KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/972
- Karar No
- 2025/350
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/982 Esas
KARAR NO: 2025/349
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2023
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalı şirket ----------Ş. arasında süregelen ticari ilişki nedeni ile davalı şirketin, taraflar arasındaki fatura ve cari hesap alacaklarından kaynaklanan alacağı nedeni ile müvekkil şirkete 13.627,12 TL (asıl alacak) borcu bulunmadığını, (faturalar ve cari hesap) davacı müvekkil ticari ilişki sebebi ile üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, faturaya konu işlere dair yapılacak olan tüm hususları davalıya teslim ettiğini, ancak davalı yan, yapılan edimlerin karşılığı olan işlerin bedellerini müvekkile ödememiş olduğunu,
bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla tarafımızca --------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, 12.04.2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz etmiş olup davalı yan işbu mesnetsiz itirazında haksız olduğunu belirterek, haklı davalarının kabulüne; davalının ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yaptığı fazlaya ilişkin talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla 13.627,12 TL asıl alacak , üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkil firma davacı yan ile ticari ilişkide bulunmuşsa da hak edişe ilişkin ödemeler evvelki dönemde davacı yana yapılmış olup bu aşamada müvekkil şirket uhdesinde davacı yanın alacağı mevcut olmadığını, davacı yan da düzenlemiş olduğu faturaların neye ilişkin olduğu herhangi bir mal veyahut hizmet varsa temin edildiği/ sağlandığı yönünde hiçbir belge ibraz etmemiş olduğundan salt tek taraflı şekilde tanzim etmiş olduğu faturaları öne sürerek alacağı olduğu iddiasında olduğunu, bu iddiaların kabulü tarafımızca mümkün olmayacağından icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini beyan ettiğini, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesinden doğan cari hesap alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış,
ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası ve tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş taraflarca dosyaya sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.İtirazın iptali istemine konu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 13.627,12 TL asıl alacak 554,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 14.181,54 TL alacağın tahsili için 06/03/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı,
davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden --------- sayılı talimat dosyası üzerinden dava dosyası mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----------- tarafından sunulan 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporu içeriğinde;
davacının 2015-2022 yılları defter ve belgeleri incelendiğinde, davacının davalıya 2015 yılında 5.451,60 TL, 2016 yılında 11.031,12 TL olmak üzere toplam 16.482,72 TL mal ve hizmet sattığı, davalının 2015 yılında 2.855,60 TL ödeme yaptığı, davalının davacıya takip tarihi olan 2022 yılı itibariyle muaccel hale gelmiş 13.627,12 TL borcu bulunduğu yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Mahkememizin 03/01/2025 tarihli yazısında; davalının ticari defter ve kayıtlarını 03/01/2025 günü saat: 10:00'da hazır etmesi için kesin süre verilmesine rağmen inceleme gün ve saatinde davalı tarafın hazır bulunmadığı, mahkemenin 24/11/2024 tarihli ara kararı ile kesin süre verildiği anlaşılmakla, karar verilen bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair tutanak düzenlenmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında eser sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kurulup kurulmadığı, davacının yüklenici davalının ise iş sahibi olduğu eser sözleşmesi kapsamında davacının takibe dayanak cari hesap alacağına konu faturalara konu edimlerini ifa edip etmediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının olup olmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali, icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının yüklenici davalının ise iş sahibi olduğu, davacının incelenen 2015-2022 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve takip tarihi itibariyle davalıdan 13.627,12 TL alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı dolayısıyla inceleme yapılamadığı, davalının savunması kapsamında TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri gereğince huzurdaki davada ispat yükünün alacaklı olduğunu ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu,
davacının davalıya bakım onarım hizmeti verdiğini ve alacağın miktarını ispat etmesi gerektiği, bilirkişi raporunda davacı ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından davacıya bir kısım ödemelerin yapıldığı belirtilmişse de ancak cari hesaba dayanak faturalara konu hizmetin verildiğini ispat eder bir delilin sunulmadığı,
davacı tarafından yemin deliline de başvurulacağına dair bir beyanda bulunulmadığı bu anlamda davacının iddiasını ispat edemediği bu sebeple davanın reddi gerektiği, davacının takibinde kötüniyetli olduğuna dair bir delilin de sunulmadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı isteminin de yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/972, K. 2025/350, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama