzalanması ile birlikte ücretin 9020'sinin avans olarak,
ana hat planı ince holding tarafından onaylandığında 030'unun, 6 aşamanın tamamlanması ve kitabın baskıya girmesi aşamasında da bakiyenin tamamının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, Bu kapsamda müvekkilinin çalışmalarına başladığını, holding bünyesinde aile üyeleri ile röportajlar çalışanlarla mülakatlar yaptığını ve eseri verilen teklifler doğrultusunda tamamlayarak 27.10.2019 tarihinde ...
Holding Yönetim Kurulu Üyesi ...'in kurumsal mail adresine taslak olarak kitabın son halini teslim ettiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmede yer alan 020 avans ücreti olan 20.000 TL'nin 12.06.2018 tarihinde müvekkilinin hesabına yatırıldığını,
ana hat planının onaylanması halinde sözleşmede belirtilen 09030'luk dilim olan 10.000 TL'lik payın da 29.05.2019 tarihinde hesabına yatırıldığını buna ek olarak ödemesi yapılmış olan 30.000 TL bedenin KDV'si olan 6506,02 TL'nin de aynı şekilde hesabına yatırıldığını dolayısıyla müvekkiline 30 bin TL artı KDV olan 36.506,02 TL ödeme yapıldığını ve bu yatırılan bedellere ilişkin olarak da telif bedeli açıklamasıyla müvekkili tarafından 01.12.2020 tarihli serbest meslek makbuzunun düzenlendiğini,
Sözleşme kapsamında müvekkiline ana hat planının onaylanmadığı ya da işin süresinde teslim edilmediğine (temerrüde) dair herhangi bir ihtar vb bildirim yapılmadığını, Bu durumun da süresinde teslimin gerçekleştiğini gösterdiğini kaldı ki ana hat planının onaylanması akabinde sözleşmede belirtilen 030'luk dilimi 10.000 TL'lik kısmının 29.05.2019 tarihinde ödenmesinin ana hat planının davalı yanca onaylandığının açık bir göstergesi olduğunu,
müvekkili tarafından sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmesine rağmen davalı yancı 06.06.2018 tarihli kurumsal Eser yazımı telif sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan telif bedeli bakiyesinin ödenmediğini belirterek dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... holding anonim şirketi vekilinin 05.09.2022 havale tarihli cevap ve delil dilekçesi ile. Davacı ile müvekkili ...
Holding A.Ş'nin kuruluş ve büyümesi ile ilgili bir kitap yazılması konusunda 06.06.2018 tarihinde 100.000 TL karşılığında kurumsal Eser (kitap) yazımı telif sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin imzalanmasını takiben davacıya sözleşmeye uygun olarak sözleşme bedelinin *620'sinin ödendiğinin doğru olduğunu ancak sonraki sürece ilişkin dilekçede yer alan iddia ve açıklamaların doğru olmadığını, Sözleşmede karşılıklı edimlerin yerine getirilmesinin 6 aşamaya bölündüğünü,
tarafların edimlerinin ilk iki aşamasının tamamlandığını 3 aşamanın tamamlanmadığını yani taslak ana hat planının müvekkili şirket yetkililerince onaylanmadığını bunun üzerine sözleşmenin uygulanmasının 3. Aşamada tıkandığını,
müvekkilinin sözleşmeden vazgeçtiğini ve tarafların Bu aşamada sözleşmenin feshi konusunda mutabık kaldıklarını ancak karşılıklı fesih konusundaki bu mutabakatın davacıdan kaynaklanan sebeplerle imza altına alınamadığından davacı yanca taslak ana hat planı onaylanmamasına rağmen vazgeçilen- feshedilmiş bir sözleşmeye dayanılarak sözleşmeye göre hak ettiği peşinat olan 20.000 TL dışında haksız ve dayanaksız iddialarla iş bu davayı açtığını, Sözleşmenin 3. maddesine göre 31.12.2018 tarihinde kitabın teslim edilmesi, 2. maddesine göre de kitabın 6 aşamada hazırlanması,
5C maddesine göre sözleşmenin imzalanması ile sözleşme bedelinin 620'sinin, sözleşmenin yerine getirilmesinin 3. aşaması olan ana hat planının onaylanması ile 9030'unun davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 11 b maddesine göre de ... (müvekkili şirket) çalışmayı onaylamazsa ve işi feshederse vazgeçmesinden dolayı yazara sadece verilen avans ödemeleri yapılmış olacak başkaca ödeme yapılmayacaktır hükmünün bulunduğunu,
davacının taslak planının müvekkili şirket tarafından onaylanmaması nedeniyle davacının hak ettiği miktarın sözleşmenin 11 b maddesine göre kendisine ödenen 20.000 TL'lik peşinat ile sınırlı olduğunu başkaca ek bir ödeme talebinin mümkün bulunmadığını,
Her ne kadar davacı yanca peşinat dışında kendisine 29.05.2019 tarihinde müvekkili tarafından yapılan 10.000 TL'lik ödemenin kitabın ana hat planının onaylanmasından sonra ödenmesi gereken V030'luk dilimin (30.000112) 10.000 TL'lik kısmı olduğu ana hat planının onaylandığı anlamına geldiği iddia edilmekte ise de yapılan kısmi ödemenin taslak ana hat planının onaylanması nedeniyle yapılan bir ödeme olmadığını ve ana hat planının onaylandığı anlamına da gelmediğini zira henüz taslak ana hat planı onaylanmamasına rağmen davacının para talep etmesi üzerine müvekkili şirketten ...'in taraflar arasındaki 23.05.2019 tarihli yazışmaları içeriğinden
de anlaşılacağı üzere ana hat planının henüz okunnmadığını, ancak ...'in kısıtlı inisiyatif kullanarak kısmi bir ödeme yapabileceğini ifade ederek ana hat planının onaylanması halinde ödenmesi gereken 30 bin TL yerine 10.000 TL tutarında kısmi bir ödemeyi kişisel inisiyatifi ile yaptığını, bunu da ödeme öncesi davacıya yazdığı iletide açıkça belirttiğini, taslak ana hat planının onaylanması halinde davacıya 10.000 TL değil 30.000 TL ödenmiş olmasının gerekeceğinimilekim bu ödemeden sonra planın onaylanmaması nedeniyle kalan 20.000 TL'lik bakiyenin ödenmediğini ve davacının da buna ilişkin bir talepte bulunmadığını,
aksine sözleşmeden vazgeçildiğini tarafların sözleşmenin feshi konusunda mutabık kaldıklarını taraflar arasında internet üzerinden fesih yazışmaları yapıldığını, fesih metinlerinin karşılıklı olarak gidip geldiğini, esasen taslak ana hat planı onaylanmadığı halde yapılan bu kısmi ödemenin kişisel bir inisiyatif olup davacı tarafından sözleşme uyarınca bu bedelin müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini,
Sözleşmeye konu eserin taslak ana hat planının müvekkili tarafından onaylanmaması ile birlikte kabul anlamına gelmemek üzere bir an için eserin taslak ana hat planının müvekkili tarafından onaylandığı varsayılsa bile eserin hazırlanması başlıklı sözleşmenin 2. maddesindeki bakiye bedelin ödenmesi koşulunun bağlandığı 4 5 6 aşamalarda yapılması gereken hiçbir iş ve çalışmanın yapılmadığını, bu sebeple de bakiye sözleşme bedelinin talep edilmesi yönünde böyle bir talebinin hak ve nesafet ölçülerine aykırı olduğunu, Açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız iş bu davanın reddinin beyan ve talep edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasında, 06/06/2018 tarihli Eser Sözleşmesi hangi oranda ve aşamada yerine getirildiği hak ve borçların neler olduğu, sözleşme kapsamında davacının mali haklarına olan telif hakkının talebine ilişkin istemi hakkı yerinde bir talep olup olmadığı hususlarında yapılan yargılama sonucunda;
FSEK 1. Maddesine göre bu Kanun'un amacı “Fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo- televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, esas ve usullere aykırı "yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir. ” şeklinde belirtilmiştir.
Fikri hukukta, zihinsel bir çabanın sonucunda yaratılan her türlü ürünler değil, “eser” niteliğini haiz fikri ürünlerin korunması esastır. Zira, sıradan, herkes tarafından yaratılabilecek, her hangi bir özellik taşımayan ürünlerin korunması hem zor, hem de gereksizdir. Bu sebeple, fikri hukukta himaye göreceği kabul edilen fikri ürünlerin, bir takım özellikleri taşıması gerekmektedir. FSEK'nun “Tanımlar” başlıklı 1/B Maddesine göre “eser”.
Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Bilgisayar programlarının, kendine özgü nitelikler taşısa da, FSEK'te belirtilen diğer. eserlerden belirgin bir farklılığı bulunmamaktadır. Bu sebeple FSEK'da sayılan diğer eserler gibi, yukarıda belirtilen “eser” ile ilgili genel özellikleri taşıması kaydıyla FSEK 'nun tanıdığı fikri korumadan yararlanır.
FSEK 52. maddeye göre Mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ferden gösterilmesi gerekmektedir. Yanlar arasında, bu koşula uyan bir devir bulunmadığı ve davalı da aksine kanıt göstermediğinden mali hakkın izinsiz kullanımla tecavüze uğradığının kabulü gerekmektedir.
FSEK'te eser ve eser sahipliği tanımlanmakla birlikte eser sahibinin hakları da mali ve manevi haklar olarak ikiye ayrılmıştır. Eser sahibine tanınan bu haklar mutlak ve inhisari nitelikte olup, sahibine tek başına kullanma ve herkese karşı ileri sürebilme yetkisi sağlar. Eser sahibinin hakları mali ve manevi haklar olarak ayrılmış olsa da esasen eser üzerindeki bu hakları birbirinden ayırmak kolay değildir. Başka bir deyişle mali hakların manevi bir yönü, manevi hakların ise mali bir yönü daima mevcuttur.
FSEK'te eser sahibine tanınan mali ve manevi haklar sınırlı sayı yöntemi ile belirlenmiştir. Bu kapsamda eser sahibine tanınan manevi haklar; eserin umuma arz yetkisi (m. 14), adın belirtilmesi yetkisi (m. 15/1), eserde değişiklik yapılmasını menetme yetkisi (m. 16 ve m. 17/2) ve eserin aslına ulaşma ve eseri sergileme hakkı (m. 17/1 ve 17/3) şeklindedir. Eser sahibine tanınan mali haklar ise; işleme hakkı (m. 21), çoğaltma hakkı (m. 22), yayma hakkı (m. 23), temsil hakkı (m.
24), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı (m. 25) şeklinde ifade edilmiştir. Bununla birlikte FSEK'in mali ve manevi hakları düzenleyen hükümlerinden farklı bir bölümde düzenseler de pay ve takip hakkı (m. 45), cayma hakkı (m. 58) ve vazgeçme hakkı (m. 60) da FSEK'in eser sahibine tanıdığı haklardandır.
FSEK'te eser sahibine tanınan mali haklar, eser sahiplerine ayrıca bu haklardan iktisaden yararlanma yetkisini de sağlamaktadır. Eser sahibi, eserinden yararlanabilmek için eserle ilgili kendisine tanınan mali haklar üzerinde üçüncü kişilere bazı yetkiler tanımak hatta hakları devir etmek durumundadır. Bu itibarla FSEK'te eser sahibine tanınan mali hakların veya bunların kullanım yetkisinin hukuki işlem ve tasarruflara konu edilebileceği kabul edilmiştir.
FSEK'in 48/1 maddesi “Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler.” hükmünü haizdir. Ayrıca eser sahibi veya mirasçıları mali hakları devretmeyip sadece kulıanma yetkisini de ruhsat olarak isimlendirilen bir sözleşme ile diğer bir kişiye bırakabilirler.
Bu durum ise FSEK'in 48/2 maddesinde “Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir (Ruhsat).” şeklinde ifade edilmiştir.
FSEK'in 48. maddesinde sadece “mali hakların” veya “bu hakların kullanım yetkisinin” devrinden söz edilmekte; manevi hakların devrinden ise söz edilmemektedir. Dola''ısıyla FSEK'in 48 vd. maddelerinde düzenlenen husus manevi hakların veya bunların kullanım yetkisinin devri değildir. FSEK'in 48. maddesi gereğince eser sahibi, sahip olduğu mali hakları tek tek veya bir bütün olarak devredebilir; zira mali haklar birbirine bağlı olmadığından bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmemektedir (FSEK m. 20/1). Örneğin eser sahibi eserin çoğaltma ve yayma haklarını bir yayınevine, temsili hakkını bir tiyatro grubuna, temsilin bulunduğu yerden yayın yoluyla umuma iletimi hakkını bir yayın kuruluşuna, eserin tercüme edilerek işlerimesi hakkını bir başka kişiye devir edebilir.
Bununla birlikte malt hakkın tamamının devredilme zorunluluğu bulunmayıp; yalnızca bir parçası dahi, üçüncü bir kişiye devredilebilir.
Örneğin eser sahibi FSEK'in 24. maddesi gereğince yazılı eserinin temsil hakkı kapsamında olan okumak, çalmak, oynamak ve göstermek yetkilerinden yalnızca göstermek veya oynamak biçimindeki temsil hakkını; yine FSEK'in 25/1 maddesi gereğince yazılı yayın yoluyla umuma iletim hakkı kapsamında olan sadece televizyon yoluyla göstermek suretiyle umuma iletim hakkını başkasına devredebilir.
Bu hâllerde temsil ve umuma iletim hakkının devir edilmeyen kısımları eser sahibinde olmaya devam eder. Herhangi bir mali hak devir olunduğunda eğer tasarruf işleminde ayrıca bir sınırlama yapılmamışsa hak, mevcut kapsamdaki tüm yetkilerle birlikte devralana intikal eder. Örneğin çoğaltma hakkında herhangi bir sınırlama olmaksızın devir olunmuş ise eserin baskı usulü ile yahut dijital biçimde veya plak, CD, DVD gibi ortamlara çoğaltılması da hakkın kapsamında sayılır.
Görüldüğü üzere mali hakların devri, hiçbir kayıt ve şarta tabi tutulmadan süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılmadan yapılabileceği gibi süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılarak da yapılabilmektedir. Öte yandan malt hakkın devrine FSEK'in 48. maddesinde yazılı süre, yer ve muhteva dışında örneğin kitap veya konser biletinin satış fiyatının belirlenmesi, dağıtımın şekli gibi sözleşmesel sınırlandırmalar da getirilmesi mümkündür.
Sözleşmenin taraflarıyla doğrudan ilgili olan sözleşmesel sınırlamalar FSEK'in 48. maddesi kapsamından olmadığından bu durumlarda FSEK uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
Eser üzerindeki mali ve manevi hakları ihlal edilen kişi, FSEK'nun 66. maddesi uyarınca, tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini (ortadan kaldırılmasını), 69. madde uyarınca muhtemel devam eden tecavüzlerin men'ini (önlenmesini), 68. madde uyarınca, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Somut olayda, sözleşmenin konusu olan eserde ... Holding Kuruluşunun büyümesini anlatan kitabın yazılmasının altı aşamaya ayrıldığı, ödeme şekline ilişkin 5. Maddesinde de ödeme miktarlarının belirlendiği, ana hat planının davalı tarafınca onaylanmasıyla %30 unun 6. Aşaması tamamlanması istenen dosyaya girmesi aşamasında bakiyenin tamamının ödeneceği ilişkin düzenlemelerin yer aldığı görülmüştür. Söz konusu kitabın fotokopisinin ...
Holding Kuruluş gününden bugüne kadar olan kurucularından, yaptıkları çalışmalardan, değerlerinden, toplum için yaptıkları ve çalışanlarına kadar tüm detaylarının olduğu ve farklı isimlerde yapılan röportajların bulunduğu, ayrıca farklı kaynaklardan yararlanılarak kitabın yazılmış olduğu, ancak kitabın ekler kısmında bahsedilmiş olan 3. Kuşağın kim olduğu, ödüller ve fotoğrafların olduğu kısmının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda üç farklı yönden hesaplama yapılmış olup, davacının 3. Kuşağın kim olduğu ve fotoğrafların olduğu kısmın bulunmadığı dolayısıyla taraflar arasında yapılan sözleşmenin %30 luk dilimine tekamül eden davalı yanca onaylandığının kabul edildiği kanaati hasıl olmakla ve bu kapsamda yapılan hesaplamalara itibar edilmiş olup,
dosyadaki tüm mevcut bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının toplamda 23.625,34 TL'nin Noterde yapılan ihtar tarihi olan 07/07/2021 tarihinden itibaren ticari faiziyle verilmesine ilişkin kısmın davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/109, K. 2024/147, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama