KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/642
- Karar No
- 2025/602
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
1.549 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/642 Esas
KARAR NO : 2025/602
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2022
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle.
18/05/2022 günü ---------- ait ve otopark valesi ---------- yönetimindeki --------- plaka nolu,--------- marka aracın ters yöne dönerek, kendi yönünden gelmekte olan ---------- ait ve ---------- yönetimindeki ---------- plaka nolu motosiklet ile çarpışması sonucu, karşı araç sürücüsünü -------- yaralanarak maddi ve manevi zarara uğradığını, trafik kazası tespit tutanağına göre, şerit tecavüzünde bulunan ----------- plaka nolu araç sürücüsü ---------- %100 tam kusurlu bulunduğunu, davacı ---------- kaza sonrası sol dirsek polakrenun tipinde hassasiyet meydana geldiğini, ayrıca kaza günü MR çekilmediğini,
hastane raporuna göre eski yırtık ve yaralanmaya bağlı olarak menisküslerin yerleşim bozukluğu teşhisi konulduğunu, hasarlı motorunun tamir masraflarına, bedenen uğradığı zarar dolayısıyla bağ kopukluğu oluştuğunu, ameliyat masrafları ve kaza sonrası meydana gelen dirsek hassasiyeti dolayısıyla beden günü kayıp oranına uğradığını, bütün bu nedenlerle, trafik kazasında sürücünün bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre tazminat tutarı belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile,
işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini, ayrıca 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ----------Ş vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; ------------ adına kayıtlı plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, söz konusu kazanın otopark personeli tarafından ve otopark çıkışında gerçekleştiğinden, trafik sigortası teminat kapsamında olmadığını,
tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezliğe ve geçici bakıcı giderlerine ilişkin tazminatların sigorta poliçesi teminatı dışında olup, müvekkili şirketin bunlardan sorumlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile,
müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı tarafından ----------- plaka nolu araç dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, bütün bu nedenlerle, tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile kusur durumunun belirlenmesi için, dosyanın ----------- Dairesi'ne gönderilmesini, ayrıca davacının maluliyetinin tespiti için dosyanın ----------- Dairesi'ne gönderilmesini,
mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın aktüerler tarafından yerine getirilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------- vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu durumun kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza dolayısı ile sorumlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, her ne kadar davacı taraf müvekkili tam kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, bu hususta kusur oranının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, maluliyetin varlığı ve maluliyet oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini,
zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın reddi gerektiğini, ayrıca talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin 4.000,00-TL tazminat bedelinde bulunduğu anlaşılmakla, bu tazminat türünün de mahkemece kurulan ara karar gereğince, kalem kalem açıklanmadığının anlaşıldığını, bütün bu nedenlerle, davacıların haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------- dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle davacı uhdesinde oluşan maluliyet ve tedavi gideri zararı ile davacı arasında oluşan hasar zararının karşı taraf aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacıdan tahsili için HMK m.107 hükmü kapsamında belirsiz alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış,
ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, sed araştırma tutanakları ile hastane kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Mahkememizin 31/08/2022 tarihli ara kararı ile somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davanın tazminat davası olduğu, tedbir talep edilen mal varlığının uyuşmazlığın konusu olmadığı, uyuşmazlık konusu olmayan mal varlığı üzerine tedbir konulamayacağı, HMK 389.maddesindeki ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde; davalı ---------- ait --------- plakalı aracın, 17/05/2022-17/05/2023 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından ---------- sayılı poliçe ile sigortalandığı; poliçede araç başına maddi zarar için verilen teminatın 50.000,00 TL ve kişi başına maddi zarar için verilen teminatın 500.000,00 TL olduğu görülmüştür. ------------ Başkanlığı'nın 10/10/2023 tarihli raporunda,
davacının tıbbi bilgilerine göre 16/07/2022 tarihinde tespit edilen diz bölgesi menisküs yırtığı arasında tıbben illiyet bağı kurulamadığı,olay tarihli yaralanmasına bağlı maluliyet oluşturacak bir arıza tespit edilmediği,ileride süre gelen tedavileri ve olması gereken ameliyatların olup olmadığı hususunda bir Ortopedi ve Travmatolji Kliniğinden görüş alınmasının uygun olacağı yönünde rapor sunulduğu görülmüştür.
Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle hasar uzmanı bilirkişi ----------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 14/01/2023 tarihli kök rapor ile 04/05/2024 tarihli ek içeriğinde; davacı tarafa ait --------- plaka nolu motosikletin kaza nedeniyle toplam zarar ve ziyanının 23.794,70-TL olup, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olması nedeniyle, davalıların bu bedelin 17.846,03-TL'sinden sorumlu olacakları yönünde rapor sunulduğu ve anılan bu raporun HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilince verilen 04/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde. 4.000,00 olarak talep edilen hasar bedeli tazminatını 13.846,03TL arttırarak 17.846,03 TL olarak ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalılara tebliğ edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; davaya konu trafik kazasının kimin kusuruyla meydana geldiği, kaza nedeniyle davacı -----------; sürekli sakat kalıp kalmadığı, ---------- tarafından karşılanmayan tedavi giderinin bulunup bulunmadığı, diğer davacı ---------Şti'nin aracında meydana gelen hasar onarım miktarının ne olduğu,
hasar bedelinin belirsiz alacak olarak dava edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu ---------- plaka sayılı aracın 18/05/2022 tarihinde davalı sürücü sevk ve idaresindeyken meskun mahaldeki tek yönlü cadde üzerindeki kapalı otoparktan caddeye çıkış yaparken, caddeyi ve araç trafiğini dikkate almaksızın kontrolsüzce caddeye çıkıp, ters yöne hareket etmek ve davacının kullandığı ----------- plakalı motosiklete çarpmak suretiyle trafik kazsı meydana geldiği, davalı sürücünün asli ve % 75 oranında kusurlu olduğu,
davacının ise trafik kazasının meydana gelmesinde dikkatsiz davranması ve hızını kontrol etmemesi sebebiyle tali ve % 25 oranında kusurlu olduğu, alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki mütalaanın aynı yönde tespit içerdiği, bilirkişi raporundaki kusur oranı dikkate alındığında davacı aracında oluşan hasar tutarının 17.846,03 TL olduğu, alınan ATK raporunda kaza sebebiyle davacı uhdesinde maluliyet zararı oluşmadığı, yine alınan heyet raporunda davacı uhdesinde oluştuğu iddia edilen menisküs yırtığı ile kaza arasında tıbben illiyetin bulunmadığı, bu sebeple maluliyet ve tedavi gideri zararının bulunmadığı,
davacı uhdesindeki hasar zararından davalı sürücünün TBK m.49 vd., davalı işletenin KTK m.83 hükmü kapsamında sorumlu olduğu davalı sigorta şirketinin ise sigortalısının kusuru oranında KTK m.91 hükmü ve zmss genel şartları kapsamında poliçedeki limit kapsamında sorumlu olduğu,
davalı tarafından sigorta ettirilen aracın otomobil niteliğinde olduğu ve davalının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olacağı, davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinin belli olmadığı dolayısıyla KTK m.92 hükmünce arabuluculuk son tutanak tarihi itibariyle diğer davalılar ise KTK m.109 hükmü ve TBK m.72 hükümleri gereğince yalnızca hasar bedelinden kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğu, diğer zarar kalemlerine ilişkin açılan davanın reddi gerektiği;
bunun yanında TMK m.4 ve TBK m.56 hükmü kapsamında yapılan değerlendirmede ise davacının kaza sebebiyle oluşan maluliyet zararını vakıa olarak göstererek manevi zarar talebinde bulunduğu ancak davacının maluliyetinin bulunmaması ve tedavi gideri zararını da illiyeti bulunmaması sebebiyle ispat edemediğinden manevi tazminat isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/642, K. 2025/602, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama