KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/993
- Karar No
- 2025/174
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2025
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/993 Esas
KARAR NO: 2025/174
DAVA
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 27/12/2024
KARAR TARİHİ: 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin huzurdaki davaya taraf olan şirkette hissedar ve müdür sıfatına haiz olduğunu, diğer müdürler olan davalılar ile arasında son dönemde devamlı olarak tehdit, küfür, hakaret ve müvekkilin müdürlük görevinin yerine getirilememesi amacıyla davaya konu şirketteki bilgisayarların, kamera sisteminin, şirket merkezinin girişinin tüm şifre, anahtar ve erişim hakları değiştirilerek müvekkilinin şirkete girişi engellenmiş ve devamlı surette müvekkilinin tehdit edilmiş olduğunu,
buna ilişkin avukatı olarak müvekkili ile davalı şirkete gittiklerinde -----isimli genel kurul üyesi ve müdür olan kişinin müvekkiline karşı haksız ithamları, küfürleri, tehditleri ve hakaretlerine şahsen asaleten tanık olması ile birlikte bu hususu ispatlar ses kayıtlarının da mevcut olduğunu, “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde temsil yetkisi, bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırılabilir.
Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkiyi bir kayyıma verebilir.
Kayyımın atanmasını, görevlerini, mahkemece verilen temsil yetkisini ve bunların sınırlarını, mahkeme resen tescil ve ilan ettirir.” şeklinde olduğunu, davalı müdürlerin azlinin hukuken elzem olması sebebiyle müdürlük yetkilerinden azli ile boşalacak müdürlüklerin tek bir müdürlük altında toplanarak bu konuda kayyım atanmasını, müvekkilinin şirkete erişiminin kısıtlanmış olmasından ötürü ivedi olarak şirketin girişinin anahtarlarıyla birlikte muhasebe programının, kamera kayıt cihazlarının erişiminin tekrar müvekkile iade edilmesini, huzurdaki haklı davamızın kabulü talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, davalı asiller yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacının şirkete kayyım atanması ve müdürlerin azli istemlerinin dinlenmesi mümkün olmadığını, şirket müdürlerinin azlinin istenebilmesi için müdürlerin görevlerini ağır biçimde ihmal etmeleri, özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaları gerekmekte olduğunu, ancak davalı olan diğer ortakların bu yönde bir eylemleri olmadığı tam aksine davacının bu yükümlülüklerine aykırı davrandığını,
diğer yandan belirtmek gerekir ki tarafların ortağı olduğu şirket borca batık, borç ödemeden acz halinde bir şirkette olmadığını, tüm bu hususlar mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davalı müdürlerin şirket aleyhine bir faaliyetleri olmadığı gibi şirkete ilişkin yapılması gereken ödemelerin yapılmaması gibi bir durumda söz konusu olmadığını, ayrıca davacı taraf kendinden kaynaklı sorunlarla baş edebilmeyi becerip yeni proje ve ar-ge geliştirmeleri yapabilse idi şirket daha da ileriye taşınabileceğini,
ancak davacı taraf bunları yapmadığı gibi görevlerini yapan müdürlerin azlini isteyerek aslında ortaklığa karşı sadakat ve özen yükümünü de ihlal etmiş olduğunu, zira; iddia ettiği şeylerin olmadığını bilen davacının dava açarken kötü niyetli davrandığı buradan da anlaşılmakta olduğunu, ----- dosyasının celp edilerek dosyamız daha önce açılmış olmakla usul ekonomisi ve davalar arası hukuki ve fiili bağlantı olması nedeni ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini, devamla;
davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet nedeni ile reddine, davaya şirket yönünden devam edilmesi halinde davalı müdürler yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 21/02/2025 tarihli dilekçesi ile; işbu davadan feragat ettiklerini, bu yönde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili tarafından mahkememize sunulan 21/02/2025 tarihli dilekçe ile; davacı tarafın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnamesinin incelemesi sonucu davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nun 307-309 ve devamı maddeleri gereğince feragat davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran, karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan taraf işlemi olmakla, davacı yanın feragati nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/993, K. 2025/174, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama