KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/993 Esas
- Karar no
- 2025/528
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/01/2023
- Numarası
- 2021/139 Esas, 2023/3 Karar
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.
Karar Metni
1.760 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2016 ile 2019 yılları arasında belli aralıklarla davalı ...
Şti'nde servis elemanı olarak çalıştığını, çalıştığı işyerinde bir video çekimi gerçekleştiğini, çekim için işverenin kendisinden servis yapması yönünden talimatı olduğunu, müvekkilinin de emir ve talimatlara uyduğunu, Eylül 2019 tarihinde müvekkil bir arkadaşının kendisine çok benzeyen birinin televizyonda gördüğünü söylemesiyle müvekkilinin “...” isimli iki dakikalık reklam filminde yer aldığını öğrendiğini, reklam filmi 14/02/2017'den - 05/10/2019 tarihleri arasında davalı şirketlerin şubelerinde yer alan televizyonlarda, Youtube, Facebook ve Instagram gibi sosyal medya adreslerinde, ayrıca Suudi Arabistan,
Katar ve Birleşik Arap Emirliklerindeki şubelerinin sosyal medya adreslerinde yayınlandığını, müvekkilin bilgisi, izni ve rızası olmadan reklam filminde oynatıldığını, şimdilik 5.000-TL manevi ve 500-TL maddi tazminatın davalılardan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.- Davacı vekili son rapora istinaden 650,50TL olarak maddi tazminat istemini ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun, müvekkili şirket bünyesinde 2016 - 2019 tarihleri arasında servis elemanı olarak çalıştığını, davacının iddia ettiği çekimin kesinlikle müvekkili şirket tarafından yapılmamış olup davacı ile müvekkili şirketin reklam tanıtımına ilişkin bir anlaşması bulunmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasındaki tek ilişki iş ilişkisi olduğunu, ayrıca müvekkili şirket ile 3. Davalı şirket ...
Şirketi arasında hiçbir hukuki ve fili irtibat bulunmadığını, dava konusu videonun kaydı fiilinden sorumlunun şirket olmadığını, davacı her ne kadar 2016 yılı itibariyle izni, rızası ve yazılı onayı olmaksızın bilgisi dışında tanıtım videosu çekildiğini iddia etmiş ise de söz konusu video kaydı izlendiği zaman, çekim için teknik ekip ve kast oluşturulduğunun açık olduğunu, dolayısı ile davacının, tanıtım videosu çekilirken, bu durumdan haberdar olmaması mümkün olmadığını, kıyafetler ve kurgusu ile rutin bir iş günü olmadığı ortalama düzey bir insan tarafından dahi hiçbir tespit olmadan anlaşılabilecek durumda olduğunu,
bu yüzden temelini Borçlar Kanunu'ndan alan ve haksız fiile dayalı olan işbu uyuşmazlıklara en önemli husus rıza hususu olduğunu, eğer rıza var ise artık iddia sahibi işbu kanundan kaynaklı talepte bulunamayacağını, haksız ve hukuki mentenne yoksun ikame edilen işbu davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan ve zaman aşımı itirazları yönünden usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esastan reddini talep etmiştir.Davalı ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun söz konusu videonun çekildiği sırada video kaydının yapıldığından ve ayrıca bu videonun bazı platformlarda yayınlanmak suretiyle tanıtımının yapılacağından haberdar olduğunu, ayrıca bu duruma açık rıza gösterdiğini, keza dava dilekçesinde de video çekimi yapılması için servis yaptığını belirten davacı ardından söz konusu videodan uzun yıllar sonra 2019 yılında haberdar olduğunu iddia ettiğini, ayrıca davacının iddiasına göre video gün boyunca, davacının 2016 - 2019 yılları arasında çalışmış olduğu ..., Şti şubesinde de yayınlandığını,
kendisine video çekimi için servis yapması talimatı verilen ayrıca 3 yıl boyunca çalıştığı şubede ekranda gün boyu kendi görüntüsünün yayınlandığını iddia etmesine rağmen davacının videodan haberi yokmuş gibi yıllar sonra bir arkadaşının uyarısı üzerine reklam filminde kendisinin bulunduğu öğrenmiş olduğunu iddia etmesi hiçbir surette gerçekçi ve inandırıcı olmadığını, dava konusu olay nedeniyle maddi zararı bulunmayan davacının maddi tazminat talep edebilmesi mümkün olmadığını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalıya tebligat yapılmış, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...Somut olay bakımından yapılan incelemede, “...” isimli videonun pastane içinde yer alan ekranda, İnstagram adresinde ve YouTube kanalında yayınlandığı görülmektedir.Umuma arz edilen yöntemlerde geleneksel reklam yayınlama yöntemleri olan televizyon reklamları, sinema salonu reklamları, Açık hava panoları reklamları, havalimanı-otogar-metro durakları içindeki ekranlardaki reklamlar veya toplu taşıtlarda yer alan ekranlardaki reklamlar olmayıp YouTube ve İnstagram kanallarının tercih edildiği,
videoların izlenme ve beğenilme sayıları dikkate alındığında hedef kitlenin dar tutulduğu görülmüştür. ...Uyuşmazlığa konu reklamın yayınlandığı mecra ulusal veya yerel bir televizyon kanalı olmadığı, kamunun geneline hitap etmemekte olduğu görülmektedir. Reklamın yayınlanmış olduğu mecra ...'in bir kısım şubelerinde video gösterimleri ile ...'e ait olduğu sosyal medya alanları üzerindedir.
Bu kapsamda, ...'in şubelerini ziyaret edenler ile sosyal medya hesaplarını takip edenlerin görebilme ihtimalinde bulunulan bir videodur.
Dosya içeriğinde davacının yer aldığı videonun yayınlanmasına yönelik davacının açık bir rızasının bulunduğuna yönelik herhangi bir delilin sunulmadığı, dolayısı ile davacının herhangi bir sözleşme yapılmadan reklam/ tanıtım filminde oynatılmasının FSEK md. 86 bağlamında hukuka aykırılık teşkil ettiği dolayısı ile hak ihlalinin oluştuğu sonucuna varılmıştır.Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, davacının yer aldığı videonun yayınlanmasına yönelik davacının açık bir rızasının bulunduğuna yönelik herhangi bir delilin sunulmadığı,
aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunan ...ile davacı arasındaki hukuki iş ilişkisini düzenleyen iş sözleşmesinin dosya içeriğinde yer almadığı, ...'in emir ve talimatları çerçevesinde tanıtım videosunda davacının yer aldığı, iş bu durumda davacının açık rızası bulunmadan içeriğinde yer aldığı videonun çeşitli araçlar ile paylaşılmasının hak ihlali oluşturduğu,, iş bu durumdan da işvereni görünen ...'in de sorumlu olduğu,
TBK md. 481 uyarınca "Eserin bedeli önceden belirlenmemişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir" şeklindeki madde hükmüne göre dosya içerisinde bulunan dava konusu tanıtım videosunun yayın alanları, kamunun geneline hitap etmemeiş olması, hedeflenen kitle ile davacı davalılar arasında kabul edilen iş sözleşmenin devam ettiği hususu , video içerisinde davacının görünme süresi ve sektörel uygulamalar gözetildiğinde davacının talep edebileceği maddi tazminatın 2016 Dönem Net 1/2 Asgari Ücret tutarı olan 650,50-TL olabileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı aynı zamanda manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, FSEK m.86 kişilik hakkının korunmasına yönelik olduğundan ve olayda manevi tazminata hükmetmenin şartlarıda gerçekleştiğinden, ihlalin yayın alanları, kamunun geneline hitap etmemiş olması, hedeflenen kitle ile davacı davalılar arasında kabul edilen iş sözleşmenin devam ettiği hususu , video içerisinde davacının görünme süresi TV ortamında herkese ulaşacak ulusal bir kanal ortamında gerçekleşmemesi gibi kriterler gözetildiğinde talep edilen manevi tazminat miktarının somut olaya göre 4000- TL olabileceği değerlendirilmiştir.
Zira Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca; manevi tazminatın, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır.
Mahkememizce 4000 TL'nin izinsiz yayının süresine, tarafların ekonomik durumlarına göre manevi huzuru gerçekleştirecek şekilde ancak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde tespit ve takdir edilmiş ve somut uyuşmazlık açısından 4.000 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğu kanaatine varılmış,fazlaya ilişkin tazminat istemlerinin reddine karar verilerek;-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 650,50 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,-4.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı ... Şirketi vekili istinaf isteminde özetle;Davacı yanın iddia ettiği çekimin müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, davacı ile müvekkilinin reklam tanıtımına ilişkin bir anlaşması bulunmadığını Müvekkili şirket ile arasında hiçbir hukuki ve fiili irtibat olmayan davalılardan ...
Şirketi tarafından dava konusu videonun kayda alındığını haricen öğrendiklerini , iddia olunan haksız fiilin sorumlusu müvekkili olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini,Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını,Reklam filmi çekilirken davacının rızasının alındığını, video kaydı izlendiği zaman, çekim için teknik ekip ve kast oluşturulduğu açık olduğunu, dolayısı ile davacının, tanıtım videosu çekilirken, bu durumdan haberdar olmaması mümkün olmadığını,
Kıyafetler ve kurgusu ile rutin bir iş günü olmadığı ortalama düzey bir insan tarafından dahi hiçbir tespit olmadan anlaşılabilecek durumda olup rıza şartının gerçekleştiğini,Müvekkili yönünden illiyet bağı da olmadığını,Davacının dava açmakta kötüniyetli olduğunu, 2016-2019 yılları arasında çalıştığı süre boyunca bu hususta en ufak bir rahatsızlığının dahi dile getirmeyen davacının, çalıştığı müvekkili şirket dahil olmak üzere ve davacının da dilekçesinde sunduğu bir dizi yerde yayınlanmasına rağmen haberinin olmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın,
dava hazırlığında olduğu arabuluculuk süreci ile öğrenilerek videonun yayından kaldırıldığını,Reklam çekiminin, kullanış amacı itibariyle davacıdan menfaat sağlamak amacı taşımadığını, kişilik haklarına saldırı olduğu yönündeki iddianın kabul edilmeyeceğini, davacının rolü dahi sadece servis yapmaktan ibaret olup Kurgu odağı ve reklam yüzü davacı olmadığını belirterek kısmen kabul kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş.
Vekili istinaf isteminde özetle;davacının yer aldığı videonun belli bir konuyu içermesi, profesyonel bir ekip tarafından ekipman kullanılarak çekilmesi, davacının video çekiminde poz vererek servis yapması; bu videonun platformlarda yayınlanmak amacıyla çekildiğinin davacı tarafından da bilindiğinin ispatı olduğunu, çalıştığı işyerinde yayınlanan ve her gün gördüğü bu videoya hiçbir şekilde itiraz etmemesinin de davacının söz konusu videonun çekilmesine ve yayınlanmasına açık rızasının olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu,
mahkemenin bu hususu hiç değerlendirmeden rapordaki sadece yazılı rızayı aramasının yerinde olmadığını,Davacının dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dava dilekçesinde de video çekimi yapılması için servis yaptığını belirten davacı ardından söz konusu videodan uzun yıllar sonra,
2019 yılında haberdar olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının 2016-2019 yılları arasında çalışmış olduğu ... şti. şubesinde de yayımlandığını, şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.- Davacı vekili süre tutum dilekçesi sunmuştur.
GEREKÇE
Davacı, davalı...LTD ŞTİ yanında servis elemanı olarak çalıştığı sırada video çekimi yapıldığını, kendisinin de videoda servis elemanı olarak yer aldığını, 2019'da işten ayrıldığını, 2019 Eylül ayında davalı yanın reklam filmlerinde kendisinin yer aldığını öğrendiğini belirterek görüntüsünün rıza dışı olarak reklam filminde kullanılması nedeni ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın; maddi tazminat yönünden tam kabulüne, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili süre tutum dilekçesi sunmuş, davalı ...şti vekili ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, süre tutum dilekçesi sunmuş ise de istinaf harçlarını yatırmamış, harçların tamamlanması için çıkarılan muhtırada verilen kesin süre içinde harcı ikmal etmemiş olmakla HMK 344.maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Davalılardan...Şti vekili ve davalı...Şti vekilinin istinaf istemine gelince;
davacı, maddi tazminat talebini 650,50TL'ye yükselterek harcını tamamlamış, mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihi olan 05.01.2023 itibarı ile kesinlik sınırı 17.830TL'dir.
Bu durumda maddi tazminata ilişkin karar kesin nitelikte olduğundan istinaf isteminin usulden reddi gerekir.Davalılar vekillerinin manevi tazminata ilişkin istinaf istemine gelince; dosyada mevcut delil durumu, bilirkişi raporuna göre, davacının yer aldığı videonun yayınlanmasına yönelik davacının açık bir rızasının bulunduğuna yönelik herhangi bir delilin sunulmadığından manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmüş, davalılar vekillerinin istinaf isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına,
davalı..:şti ve davalı...Şti vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/993, K. 2025/528, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama