KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/447
- Karar No
- 2024/13
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
Karar Metni
1.393 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/447 Esas
KARAR NO: 2024/13
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/06/2023
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01/07/2021 tarihinde yayalar için --------- ışık yandığı esnada davalılardan -------- isimli şahsın iradesindeki -------- plakalı aracın yaya olduğu ve yolun karşısından karşıya geçmekte olduğu müvekkili -------- çarpması sonucu yaralanmalı kaza meydana geldiğini, meydana gelen kazaya ilişkin ceza yargılamasının --------- esas sayılı dosyası ile yürütüldüğünü ve ceza dosyasında kolluk birimlerinin düzenlediği iddia edilen kaza tutanağı ve bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün asli kusurlu ve müvekkili -------- kusursuz olduğunun belirlendiğini,
kaza sonrası sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ancak bir sonuç alınamamış olduğunu ve yapıldığı iddia edilen arabuluculuk görüşmelerininde sonuçsuz kaldığını, Alındığı iddia edilen Adli Tıp Raporu'da, yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturduğunu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır derecede etkileyecek nitelikte yaralanma oluştuğunu ayrıca -------- Hastanesince düzenlenen 18.03.2022 tarih ve --------- nolu erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporunda,
01.07.2021 tarihinde geçirmiş olduğu ADTK sonrası servikal+torakal verterba fx parapleji TAK yapıyor Tablo 1,9 1 e göre özür oranının %90 olarak saptandığını, müvekkilinin --------- yaşında olduğunu ve yargılama sonucunda hesaplanacak olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının buna göre hesaplanması gerektiğini, kazaya karışan araç ve sürüc, davalı şirketten ZMMS genel şartlarına ve KTK'na göre zorunlu sigorta limitine kadar sorumlu olduğunu, bu nedenlerle, müvekkilleri-------- yönünden 200,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, -------- yönünden 100,00 TL ,
ı ------- yönünden 100,00 TL olmak üzere 200 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ---------- yönünden 200,00 TL bakıcı giderine ilişkin maddi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren avans faizi yürütülmek koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ----------- yönünden 500.000,00 TL , davacı --------- yönünden 250.000,00 TL, -------- yönünden 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000 TL manevi tazminat alacağına,
haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren avans faizi işletilmek suretiyle manevi tazminatın davalılar ------- şirketi ile -------- sorumlu tutulması suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, avukatlık ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinin davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------- şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz olarak karşılanması halinde -------- Kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmediğini, huzurdaki davanın ticari dava olmadığı ve davacı tarafların tacir sıfatının da bulunmadığını, dolayısıyla davanın görevsiz mahkemede açıldığı ve davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
olaya ilişkin tutulan ve davanın esasına teşkil eden trafik kazası tespit tutanağı ile belirlenen ve taraflara atfedilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, kusur oranlarının belirlenebilmesi için dosyasının bilirkişiye verilmesi ayrıca adli tıp raporu da alınması gerektiğini, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, dava konusu kazada kaza mahallindeki yol şartlarının hali ve yol ile geçitlerde bulunması gereken uyarıcı işaret ve levhaların bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kazada-------- plakalı aracın hem -------- Sigorta poliçesi hem de ZMMS poliçesinin mevcut olduğunu,
bu nedenle sigorta poliçesinin muhatabının -------- şirketi olduğu ve aracın kaza anında sigortalı olduğunun sabit olduğunu, davac,ı taleplerini sigorta şirketinden talep etmek yerine işleten sıfatı dahi bulunmadığı iddia edilen müvekkiline yöneltmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin hangi dayanak ve nasıl bir rayiç üzerinden yapıldığının anlaşılamadığını ve dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davacı tarafça talep edilen geçici iş göremezlik giderinden ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu konuda sorumluluğun tamamen ------- Kurumu'na ait olduğunu,
sürekli tazminata ilişkin sakatlık oranını belirlenmesinde sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve engellilere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, dava konusu sigortalı araç poliçesinin genel şart değişikliği sonrasında tanzim edildiğini ve yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, sakatlık konusunda rapor alınması durumunda poliçe genel şartları gereği özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesi gerektiğini,
yönetmeliğe göre kişinin maluliyetinin tespit edilmesi hususunda yönetmelikçe sayılan uzmanlık alanlarının tamamının olması gerektiği ve her branşa ait özür durumunun tek tek belirtilmesi gerektiğini, haksız zenginleşmeyi önlemek için davacıya ödenen peşin sermaye değerinin tespitinin gerektiğini, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı,
davacı tarafın bir sözleşmenin tarafı olmaması ve sigortalı aracın ticari bir araç olmaması gibi hususların dikkate alınarak maddi tazminat talebine avans faizi isteminin yerinde olmadığını, dava konusu kaza nedeni ile başlatıldığı iddia edilen soruşturma kapsamında -------- Esas sayılı dosyasında verilecek kararın beklenmesi gerektiğini, bu nedenlerle, davacının, dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde -------- Kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddine, davanın, tazmin zorunluluğu bulunan sigortacı ------- şirketine ihbarına davanın,
kazaya karışan aracın kiracısı ------- ihbarına, ------- şirketine müzekkere yazılarak poliçe numaraları belirtilen ZMMS Poliçesi ve Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında davacı yana ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, kanun ve Yargıtay İçtihatları dolayısıyla müvekkilinin işleten olmadığı iddia ile müvekkili yönünde ikame edilmiş bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Eldeki dava, davacı ------- geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde 200,00 TL sürekli iş göremezlik, 200,00 TL geçici iş göremezlik ve 500.000,00 TL manevi tazminat, 200,00 TL bakıcı gideri ile davacı ------- ve -------- yönünden ayrı ayrı 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminat ile davacı -------- ve -------- için ayrı ayrı 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır.
Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiile dayandığı, davanın taraflarından yalnızca davalı ---------Ş.'nin tacir olduğu, davanın diğer taraflarının tacir olmadığı, -------Ş.'nin davanın tarafı olmayıp ihbar olunan olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde işbu sigorta şirketine yönelik talepte bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından,
HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/447, K. 2024/13, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama