KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/937
- Karar No
- 2025/82
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/937 Esas
KARAR NO: 2025/82
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/09/2024
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin ortağı ve aynı zamanda kurucusu konumunda bulunan --------- ----------- adlı girişimi doğrultusunda ürettikleri ürünleri denemeleri maksadıyla bazı arkadaşlarına göndermiştir.
Bu sebeple --------- ile arkadaşlığı bulunan ---------- da ürün gönderildiğini, ---------- ise davalı ile beraber çalıştıklarını "-----------" olarak adlandırdıkları bir projede, firmalara markaları ile alakalı web site arka plan görsel tasarımları, ambalaj tasarımları, etiket tasarımları, 60 görsel ve 10 video olmak üzere ---------- içerikleri hazırladıklarını, davacı şirket ile de çalışmak istediklerini belirttiğini, 03/05/2024 tarihinde davacı şirkete taahhüt edilen iş örnekleri konusunda eksik bir sunum gerçekleştirildiğini, sunum içeriğinde davacı şirkete 170.000,00-TL karşılığında aşağıdaki işlerin teslim edileceği taahhüt edildiğini,
davalının 170.000,00-TL bedel biçilen hizmetlerinin 100.000,00-TL'sine acilen ihtiyaç duyduğunu söylediğini ve ön ödeme istediğini, davacı şirket parayı şirket hesabı üzerinden göndermek istediğini; ancak davalı şahsi hesap üzerinden havale yapılmasını, açıklamaya da hiçbir şey yazılmamasını rica ettiğini, bu duruma ilişkin yazışmalar detaylı bir şekilde dosyaya sunulacağını, 06/05/2024 tarihinde ise 100.000,00-TL ön ödemenin şirket ortağı, kurucusu ve aynı zamanda ---------- girişimini yöneten ---------- şahsi hesabı üzerinden açıklamasız olarak davalı ...'ın hesabına havale edildiğini,
davalı tarafın ön ödeme almasına rağmen taahhüt ettiği işi yapmadığını, bunun üzerine ücret iadesi için ---------- Noterliğinin---------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin 10/07/2024 tarihinde tebliğ edildiğini; ancak davalının ihtara rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine---------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı icra takibinin başlatıldığını;
ancak davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, bu nedenle davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dosyanın görevli ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın esastan reddine, davacının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine; dava masrafları ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.-------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır.
Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.05.09.2024---------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına göre davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve V.U.K. 177.
Maddesine göre kazançlar toplamının esnaf sınırında kaldığı, dolayısıyla davalının tacir olmadığı, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı. somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde de kabul edilemeyeceği,Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından,
HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verimiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/937, K. 2025/82, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama