KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/922
- Karar No
- 2025/641
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/922 Esas
KARAR NO: 2025/641
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/11/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ---- tarihli --------- akdedildiği, sözleşme gereği sözleşme konusu ürün bedelinin ve ödemclerin USD cinsinden yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşme uyarınca davacının davalıya 37.862,32 USD'lik satış yaptığı, davalmın sözleşmede kararlaştırılan USD cinsinden ödeme yapmak yerine türk lirası üzerinden ödemeleri gerçekleştirdiği, davalının ------iki adet çek ile ödeme yaptığı, çek ile ödeme yapan davalıya ödeme gününde oluşacak kur farkından sorumlu olacağına ilişkin ihtirazı kaydın ileri sürüldüğü,
davalının oluşacak kur farkını ödemeyi taahhüt ettiğini, söz konusu çeklerin ödeme tarihinde oluşan kur farkı nedeniyle davalının bakiye 14.037,92 USD borcunun bulunduğu, davalıya durumun ----- yevmiye no'lu ihtarnamesi ile bildirildiği, davalının ------ tarihli cevabi ihtarnamesi ile geçersiz bir kısım gerekçelerle borcun ödenmeyeceği bildirdiği,
davalının cevabi ihtarnamesinde iddia etiği hususların gerçeği yansıtmadığı iddiasına binaen açılan davada, davanın kabulü ile şimdilik 1000 USD alacağının ihtamamenin tebliği tarihine göre temerrüt tarihi olanı ------tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca döviz tevdiat hesaplarına işletilen en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeye göre 6063 kalite ekosal alüminyum olacak şekilde ve standartta Adıyaman fabrika teslim olarak ürün adet bedeli 2.30 USD şeklinde, ilk sipariş 7600 adet olmak üzere sözleşme imzalandığı,
davacının sözleşme imzalandığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde başlayarak her gün en az 1000 adet sel çatı aparatının tasarım ve speklerine uygun şekilde eksiksiz ve ayıpsız şekilde belirlenen kalite ve standartlarda imali ve teslimi gerçekleştirmeyi kabul ve taahhüt ettiği, davacının tesliminde geciken her gün için ürün bedelinin %7 oranında gecikme cezası ödenecek olup. bu bedel satıcıya davacıya yapılacak ödemeden mahsup edileceği, davacının sözleşme gereği üretmesi gereken ürünleri üretip teslim etmede geciktiği, davalının davacıyı çektiği ihtarnameler ile temerrüde düşürdüğü,
teslim edilmeyen ürünlerin teslimini talep ettiği, buna rağmen davacının ürünleri teslim etmemesi üzerine çekilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, kalan ürünlerin üçüncü kişi marifetiyle imal ve teslim alındığı, uğranılan zararın davacıdan talep edildiği, davacının sözleşmeye aykırılığına karşın davalının ödemeleri eksiksiz yaptığı, davacının USD cinsinden ödeme talebinin sözleşmede kabul edilmediği,
başka cins para ile de ödemenin yapılabileceği, 13.09.2018 tarih ve 30534 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'na istinaden zaten yabancı para cinsinden sözleşme kurma yasağının olduğu, ayrıca hem Yargıtay kararları hem de vergi mevzuatı gereği çek ile yapılan ödemelere ilişkin döviz kur farkı talep edilemeyeceği, davacının aldığı çeklere herhangi bir itirazı kayıt da koymadığı,
davacının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle oluşan cezai şart ve tazmin giderlerinden de davacının sorumlu olduğu iddiasıyla öncelikle davanın esastan reddine mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; takas mahsup talebi gereği ile mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; kur farkı alacağından doğan alacağın tahsili için HMK m.109 hükmü kapsamında açılan kısmi alacak davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan dosyaya sunulan fatura suretleri ve diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için------Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi---- tarihli rapor sunulduğu, davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi için de ---- talimat yazılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----- tarafından 08/06/2023 tarihli rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce belirlenen uyuşmazlık noktaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi rapor içerikleri ile bilirkişi raporlarına karşı yapılan itiraz ve beyan dilekçeleri birlikte incelendiğinde bilirkişi raporlarının uyuşmazlığı çözümü için yeterli olmadığı anlaşıldığından mahkememizce dava dosyası malimüşavir--- ile nitelikli hesap uzmanı------ tevdi edilmiş, anılan bilirkişiler tarafından 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporu sunulduğu,
anılan raporunda hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından heyete meteoroloji mühendisi ---- eklenmek suretiyle dava dosyası tekrardan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişiler tarafından sunulan 13/05/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde davacının davalıdan alacaklı olmadığı yönünde rapor sunulduğu, söz konusu rapor da HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafından düzenlenen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı,
davalının takas mahsup def'inin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında --- tarihinde ---------- adı altında adi yazılı şekilde eser sözleşmesi kurulduğu, davacının yüklenici, davalının da işsahibi sıfatını haiz olduğu, sözleşmenin 2. maddesinde ürün bedelinin döviz olarak; sözleşmenin 4. maddesinde ise ödemelerin USD cinsinden yapılacağının kararlaştırıldığı; ---- müstekar içtihatları gereğince kur farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında ödemelerin yabancı para üzerinden yapılmasına dair yazılı sözleşme olması,
faturaların döviz karşılığının gösterilerek düzenlenmesi ve talebin de Türk lirası üzerinden talep edilmesi gerektiği, davanın 1.000 USD karşılığı 18.613,00 TL gösterilmek suretiyle açıldığı ve TBK m.99 hükmü gereğince yabancı para seçimi yapılmak suretiyle açılmış ise de kur farkı alacağının ancak Türk Lirası olarak talep edilebileceği bu sebeple talebin Türk Lirası alacağı olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin ------- bedelli çekler ile yapıldığı,
sözleşmenin 4. maddesinde taraflarca açık bir şekilde ödemenin USD ile yapılacağı kararlaştırılmakla birlikte davalı çalışanı------ tarihinde saat 12.10'da gönderilen e-postada “...çekin ödendiği gün fark oluştuğu takdirde tarafınıza ödeyeceğiz.” şeklinde ifade yer aldığı, TBK m.40 kapsamında yapılan değerlendirmede davalı çalışanı -------- temsilci sıfatının bulunduğu ve e-posta içeriğindeki beyanın davalı şirketi bağlayıcı nitelikte olduğunun kabulü gerektiği zira e-postanın davalı şirket ismi uzantılı olduğu ve yapılan birçok yazışmanın da anılan e-posta üzerinden yapıldığı,
bu halde taraflar arasındaki sözleşmenin TBK m.13 hükmü kapsamında değiştirildiğinin ve davacının kur farkının talep edilebileceğinin de kabulü gerektiği, davalı tarafından yapılan ödeme tarihleri dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği kur farkı alacağının 259.754,86 TL olduğu, davalının geç teslime ve üçüncü kişiden yapılan tedarike ilişkin mahsup itirazı kapsamındaki değerlendirmede ise sözleşmenin 4.maddesinin “Alıcıya geç kalınan sipariş miktarının yıllık %7oranında bu maddede belirtilen gün hesabı üzerinden gecikme cezası ödemekle yükümlüdür." şeklinde olduğu,
anılan maddedeki ceza koşulu (cezai şart) türünün TBK m. 179/11 hükmü gereğince “ifaya eklenen ceza koşulu” niteliğinde olduğu, bilirkişi raporunda yapılan teknik tespitte kararlaştırılan teslim tarihinde davacı tarafından-------- tarihinde 1200 adet olmak üzere toplam 2700 adet ürünün davalıya teslim edildiği dolayısıyla ürünlerin zamanında teslim edilmediği tespitinin yapıldığı,
geç teslim sebebiyle hesaplanacak ceza koşulunun teslim edilmesi gereken 125.000 adet çatı aparatı siparişinden teslim edilen 2700 adetin çıkarılması sonucu kalan 122.300 adet yönünden ----- faiz talep edebileceği ve yine ---------- tarihi itibariyle 25.000 adet üründen teslim edilen 2700 adet çıktıktan sonra kalan 22300 adet için 0,75 usd üzerinden 16.725 USD yi dava tarihine kadar yıllık % 7 oranındaki faizi olan 395,45 USD ile mahsup talep edebileceği bunun yanında sözleşmeye göre davalının sözleşmeyi feshi ile sipariş bedelinin % 5 oranında tazminat ve KDV ödenmesi ile hesaplanan (25.000 adet * 0.750 USD =18.750 USD 125.000 * 1.050 USD =
13.1250 USD sipariş bedeli 150.000 USD * %5=7500 USD + KDV =90.000 USD tazminatın mahsubunu talep edebileceği yapılan hesaplamalar doğrultusunda mahsup istemine konu hesaplamanın davacının kur farkı alacağından fazla olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/922, K. 2025/641, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama