KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/397
- Karar No
- 2023/1001
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
Karar Metni
1.804 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/397 Esas
KARAR NO
2023/1001 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/05/2022
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalının ------- numaralı tesisatın bulunduğu -------- Mahallesi, ------- Caddesi, No:-------, --------adresindeki işyerinde kaçak elektrik tükettiğini, davalı aleyhine ------- seri numaralı 3.829,58 TL tutarlı, ------- seri numaralı 3.213,51 TL tutarlı, --------- seri numaralı 27.99,55 TL tutarlı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanakları düzenlendiğini,
müvekkili şirket tarafından mevzuat yükümlülüklerine uygun şekilde kaçak elektrik enerjisi tespit tutanakları ve mühürleme belgeleri düzenlenerek kullanım yerinin elektriğinin kesildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir mücbir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmeden, perakende satış sözleşmesi düzenlemeden ve dağıtım lisansı sahibi müvekkili şirketin izni dışında kesik olan elektriğin açılarak kullanılması nedeniyle kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit tutanaklarının düzenlenmesine ve kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesine sebep olduğunu,
bunun üzerine alacağının tahsili için -------- E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesinde özetle;
Davacının özel işletme olduğunu, işyerindeki kullanılan elektrik faturalarını ödediği halde kaçak kullanıma dayalı tutanak düzenlendiğini ve sonrasında bu tutanaklara göre yüksek bedelli düzenlenen faturaları ödemesini istediklerini, şirket görevlilerinin kahvehane olarak işlettiği işyerine her gelişlerinde ikram etiğim çayını içtiklerini, sohbet ettiklerini fakat kendisine söylemeden kaçak elektrik kullanımı var diyerek tutanak düzenlediklerini, tutanaklara dayalı tanzim edilen yüksek bedelli kaçak elektrik kullanımına dayalı faturaların icra yoluyla kendisine tebliğ edildiğini, süresinde itiraz ettiğini,
bu hususta şirket hakkında şikayette bulunduğunu, -------- soruşturma sayılı dosyasının açıldığını, işyerini 2013 yılından beri işlettiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeden tutanak tutulduğunu ve sonrasında elektrik kullanım sayacının söküldüğünü, işyerini vergi kaydı ile açtığını, kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davacının kamu gücünü kullanarak hem kaçak elektrik kullanımına dayalı kaçak kullanım faturası düzenlediğini hem de borcunun olduğunu öne sürerek yeni abonelik sözleşmesi yapmadığını bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; kaçak elektrik kullanımına ilişkin yapılan tespit ve bu hususta düzenlenen tutanaklara konu borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, teati aşaması tamamlandıktan sonra deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınarak yargılama sonuçlandırılmıştır.İcra dosyası celp edilmiş, davacı tarafça sunulan kaçak elektrik tespit tutanağı ve diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istenen --------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının davacı, borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin asıl alacak açıklamasıyla 27.999,55 TL asıl alacak, 1.762,11 TL işlemiş faiz ve 317,18 TL KDV bedeli olmak üzere toplam 30.078,84 TL alacağın ferileriyle birlikte borçludan tahsiline yönelik ilamsız icra takibinin ödeme emrinin davalıya tebliğinden sonra süresi içerisinde icra müdürlüğünün, borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği,
ödeme emrine itirazın davacıya tebliğ edilmediği ve davanın 17/05/2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan; - 28/12/2018 tarihli kaçak/usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanaklar incelendiğinde; ---------- numaralı tesisatın bulunduğu davalı tarafından işletilen --------- Mahallesi -------- Cad.
No:------- ---------adresindeki kahvehanede kesilen elektriğin izin alınmaksızın açılarak elektrik tüketiminin yapıldığı ----------- seri numaralı tutanak ile 3.829,58 TL bedelli kaçak elektrik kullanım faturasının tanzim edildiği, - aynı adreste 01/02/2019 tarihli ------- seri numaralı tutanak ile 3.213,51 TL bedelli kaçak elektrik kullanım faturasının tanzim edildiği,
- yine aynı adreste 28/01/2020 tarihli --------- seri numaralı tutanak ile 27.999,55 TL bedelli kaçak elektrik kullanım faturasının tanzim edildiği görülmüştür.Belirlenen hukuki ihtilaf noktalarının incelenmesinin teknik değerlendirmeyi gerektirmesi sebebiyle dosya Yüksek Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi -------- tevdi edilerek rapor alınmış;
anılan bilirkişi tarafından sunulan 05/01/2023 tarihli raporda özetle, emsal Yargıtay kararları uyarınca aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan dava konusu 28.01.2020 tarihli tutanağa göre, idareye kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin harici hat çekilerek elektrik kullanımı yapılmasının ilgili Yönetmelik hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olduğu ve davalının ilgili kurum yazısına göre tespit tarihinde faaliyette olduğu işyerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu ve tahakkuk edecek fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu,
yönetmeliğin tüketim miktarı hesabında belirlediği yöntemle yapılan hesaplama sonucunda, tahakkuk ettirilebilecek tüketim miktarı 10.368.-kWh olarak bulunmuş, fatura tutarının 13.02.2020 son ödeme tarihi itibariyle 19.073,25.-TL, 17.06.2020 takip tarihi itibariyle 19.898,23.-TL olduğu ve davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu yönünde görüş ve kanaatin bildirildiği görülmüş iş bu rapora davacı vekili tarafından yapılan itiraz sebebiyle aynı bilirkişiden ek rapor alınmış, sunulan 08/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ise özetle "kök raporda kaçak kullanımı şeklinin Yönetmeliğin 42.1.(a) maddesine dayandırıldığı,
ancak davacı tarafından kök rapor sonrasında yeni sunulan bilgi ve belgeler sonrasında yeniden yapılan değerlendirmelerle kaçak kullanımı şeklinin Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesine dayandırılmasının şimdi doğru olacağı, emsal Yargıtay kararları uyarınca aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan dava konusu 28.01.2020 tarihli tutanağa göre,
idareye kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin harici hat çekilerek elektrik kullanımı yapılmasının ilgili Yönetmelik hükümleri gereği (42.1.(b)) kaçak elektrik kullanımı olduğu ve davalının ilgili kurum yazısına göre tespit tarihinde faaliyette olduğu işyerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu ve tahakkuk edecek fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu,
kaçak elektrik kullanımının Yönetmeliğin 42.1(b) maddesine dayandırılması halinde en fazla 180 güne kadar hesaplama yapılabileceği açıkça belirtildiği için yeni durumda kök rapordan farklı olarak 360.gün üzerinden değil 180 güne kadar tüketim hesaplanmasının doğru olacağı anlaşılmış, yapılan hesaplama ile kaçak tüketim miktarı yine davacı tarafından yapılan hesaplamadan farklı olarak 7.614,602.-kWh olarak bulunduğu, davacı tarafından esas alınan 15.220,224.-kWh kaçak tüketim miktarının nasıl hesaplandığına dair ayrıntı bulunmadığı,
ancak kaçak elektrik tahakkuk hesap bülteni belgesine göre 360.gün üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmakla birlikte, kaçak elektrik kullanımı tespiti Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesine dayandırıldığı için 360.gün üzerinden değil an fazla 180 güne kadar hesaplama yapılabileceği, bu açıdan davacı tarafından yapılan tüketim miktarı hesabının yanlış olduğu,
yönetmeliğin kaçak elektrik miktarı hesabına ilişkin ilgili maddelerinde, başlangıç tarihinden doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihine kadar ek tüketim tahakkuku yapılabileceği de hüküm altına alındığı ve sunulan belgelere göre de söz konusu adreste daha önce de 01.02.2019 tarihinde de kaçak kullanımı tespiti yapıldığı anlaşılmakla, toplamda 12 ayı geçmeme koşuluyla bu tarihe kadar ek tüketim tahakkuku da yapılabileceği, davalının sorumlu olduğu fatura bedeli toplamının kaçak ek tüketim miktarı olarak 19.587,00.-TL,
17.06.2020 takip tarihi itibariyle borç tutarının 21.125,94.-TL olduğu ve davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu" yönündeki kanaat denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmuş ve hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, varsa miktarı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaçak kullanım tutanaklarında belirtilen miktarda muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalının -------- Mahallesi --------Cad.
No:------- -------- adresindeki adresindeki ticarethanesinde elektrik dağıtımı için yetki ve lisans sahibi dava dışı dağıtıcının fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle elektriği kestiği akabinde davalının izin almaksızın kesik olan elektriği açarak kaçak olarak kullandığı, bu hususun davacı çalışanları tarafından düzenlenen tutanaklar ile tespit edildiği, elektrik mühendisi bilirkişi tarafından sunulan ve hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda;
davacı tarafından kök rapor sonrasında yeni sunulan bilgi ve belgeler sonrasında yeniden yapılan değerlendirmelerle kaçak kullanımı şeklinin Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesine dayandırılması gerektiği, emsal içtihatlar uyarınca aksi kanıtlanmadıkça resmi ve geçerli belgelerden olan dava konusu 28.01.2020 tarihli tutanağa göre,
idareye kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin harici hat çekilerek elektrik kullanımı yapılmasının ilgili Yönetmelik hükümleri gereği (42.1.(b)) kaçak elektrik kullanımı olduğu ve davalının ilgili kurum yazısına göre tespit tarihinde faaliyette olduğu işyerindeki bu kaçak elektrik kullanımından sorumlu ve tahakkuk edecek fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu,
kaçak elektrik kullanımının Yönetmeliğin 42.1(b) maddesine dayandırılması halinde en fazla 180 güne kadar hesaplama yapılabileceği açıkça belirtildiği dolayısıyla 180 güne kadar tüketimin hesaplanması gerektiği, yapılan hesaplama ile kaçak tüketim miktarı yine davacı tarafından yapılan hesaplamadan farklı olarak 7.614,602.-kWh olarak bulunduğu, davacı tarafından esas alınan 15.220,224.-kWh kaçak tüketim miktarının nasıl hesaplandığına dair bir delilin dosyaya sunulmadığı,
sunulan tutanaklar kapsamında kaçak elektrik tahakkuk hesap bülteni belgesine göre 360 gün üzerinden hesaplama yapıldığının anlaşıldığı ancak belirtildiği üzere kaçak elektrik kullanımı tespiti Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesine dayandırılması sebebiyle 360 gün üzerinden değil an fazla 180 güne kadar hesaplama yapılabileceği, bu açıdan davacı tarafından yapılan tüketim miktarı hesabının yanlış olduğu,
yönetmeliğin kaçak elektrik miktarı hesabına ilişkin ilgili maddelerinde, başlangıç tarihinden doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik kullanımı başlangıç tarihine kadar ek tüketim tahakkuku yapılabileceği de hüküm altına alındığı ve sunulan belgelere göre de söz konusu adreste daha önce de 01.02.2019 tarihinde de kaçak kullanımı tespiti yapıldığı anlaşılmakla, toplamda 12 ayı geçmeme koşuluyla bu tarihe kadar ek tüketim tahakkuku da yapılabileceği,
davalının sorumlu olduğu fatura bedeli toplamının kaçak ek tüketim miktarı olarak 19.587,00.-TL asıl alacak ve fatura son ödeme tarihi olan 13/02/2020 tarihinden 17/06/2020 takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faiz miktarının ise 1.287,91 TL (% 19,20 ) olduğu ve talep edilebilecek KDV bedelinin ise 231,82 TL olduğu belirtilerek toplam borç tutarının 21.125,94.-TL olduğu yönündeki kanaatin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile ------- Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 19.587,00 TL asıl alacak,
1.287,91 TL işlemiş faiz ve 231,82 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 21.125,94 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar % 19,20 ve oranında ve 6183 sayılı yasa gereğince değişecek oranlarda gecikme faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız olduğundan hüküm altına alınan alacağın takdiren %20'si oranında belirlenen 4.225,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, karar verilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/397, K. 2023/1001, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama