KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/373
- Karar No
- 2024/842
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.294 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/373 Esas
KARAR NO: 2024/842
DAVA
Ticari Şirket ihyası
DAVA TARİHİ: 23/05/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri, "--------- Mah. ---------- Cad.
No: -------- ----------" adresinde mukim ---------- Şti.nin çalışanı olduğunu, iş sözleşmelerinin haksız feshinden ötürü; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma alacakları ve izin ücretleri vs alacakları için --------- sayılı 19/07/2023 karar tarihli, -------- sayılı 19/07/2023 karar tarihli, ----------- sayılı 22/06/2023 karar tarihli, ----------- sayılı 22/06/2023 karar tarihli dosyalarından dava açmış ve alacakları hüküm altına alınmış olduğunu, söz konusu ilamlar;
---------- İcra Dairesi ---------- Esas Sayılı dosyasından (...), ---------- İcra Dairesi--------- Esas Sayılı Dosyasından (...),---------- İcra Dairesi --------- Esas Sayılı Dosyasından (...), --------- İcra Dairesi ----------- Esas Sayılı dosyasından , dosyalarından takibe konu olmuş olup takipler kesinleşmiş ve halen de dosya borçları ödenmemiş olduğunu, ---------- Şti.
30/09/2021 Tarihinde Genel Kurul Kararı ile tasfiyeye girmiş ve 24/08/2023 tarihinde Genel Kurul Kararı ile tasfiye edilerek sicilden terkin edilmiş ve söz konusu terkin aynı tarihte--------- yayınlanmış olduğunu, söz konusu şirketin tasfiyesi bu süreçte eksik yapılmış ve müvekkillerin alacakları ödenmeyerek zarara girmiş olduğunu, müvekkillerinin alacakların ödenmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapıldıktan sonra tasfiyenin sonlandırılması gerekmekte olduğunu, yöneticilerin kötü ve müvekkilleri zarara sokan eylemlerinden dolayı ortaklara dava açma hakkının da saklı olmasına, bu nedenlerle Türk Ticaret Kanunun 547.
Maddesi gereği tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması sebebiyle, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescili için dava açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile --------- Şti.nin, --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasından (...), --------- İcra Dairesi ---------- Esas Sayılı Dosyasından (...),--------- İcra Dairesi --------- Esas Sayılı Dosyasından (...),
--------- İcra Dairesi ---------- Esas Sayılı Dosyasından İcra dosyalarının ödenmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasına ve ek tasfiye sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescili ile tescilin ----------- ilanına, tasfiye memuru olarak daha önceki tasfiye memuru olan davalı ...'in seçilerek tasfiye işlemlerini tamamlamasına, fazlaya ilişkin her türlü tazminat ve alacakları talep ve dava hakları şimdilik saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK M.
32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmekte olduğunu, (6762 Sayılı TTK m. 445 ve 6102 sayılı TTK m. 541), bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp,
bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir olduğunu, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının,
kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiş olduğunu, (TTK m. 553),buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksiklerken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M.
547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte son ermekte olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin --------- bulunması şart olduğunu, (TTK m. 536/4),
müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER GEREKÇE. Dava. Ticaret sicilden terkin edilen ----------- Şti.'nin ihyasına ilişkin olup, uyuşmazlık; ihya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547. maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zamanaşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.Somut olayda ihyası talep edilen ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı -------- Şti'nin tasfiyeye girdiği,
tasfiye memurunun 24/08/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı, ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı,---------- İcra Müdürlüğü'nün -----------sayılı ve ---------- İcra Müdürlüğünün -----------esas sayılı icra dosyalarının bulunduğu anlaşılmıştır.İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden icra takiplerinin bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup,
tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan icra dosyaları nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında mahkememizce davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/373, K. 2024/842, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama