KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/952
- Karar No
- 2024/772
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
1.386 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/952 Esas
KARAR NO: 2024/772
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/11/2022
KARAR TARİHİ: 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan (borçlu) olan alacağının tahsili için 29/09/2022 tarihinde -------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, işbu takip borç tasfiye ve isim hakkı sözleşmesi vaadi ile cari hesap ekstrelerine dayalı alacağa dayanmakta olduğunu, takibe konu isim hakkı sözleşmesi vaadi ve cari hesap ekstreleri ticari faaliyetten kaynaklı borçlar olduğundan dolayı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını,
işbu alacağa ilişkin --------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte ödeme emri 18/10/2022 tarihinde borçlu şirket ---------- Şti'de daimi çalışana tebliğ edildiğini, davalı iş bu sözleşme ve ticari ilişki nedeni ile doğan borcu müvekkile ödenmediği gibi, haksız ve kötü niyetli olarak açılan takibe de itiraz ettiğini, davalı iş bu itiraz ile takibin durdurulmasına neden olduğunu, davalıların müvekkiline borçlu olduklarına ilişkin dilekçe ekinde sundukları cari hesap ekstreleri ve muhasebe kayıtları ile sabit olduğunu, mahkemece yapılacak tahkikat neticesinde de bu hususun anlaşılacağını,
işbu borca ilişkin yapılan haksız ve yersiz itiraz üzerine ---------- Arabuluculuk Bürosu'na ----------- arabuluculuk numaralı dosyası ile başvuru yapıldığını, 15/11/2022 tarihinde yapılan müzakereler neticesinde taraflarca anlaşma sağlanamadığını ve anlaşmamaya ilişkin son tutanak düzenlendiğini, önemle belirtmek gerekir ki; davalı takibe karşı itirazında haksız ve kötü niyetli olup, borç hakkında hesap mutabakatı yapılmış olmasına, aralarında süregelen ticari ilişki ve sözleşmesel yükümlülüklere rağmen itiraz etmiş olması,
borcun likit ve davalının kötü niyetli olmasından dolayı davalı aleyhine %20’tan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, borçlu/ davalı henüz borcu ödememiş olduğundan dolayı işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle talebimizin kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davalı (borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı (borçlunun) %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı alacak için daha önceden icra takibi başlatmış olduğunu, işbu takipte tahsilde tekerrür olmamak üzere kaydı yazılmamış olduğunu, bu sebeple huzurdaki dava dosyasına dayanak icra takibi mükerrer olup yok hükmünde olduğunu, davacı şirket, huzurdaki dosyaya dayanak icra takibinden önce -------- İcra Dairesi'nin ---------- E. sayılı dosyası ile aynı alacak sebebine dayanarak şirket yetkilileri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişmiş olduklarını, ancak huzurdaki dosyaya dayanak icra takibinde tahsilde tekerrür yoktur kaydına yer vermemiş olduğunu,
aynı borç sebebiyle verilmiş bonoya dayanarak başlatılan icra takibinden sonra huzurdaki davaya konu icra takibinin başlatılarak tahsil edilmeye çalışılması mükerrer tahsilata sebep olacağını, davacının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatmış olduğu işbu icra takibinden sonra takibe geçmesi kötüniyetli olduğunu da açıkça ortaya koymakta olduğunu, hal böyle iken ikame edilen işbu takip yok hükmünde olduğundan iptali gerekmekte olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan borç tasfiye protokolü ve isim hakkı sözleşmesi de yok hükmünde olduğunu, davacı, müvekkil şirket ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle akdedilen,
dava dilekçesinin ekinde dosyaya ibraz etmiş olduğu Borç Tasfiye Protokolü ve İsim Hakkı Sözleşmesi'ne dayanarak huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, ancak işbu sözleşme detaylı bir şekilde irdelendiğinde sözleşmenin geçersiz olduğu ve bu sebebe dayalı alacak talebinde bulunulamayacağının ortada olduğunu, yani işbu protokolün, belirlenen taşınmazın devri halinde geçerli olacağı, taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi halinde kendiliğinden geçersiz kalacağı tarafların kabulünde olduğunu, söz konusu taşınmazın davacı şirkete devri belirlenen süre içerisinde gerçekleştirilmemiş olduğunu,
bu hususunda ilgili tapu müdürlüğünden sordurulmasını talep ettiklerini, işbu tapu kayıtları celbedildiği takdirde taşınmazın devredilmediği ve dolayısı ile davaya dayanak kılınan sözleşmenin geçersiz olduğunun sübuta ereceğini, bu sebeplerle söz konusu Borç Tasfiye Protokolü ve İsim Hakkı Sözleşmesi geçersiz olduğundan dolayısı ile davacı şirketin iddia ettiği cari hesap sözleşmesi de hükümsüz olacağını, sonuç olarak huzurdaki dava dayanaksız kaldığından neticeten davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında TTK'nın 89. maddesinde belirtilen şartlara uygun bir şekilde cari hesap sözleşmesi bulunmamakta olduğunu,
taraflar arasında iki sebeple cari hesap sözleşmesi bulunmamakta olduğunu, ilk olarak hiçbir şekilde şekilde kabul etmemekle birlikte, taraflar arasındaki yukarıda zikredildiği üzere Borç Tasfiye Protokolü ve İsim Hakkı Sözleşmesi geçersiz olduğundan iddia edilen cari hesap sözleşmesi de kendiliğinden geçersiz kalacağını, ikinci olarak taraflar arasında usulüne uygun olarak akdedilmiş herhangi bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun Cari Hesap başlıklı 89/2. maddesi "Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.
" hükmünü havi olduğunu, ortada taraflar arasında yazılı olarak akdedilmiş herhangi bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, bu husus davacının da bilgisi dahilinde olduğunu, görüldüğü üzere davacı tarafından da dava dilekçesinin ekinde herhangi bir cari hesap sözleşmesi sunulamadığını, davacının dosyaya sunduğu "muavin defter" kayıtları davacının kendi uhdesinde tuttuğu kayıtlar olup hiçbir şekilde cari hesap niteliği taşımamakta olduğunu,
hal böyle iken davacı tarafından var olmayan Borç Tasfiye Protokolü ve İsim Hakkı Sözleşmesi ile Cari Hesap Sözleşmesine dayalı olarak ikame edilen-------- İcra Dairesi'nin--------- E. sayılı icra takibi ile huzurdaki dava dosyası davacının kötüniyetini açıkça ortaya koymakta olduğunu, bu sebeplerle davanın reddi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle haksız olarak açılmış olan davanın reddine, haksız olan davacının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık; taraflar arasında yapılan borç tasfiye ve isim hakkı sözleşmesi vaadi ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı olup olmadığı, varsa takip tarihi itibariyle miktarı, takibin mükerrer olup olmadığı, sözleşmenin yok hükmünde olup olmadığı, cari hesap sözleşmesi olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Dava dilekçesi ile tensip tutanağının davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulduğu, davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı tarafça cevaba cevap dilekçesi sunulduğu, davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür. --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosya içeriğine kaydı yapılmış olup incelenmesinde; alacaklısının ---------- Şirketi, borçlusunun ---------- Şirketi olduğu, alacaklının toplam 641.326,74 TL için ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun borca itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği, takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra dosyasına davalının yasal süre de borca itiraz dilekçesi sunduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşıldı. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde, davacının borcun konusu ve borçlu yönünden daha önce de icra takibi başlattığını iddia etmiş ise de.
Mahkememizce ----------- İcra Müdürlüğünün ----------- E sayılı dosyası istenilmiş olup, gelen yazı cevabı incelendiğinde işbu davaya konu icra dosyası ile karşılaştırıldığında borcun konusu ve borçluların farklı olduğu görülmüştür.
Deliller toplandıktan sonra dosya belirlenen hukuki ihtilaf noktalarında bilirkişinin rapor tanzimi için duruşmada ara karar oluşturulmuş ise de bildirilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle bilirkişi incelemesi yapılmadığına ilişkin tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın 29.05.2024 tarihli davanın kabulüne ilişkin beyan dilekçesinde özetle, davacı ile yapılan görüşmeler sonucunda müvekkili şirketin huzurdaki davayı kabul ettiğini, işbu dilekçeleri ile de davayı kabule ilişkin beyanlarını mahkememize arz ettiklerini, müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı hususunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 30.05.2024 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafın 29.05.2024 tarihli davanın kabulüne ilişkin beyan dilekçesi ile davanın kabul edildiğini bildirilmiş olduğunu, davalı tarafın davayı kabulüne ilişkin beyanlarına bir diyecekleri olmadıklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davasının kabulü hususunda gereğinin yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
HMK 308. vd maddeleri gereğince davayı kabul, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davayı kabul etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/952, K. 2024/772, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama