KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/94
- Karar No
- 2024/521
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/94 Esas
KARAR NO
2024/521 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 17/02/2012
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin -------- Asliye Ticaret Mahkemesinin -------- esas ------- karar sayılı 08.06.2010 tarihli kararı ile iflasına karar verilen --------Ş'nin ortağı olduğunu, müflis şirketin 2006 yılında mali yapısında zayıflama olduğu gerekçesi ile mali yapısının güçlendirilmesi için -------- tarafından uyarıldığını ve bu uyarılma sonrası müflis şirketin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin,
müflis şirketin 2006 yılından bu yana gayrifaal olmasından dolayı daha fazla faiz ve cezai ödemelere muhatap olmaması için ortak olduğu bu şirketin çalışanlarının ücretlerini, kira ödemelerini, --------- ödemelerini, vergi ödemelerini vs diğer ödemelerini üstlendiğini ve bu ödemelerle ilgili olarak da müflis şirket hesabına cari hesaptan ödemeler ve --------- yaptığını, müvekkilinin müflis şirketten var olan cari alacağının 2007 yılında bakiye verdiğini ve devam ederek 1.1.2008-31.12.2008 tarihlerinde 500.498.53 TL ye, 11.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 1.122.975.23 TL ye ulaştığını,
müflis şirketin 8.1.2010 tarihinde 200.000 TL lik sermaye hesabı kapama borcu için ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin cari hesap alacağının bu şekilde 1.322.975.23 TL ye ulaştığını, müflis şirketin 8.1.2010 tarihinde bu borca karşılık 1.321.000.00 TL ödemede bulunduğunu, bu ödemeden sonra müvekkili şirketin cari alacağının devam ettiğini ve halen müflis şirketten 185.877.38 TL alacaklı olduğunu, 01.01.2011 tarihinden 21.09.2011 tarihine kadar ise cari hesap alacağının 197.162.93 TL ye ulaştığını ,
bütün bu ödemeler ve dayanağı belgelerin müvekkili şirketin defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu gibi müflis şirket defterlerinde de kayıtlı olduğunu, bunun yanında müvekkili şirketin, müflis şirketin ---------- almış olduğu toplam 1.317.683,30 TL gayri nakdi teminat mektubuna da kefil olduğunu, --------- 16.12.2011 tarihli -------- nolu kararı ile müflis şirket tarafından müvekkili şirket hesaplarına gönderilen 1.321.000 TL ye yönelik işlemler hakkında şüpheler uyandığı belirtilerek bu bedel konusunda müvekkilinin zan altında kaldığını,
---------- bu haksız kararına istinaden ---------- İflas Müdürlüğünün-------- esas sayılı iflas dosyasında 6.2.2012 tarihinde karar alındığını ve bu karar ile ihtilaf konusu 1.321.000 TL nin masa mal varlığına dahil edilmesi amacıyla eft işleminin muhatabı ---------Ş ye İİK nun 277-278-279-280 vs maddeleri uyarınca iptali ve istirdadı davası açılmasına karar verildiğini, bu kararın iptali üzerine --------İcra Hakimliğinde --------- esas sayılı davanın açıldığını ve halen derdest olduğunu,
-------- ve ---------- iflas müdürlüğünün müvekkili şirketin müflis şirketten var olan cari alacağına karşılık olarak müflis şirket tarafından müvekkili şirkete ödenen 1.321.000 TL nin haksız yere şüpheli olarak görüldüğünden huzurdaki iş bu davanın açıldığını belirterek, davalı şirketin müvekkili şirkete cari borcuna karşılık ödemiş olduğu 1.321.000 TL açısından müvekkili şirketin davalı müflis şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, aynı hususta derdest-i rüyet dava olduğunu, davanın her iki sebeple de öncelikle usulden reddi gerektiğini, iflas tasfiye dosyasında alınan kararlar gereğince menfi tespit talep edilen 1.321.000 TL ile ilgili olarak davacıya karşı --------- esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali-istirdat davası açıldığını, davacının bu davadan sonrada huzurdaki iş bu menfi tespit davasını açtığını, iflas idaresi tarafından davacıya karşı bir takip başlatılmadığını, İİK gereğince takip önceki menfi tespit davasının da huzurdaki ihtilaf için açılmasının düşünülemeyeceğini,
zira davacıya karşı takip yapılıp yapılmayacağının yani bir alacak hakkı doğup doğmadığının ancak tasarrufun iptali-istirdat davasında alınacak karara bağlı olduğunu belirterek, öncelikle dava şartları eksikliğinden dolayı davanın reddine ayrıca gerek derdestlik itirazlarının gerekse esasa yönelik nedenlerle de davanın reddi gerektiğini bu itirazlarının kabul görmemesi halinde ise dosyanın --------- esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin --------- esas sayılı dosyasının; --------- esas sayılı dava dosyaları arasındaki davaların benzer sebeplerden doğması ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması ve aralarında bağlantı bulunması nedeniyle 21/06/2012 tarihli karar ile ilk davanın açıldığı --------- esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin -------- Esas-------- Karar sayılı kararı ile bu dosyanın davalısı/asıl dosyanın davacısı --------Ş.nin 08/01/2010 tarihinde davalı ---------Ş.ne yaptığı 1.321.000,00 TL. tutarlı ------- ile ilgili işlemin ve tasarrufun iptaline, bu tutarın avans faizi ile birlikte davacı iflas masasına iadesine karar verilmiş, aynı kararda birleşen -------- Esas sayılı dosyasındaki davacı -------- davalı ---------Ş.'ye karşı 1.321.000,00 TL.
Tutarında borçlu olmadığının tespiti isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karar asıl davada davalı-birleşen dosyada davacı--------- tarafından Temyiz edilmiştir. ------------ sayılı ilamı ile. "Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabi menfi tespit davası ise yazılı yargılama usulüne tabidir.
Ayrıca tasarrufun iptali davasının temyiz inceleme yeri ile menfi tespit davasının temyiz inceleme yerinin farklı olması nedeniyle ayrı bir dava olarak açılan menfi tespit davasının tasarrufun iptali ile birleştirilmesi hatalı olmuştur.Mahkemece, menfi tesbit davasının tefrik edildikten ve ayrı esasa kaydı yapıldıktan sonra,
tasarrufun iptali davasının diğer ön koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması halinde, gerçek bir borç ilişkisinin varlığı tasarrufun iptali davasını etkileyeceğinden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesi ile Bozularak gönderilmiştir.
Mahkememizce dosya ---------- Esas sırasına kaydedilmiş ve bozma ilamına uyma kararı verilerek birleşen --------- Esas sayılı dosyasının tefriki ile mahkememizin -------- Esas sırasına kaydına karar verilmiş, tefrik edilen dosyada gerekli gider avansı tamamlanmak suretiyle yargılamaya devam olunmuş, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Tefrik edilen menfi tespit davasında yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin --------- Esas- -------- Karar sayılı 01/07/2022 kararı ile; " Müflis aracı kurumun o tarihteki hukuki durumu sebebiyle bahsi geçen alacağın müflis aracı kurumdan tahsili işlemi Sermaye Piyasası Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırılık oluşturmakla birlikte davacı tarafından teminat mektuplarının nakde çevrilmesi aşamasında 1.321.000,00 TL. lik tutarı kendi blokesi ile iade ettiği nazara alındığında davacının müflis şirket tarafından kendi hesabına havale edilen 1.321.000,00 TL.lik tutara ilişkin davalıya borçlu olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne dair"
verilen hüküm --------- sayılı 02/11/2023 tarihli ilamı ile. "Menfi tespit davası olarak açılan bu davada davacının borçlu olmadığını iddia ettiği miktar tasarrufun iptali davası konusu olan--------- miktarına ilişkin olup davacı, davalının mal kaçırma amacının olmadığını, gerçek bir alacak ve ödeme olduğunu iddia etmektedir.
Bu durumda bu davanın konusu olan iddia, daha önce açılan tasarrufun iptali davasında savunma konusu olabilecek ve o dava dosyasında araştırılıp incelenecek ve tahkik edilerek sonucuna göre karar verilecek hususa ilişkin olduğundan davacının işbu davayı tasarrufun iptali davasından bağımsız ayrı bir dava olarak açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre hukuki yarar dava şartıdır.
Dava şartı, varlığı davanın görülmesi için gerekli ön şartlardandır. 6100 sayılı Kanun’un 115 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Bu nedenlerle, davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.. " gerekçesi ile bozularak gönderilmiş olmakla, taraflara usulünce bozma ilamı tebliğ edilerek beyanda bulunma hakkı tanındıktan sonra bozma ilamına uyma kararı verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/94, K. 2024/521, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama