KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/479
- Karar No
- 2024/68
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2024
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/479 Esas
KARAR NO: 2024/68
DAVA
Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ: 20/06/2022
KARAR TARİHİ: 30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı kooperatif kurulduğu tarihten itibaren üyelerini konut konut sahibi yapmak üzere çalışmalar yürütmüş ve bu kapsamda çeşitli taşınmazlar satın alarak bu amaca ulaşmaya çalıştığını, son olarak dahili davalı ... ile yapılan sözleşme sırasında kooperatif uhdesinde birleşmelerle oluşturulmuş iki adet taşınmazın bulunduğunu, bu iki parselden bir parseldeki hakların dahili davalı .... devredilmek istendiği ancak davalı kooperatifin hakkının bölünemeyeceği bildirildiğinden müvekkili tarafından üyelik hakkı dahili davalı ... devredilmiş ve aynı gün Taşınmaz Satış Vaadi yapılarak parseldeki tüm hakların müvekkiline bırakıldığını,
davalı ... verilmesi planlanan parselde müteahhit ve kooperatif payı belirlenerek inşaat yapıldığını ve tüm üyelere hakları oranındaki paylaşımların yerine getirilerek dairelerin teslim edildiğini, sözleşme yapıldığı iddia edilen ve kooperatif üyeliği devri ile amaçlanan irade dahili davalı ... yönünden gerçekleşmiş ancak, ..., kooperatif mülkiyetinde kalan tek parsel taşınmazdaki müvekkilinin haklarına ulaşması için gerekli iş ve işlemleri yapmaktan imtina etiğini, dahili davalı ... ve davalı kooperatife yapıldığı iddia edilen ihtarların sonuçsuz kaldığını,
her ne kadar taraflar arasında alım satım sözleşmesi yapılmış ise de tarafların asıl iradelerinin kooperatif mülkiyetinde kaldığı iddia edilen son parsel taşınmaz nedeni ile dahili davalı ...devredilen diğer parsel hakları sonrası kooperatif üyeliğinin tekrar davacı müvekkiline devri olduğunun gözetilmesi gerektiğini, Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi'nin davalı kooperatife ibraz edilerek kayıt ve tescil işlemlerinin kararlaştırıldığını, bu nedenlerle öncelikle dahili davalı ... ait olduğu iddia edilen kooperatif üyeliğinin devrinin önlenmesi için kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, kararın davalı kooperatife bildirilmesine,
davalı kooperatif mülkiyetinde olduğu iddia edilen ------- İli, -------- İlçesi, ---------- mahallesinde vaki ve kain ------- Pafta, -------- Parsel bilgilerinde kayıtlı taşınmaz ile ilgili bireyselleşmeye gidilmemiş ise müvekkilinin kooperatif üyeliğinin tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde davalı olarak göstermediği kişiyi dahili davalı olarak davaya konu edemeyeceğini ve bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın kooperatif hissesini ve üyelik haklarını devir sözleşmesi ile ... devrettiğini, üyelik hakkına iki taşınmaz düştüğünü, üyelik hakkının bölünemeyeceğinden bahisle 1 taşınmazı hisse devri ile ... devrettiğini ancak diğer taşınmazı Satış Vaadi Sözleşmesi ile satın aldığını, davacının üyeliğinin tek bir pay üzerindeki iki ayrı taşınmaza haiz bulunduğunu,
davacını bu tek üyeliğini bölmesi ve bölerek devretmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının davalıya üyeliğini ve hissesinin tamamını devrettiğini ve hisse devir sözleşmesi dışında yapılan işlemlerin müvekkili açısından geçersiz olduğunu, Taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesinin üyelik hisse devri sözleşmesi niteliğinde olmadığını, ortada yapılmış bir hisse devir sözleşmesinin bulunmadığını, Taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesinin ise müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, bu nedenle davanın ... isimli kişiye yöneltilmesi gerektiğini,
... davacının belirttiği ve davasına dayanak yaptığı Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesini kabul etmemiş ve bu durumu davacıya bildirmiş olduğunu, bu nedenlerle, öncelikle zamanaşımı ve usuli itirazların kabulü ile davanın usul ve esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Dahili Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde doğrudan müvekkilini dahili davalı olarak gösteremeyeceğini ve dava dilekçesinin usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline karşı olan taleplerini açık ve net bir şekilde dilekçesine eklemediğini ve hukuki yarar eksikliğinin sonradan tamamlanacak nitelikte olmaması sebebi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğin, davacı taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı sebebi ile reddinin gerektiğini, davacı tarafın delilerini HMK'ya uygun olarak sunmadığını,
davacının kooperatif üyeliğinin 2009 yılında kayıtsız ve şartsız olarak müvekkiline devredildiğini ve davacının hiçbir talep hakkının bulunmadığını, satış vaadi sözleşmesi yapıldığı iddia edilen 2009 yılında her üyenin mevcut tek hissesi bulunduğunu ve davacıya ait bu tek hissede iki ayrı taşınmazdan mülkiyet edinme hakkının yer aldığını, davacının tek payının bulunmasına rağmen sanki iki ayrı parselde iki ayrı payı varmış gibi işlem yapmasının hissenin bölünemeyeceği ilkesi uyarınca geçersiz olduğunu, ayrıca taşınmaz satış vaadi sözleşmesi üyelik hisse devri sözleşmesi niteliğinde olmadığını,
davacının kooperatif üyeliğini ve hissesini müvekkiline verdikten sonra sanki iki ayrı parselde üyeliği ve hissesi varmış gibi bir parseldeki hisseyi taşınmaz vaadi sözleşmesi ile devraldığını iddia etse de bu sözleşme ortaklı devri sözleşmesi niteliğinde olmadığından kanuna ve kooperatif ana sözleşmesine göre geçersiz olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hisse devrine ilişkin hiçbir yazılı belge bulunmadığını ve davacının iddialarının gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, davacı kooperatif üyeliğini ve tek hissesini müvekkiline devrettiğinden satış vaadi sözleşmesine dayanarak üyelik tespit talebinde bulunmasının mümkün olamayacağını,
bu nedenlerle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.Her ne kadar dava dilekçesinde "dahili davalı" sıfatıyla ... gösterilmiş ise de yargılama usulünde dahili davalı şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde gösterdiği bir kişiyi dahili davalı olarak nitelendiremeyeceği anlaşıldığından 04/04/2023 tarihli celse ... davalı olarak kabul edilmesine yönelik karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının kooperatifte bulunan hissesine iki adet taşınmazın isabet ettiğini,
bir adet taşınmazı davalı ... devretmek istediğinde hisse bölünemeyeceğinden hissesinin tamamını davalı ... devrettiği, sonrasında ise ... ile aralarında devretmek istemediği taşınmaz yönünden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini iddia ederek davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespitini talep etmiştir.Davacı ile davalı ... arasında ------- Noterliği'nin 01/09/2009 tarih -------- yevmiye numaralı Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesi ile yine davacı ile davalı ... arasında -------- Noterliği'nin 02/09/2009 tarih ------ yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin birer örneği dosya arasına
alınmıştır.Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafın dava dilekçesi ile yalnızca kooperatif üyeliğinin tespitini talep ettiği, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden tescil talebi bulunmadığı dikkate alındığında davalı ... işbu dava yönünden husumetinin bulunmadığı hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Davalı -------- yönünden yapılan değerlendirmede;
davacının, diğer davalı ... ------ Noterliği'nin 01/09/2009 tarih------ yevmiye numaralı Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesi ile davalı kooperatifte bulunan üyelik hakkını devrettiği, noter huzurunda akdedilen sözleşmenin içeriği incelendiğinde açıkça hak ve hisselerin tamamının devredildiğinin davacı tarafından beyan edildiği, davacının bu hususta ehliyetsizlik iddiasının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/479, K. 2024/68, 30 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama