KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/5
- Karar No
- 2025/218
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
Karar Metni
1.169 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/5 Esas
KARAR NO: 2025/218
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2025
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında, 01/11/2019 tarihli otopark, vale ve araç hizmetleri sözleşmesi ve 08/11/2022 tarihli ek sözleşme akdedildiğini, 08/11/2022 tarihli ek sözleşmenin 10. maddesinin verdiği hak ve yetkiye istinaden mezkur sözleşmelerin, müvekkilince --------- Noterliği'nden keşide edilen 18/04/2024 tarih ve ---------- yev. no'lu ihtarname ile feshedildiğini, Mezkur fesih ihtarnamesinin, -----------Şti'ne 19/04/2024'te tebliğ edildiğini, buna göre -----------Şti'nin mahalde ve hizmette bulunma süresinin 19/05/2024'de hitam bulduğunu, mahalli terk zorunluluğu husule geldiğini, buna rağmen,
sözleşme sona ermesine rağmen ----------Şti personelinin mahalli terk etmediklerini, müvekkilinin hakimiyetindeki mahalli işgal mahiyetinde olmakla sona eren hizmeti vermeye ve haksız gelir elde etmeye devam ettiğini Bunun üzerine ----------- Noterliği'nden keşide edilen 18/07/2024 tarih ve ----------- yev. no'lu ihtarname ile mahalli terk etmesi -----------Şti'nden bir kez daha istendiğini, aradan geçen bunca zaman içerisinde ----------Şti, mahalli terk etmediğini, davalının haksız işgali sürdürmekte hem de haksız kazanç elde etmekte olduğunu,
----------Şti personeline müvekkilinin çalışanlarınca yapılan 'mahalli terk etmelerine dair kibar davetler ise kaba kuvvetle karşılık bulduğunu, ----------Şti, sona eren sözleşmedeki hizmeti zorla sürdürmeye çalışarak, elemanlarını zorlama ile otel ve otoparklara sokarak,
müvekkili şirketi mağdur ettiğini, ---------- Mahallesi ----------- Caddesi No:-------- ------------ adresinde tensiben keşif ve Bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, ---------- Şti.'nin haksız mahiyetteki işgalinin-müdahalesinin tespitine, ------------ Şti.'nin----------- Mahallesi ------------- Caddesi No:----------- ------------- adresinde davalıca vaki haksız işgalinin-müdahalenin sonlandırılmasına, müdahalesinin men'ine, yargılama giderinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini ecrimisil talep hakları başta olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava şartı zorunlu arabulucuk yoluna başvurulmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, taraflar arasında ikame edilen sözleşmede yetkili mahkemenin ---------- Mahkemeleri olarak belirlendiğini,----------- Mahkemesinde açılan bu davanın reddinin gerektiği, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında imza altına alınmış olunan sözleşmenin, kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacı tarafa, müvekkili tarafından hizmet verildiğini, davacı tarafın, müvekkil şirket ile iş yapma konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin kiracı olarak kullanması için söz konusu yeri tahsis ettiklerini,
tarafların buna ilişkin sözleşme imza altına aldıklarını, söz konusu sözleşmenin kira sözleşmesi olarak ele alınması gerektiğini, Kira sözleşmesi olan işbu sözleşmenin, haksız ve gerekçe göstermeksizin feshi ile müvekkilin tahliyesi mümkün olmadığını, bu davanın, kira sözleşmesinin feshine ve tahliye talebine ilişkin olması sebebiyle hukuken Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın, sözleşmeyi feshine ve talep edilen tahliyeye ilişkin herhangi bir gerekçe belirtmediğini, davacının, iddia ettiği fesih haksız fesih olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, Kira sözleşmesine istinaden,
müvekkilin tahliyesinin talebi halinde ortada hukuken geçerli bir hal bulunması gerektiği, sözleşmeye göre kiraya veren konumunda olan davacının, TBK hükümleri gereğince ancak 10 yıldan sonra müvekkili herhangi bir gerekçe olmadan tahliye edebileceğini, Kiracı konumunda olan müvekkilinin, TBK hükümlerinde tarafına yüklenen tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, kiraya verenin tahliye için geçerli ve haklı herhangi bir sebebi olmadığını, Kiraya verenin yalnızca sözleşmeyi feshettiğini öne sürerek müvekkilin tahliyesini talep edemeyeceğini, tahliye talebi için geçerli sebeplere dayanmak zorunda olduğunu, Davacı tarafın,
bizzat kendi ifadelerinde sözleşmeden kira sözleşmesi diye bahsettiğini, sözleşmenin kira sözleşmesi olduğu, davacı tarafından da kabul edildiğini, işlemlerin buna göre yapıldığını, dolayısıyla kira sözleşmesi olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığı,
taraflar arasındaki sözleşmede gabin söz konusu olduğunu, davacı tarafın, baskı yolu ile kendi lehine aşırı yararlanma içeren maddeleri sözleşmeye eklediğini, bu maddelerin taraflar arasında söz konusu dahi olmayacağından bahisle müvekkil şirket yetkililerini imza altına alma konusunda seçeneksiz bıraktığını, ek protokolün, davacı tarafından müvekkili zor durumda bırakılarak müvekkil tarafından imza altına alınmaya zorlandığını, Davacının, müvekkilin alacağını ödememe konusunda böyle bir yöntem izlemesi, davacı tarafından taraflar arasında derdest olan ----------E.
Sayılı dosyada verilen cevaplarda da görülebileceğini, Davacı tarafın, söz konusu dava dosyasında, sözleşmeyi fesih etmeleri sebebiyle artık ödemeyi gerektirir bir sözleşme olmadığından ödeme yapmayacakları şeklinde hukuka aykırı beyanlarda bulunduklarını, ayrıca, iki tarafın imza altına aldığı bir sözleşmenin, yalnızca taraflardan biri tarafından fesih hallerinin düzenlenmiş olmasının kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında bir sözleşme mevcudiyet buldu ise bu sözleşmenin her iki tarafın hangi şartlarda ve ne şekilde feshedileceği belirtilmiş olması gerektiğini,
taraflardan yalnızca birinin sözleşmeyi feshetmesine ilişkin olan sözleşme maddesi, sözleşmede davacı lehine aşırı yararlanmanın mevcut olduğunu açıkça göz önüne serdiğini, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine, Herhangi bir işgal söz konusu olmadığından davalı tarafın söz konusu taşınmazda bulunmaya devam etmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile taraflar arasında imzalanan otopark, vale ve araç hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan müdahalenin meni ve istemine ilişkindir.
HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. ----------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir.
Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1.
Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı ile davalılar arasında otopark vale araç hizmetleri kapsamında belirli bir alanın kiralanması ilişkisine dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği,
bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı, kiralama ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere, kiralama ilişkisinden doğan tüm hukuki uyuşmazlıklara konu alan davaların Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu temel ilişkinin kiralama sözleşmesinden doğması, HMK.'nın 1. maddesi gereğince görevin kamu düzeninden olması ve HMK.'nın 115. Maddesi uyarınca davanın her aşamasında dikkate alınabileceği gözetilerek Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın, HMK 4, 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-HMK 20 ve 114 ve 115 maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli ----------- ADLİYESİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE HMK 20. maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmemesi halinde HMK 20. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
4-Yargılama harç ve masraflarının gönderilen mahkemede dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2025
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/5, K. 2025/218, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama