KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/337
- Karar No
- 2025/375
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/337 Esas
KARAR NO: 2025/375
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2024
KARAR TARİHİ: 25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından müvekkili aleyhine ---------- İcra Dairesinin ----------- esas sayılı dosyasında irca takibi başlattığını, icra dosyası yetkisizlik ile gönderilerek ---------- İcra Dairesin ---------- esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, davacı müvekkilin takip alacaklısı davalıya ne takip yönünden ne de --------- şubesinin ----------- seri numaralı çek yönünden böyle bir borcu bulunmadığını, takibe konu çekinde bulunduğu ----------- Şubesine ait 20 adet çek yaprağı 22/09/2018 yılında hırsızlık olayı sonucu çalındığını, hırsızlık olayının hem ardından ----------- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu,
müvekkil şirket tarafından çalınan çeklerle ilgili olarak bankalara bilgi verildiğini, çeklerin işlem görmemesi için ----------- şubesine yazı yazıldığını, ilgili banka tarafından sehven işlem engeli konmadığını, davalının 30/11/2018 tarihide bankalar arası takas merkezi aracılığıyla elektronik ortamda çeki ibraz etmesi nedeniyle ------------ tarafından çek bankaya fiziken ibraz edilmediği için imza kontrolü yapılamadığını, çek hesabında yeterli bakiye olmadığından karşılıksız işlemi yapıldığını,
bunun üzerine davalı tarafından---------- İcra Ceza Mahkemesinin ----------- esas sayılı dosyasında karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayette bulunduğunu, çek çalınmış olup çekteki imzanın müvekkile ait olması mümkün olmadığını, ----------- İcra Mahkemesinin kararı kanuna aykırı olduğunu, istinaf kanun yolu başvurulduğunu, ---------- Ceza Dairesinin kararını ceza miktarı yönünden düzeltilerek kesin olarak karar verildiğini, müvekkil şirketin çekte lehdar olarak gözüken --------- firmasıyla da bu güne kadar hiçbir ticari faaliyeti olmadığını ileri sürerek müvekkil şirketin dava konusu çekten dolayı borcunun bulunmadığının tespitini,
----------- İcra Dairesinin --------- esas sayılı icra dosyası yönünden borcunun bulunmadığının tespitini, İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını, bu dava sebebi ile uğramış olduğumuz zararın yasa gereği %20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki davanın tamamen kötüniyetli olan ve borcunu ödememek için bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, davacı tarafından çeklerin çalındığı iddiasının tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, ortada tespit edilmiş veya iddianame düzenlenmiş bir hırsızlık olayı dahi bulunmadığını, yalnızca savcılık tarafından soruşturma aşamasında olan ve yaşandığı iddia edilen bir hırsızlık olayının huzurdaki davada etki etmesi ve davacının borçlu olmadığı hususunun tespiti için yeterli olmadığını, Bu sebeple davacının iddiaları yalnızca borçtan kurtulmaya yönelik olup mesnetsiz olduğunu,
davacı taraf, tarafımızca ilk takip yapılmadan önce konkordato talep ettiğini, ve mühletler aldığını, bilindiği üzere de mühlet süreci kapsamında zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri işlemeyeceği göz önünde alınarak , takibe konu çekin kambiyo vasfına haiz olduğu,
bu sebeple de ------------ İcra Dairesi ---------E sayılı dosyasına konu çek kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğunu, bu durumda bonodan kaynaklı borçlu bulunmadığı ispat yükü davacı tarafta olup bu iddiasını ancak resmi bir belge veya takip alacaklısı tarafından ikrar edilmiş bir belgeye dayanarak ispat etmek durumunda olduğunu ancak davacı taraf sadece borçlu olmadığı iddiasında bulunduğunu, iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunamadığını, bildirerek öncelikli görevsiz mahkememde açılan davanın reddini,
mahkemeniz aksi kanaatteyse dosyanın Nöbetçi ---------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini ve akabinde davacı taraf dava şartı olana zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ,İİK uyarınca, vekil edenin alacağının geciktirilmesi sebebiyle borçlunun alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Eldeki dava, menfi tespit talebine ilişkindir.-----------sayılı kararı ile görev nedeniyle dava şartı yokluğundan dosya mahkememize gönderilmiştir.Eldeki dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın menfi tespit ilişkin olduğu, davanın 18/01/2024 tarihinde açıldığı,
dava dilekçesi ve istinaf dilekçesi içeriğinden davacının arabulucuya başvurmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığı , Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek verilen görevsizlik kararı doğrultusunda dosyanın taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar veirlmesi üzerine ticaret mahkemesine tevzi edildiği,
arabuluculuk eksikliğin giderilmediği anlaşılmaktadır.7155 Sayılı Kanun ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda ve 01/09/2023 tarihi itibariyle de menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına,
dosya görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmeden önce arabuluculuğa başvurularak dava şartının sağlanmadığına göre mahkememizce zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden ve arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın esasına ilişkin bir değerlendirme yapmaksızın davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/337, K. 2025/375, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama