KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2018/398
- Karar No
- 2024/274
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
4.007 kelime·20 dk okuma·17 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/398
KARAR NO : 2024/274
DAVA
Patent (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/09/2018
KARŞI DAVA TARİHİ : 30/10/2018
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle,
Davacının Türk Patent ve Markalar Kurumu Patent Sicilinde ---- numarası ile tescilli
"---- adlı patente ve ----- numarası ile tescilli -----" adlı patentin sahibi olduğu; patent konusu "buluş,
içerisinden akışkan geçen ve selenoid vana diye tabir edilen vanaların selenoid kısmının
kaldırılarak yerine sismik hareketi algılayan mekanik deprem sensörü kullanılarak otomatik
olarak vanadan akışkan geçişini kesmesi ile ilgili " olduğu; davacının patent haklarına davalı
tarafından tecavüz edildiği açıklanarak;
Fazlaya ilişkin hakları talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla, davalının, davacının patentten
doğan haklarına tecavüz eylemleri nedeniyle, 20.000 TL manevi, 5.000 TL. maddi tazminat olmak
üzere 25.000 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte
davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalının, davacının ---- sayılı Patent'den doğan haklarına tecavüz
teşkil eden eylemlerinin(davaya konu ürünlerin üretilmesi ve satışa arz edilmesi), 6769 Sayılı
Yasa'nın 149’nci Maddesi’nin b ve c bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine, 149/d
bendi uyarınca “patent hakkına tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların
üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki
diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, anılan Madde'nin (f) bendi
uyarınca, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri
vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine veya ilgililere tebliğ edilmesine, müvekkilin
--- sayılı Patentinden ve ---- sayılı Patent ‘inden doğan haklarına tecavüz teşkil
edilerek, davalı tarafından üretilen " "---- serisi yatay akışlı mekanik deprem vanaları; ---- dişli modelleri ,aşağı akışlı----- dişli
modelleri, her yöne akışlı ---- dişli modelleri ve her yöne akışlı ---- flanşlı modelleri" ürünlerinin tanıtımının yapıldığı -----serisi yatay akışlı mekanik deprem vanaları; ----
dişli modelleri ,aşağı akışlı ----- dişli modelleri, her yöne akışlı
-----dişli modelleri ve Her yöne akışlı -----flanşlı
modelleri" ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün
olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine karar
verilmesi talep edilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 01.10.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, ek rapor alınması talebi hakkında olumlu bir karar verilmemiş olmakla, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için, verilecek kararın ileride istinaf/temyiz aşamalarında kaldırılıp/bozulup, olası kaldırma/bozma kararı çerçevesinde yeniden tahkikat yapılması halinde, oluşan yeni duruma göre davayı yeniden ıslah etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, vergi dairesi tarafından gönderilen beyannamelerde ilgili dönem için beyan edilen 2.514.035,85 TL gelir beyanının, davaya konu deprem vanası satışlarından elde edilen gelir olarak kabul edilmek suretiyle,
netice olarak 2.514.035,85 TL.(5.000 TL maddi tazminatın dava dilekçesi ile talep olunmuş idi) maddi tazminat ile, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleri ile birlikte davlıdan tahsiline ve davacı müvekkilime verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, Davalının, müvekkilinin ---- ve----- sayılı Patent'den doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin(davaya konu ürünlerin üretilmesi ve satışa arz edilmesi), 6769 SayılıYasa'nın 149’nci Maddesi’nin b ve c bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine,
149/d bendi uyarınca “patent hakkına tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasına, anılan Madde'nin (f) bendi uyarınca,masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine veya ilgililere tebliğ edilmesine, müvekkilin ---- sayılı Patenti'nden ve --- sayılı Patent'inden doğan haklarına tecavüz teşkil edilerek,
davalı tarafından üretilen " "----- serisi yatay akışlı mekanik deprem vanaları; ----- dişli modelleri ,aşağı akışlı ---- dişli modelleri, her yöne akışlı----- dişli modelleri ve her yöne akışlı----- flanşlı modelleri" ürünlerinin tanıtımının yapıldığı ---- internet sitesinde, " "---- serisi yatay akışlı mekanik deprem vanaları; ----- dişli modelleri ,aşağı akışlı ---- dişli modelleri, her yöne akışlı-----dişli modelleri ve Her yöne akışlı -----flanşlı modelleri" ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine,
bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,Davacının patent başvurusunun Eylül 2009 ayında olduğu; kendilerinin Mart 2009 ayında ---- numara ile TSE’ye başvurdukları ancak patent özelliği olmadığı için başvurularını geri çektikleri, 2009 yılında dava konusu deprem vanalarını piyasada sattıkları; kendi vanaları ile davacı vanaları arasında benzerlik olmadığı beyan edilerek davanın reddi talep edilmiştir.
KARŞI DAVA DİLKEÇESİ TALEP
Davacı patentlerinin konusu "içerisinden akışkan geçen ve selenoid vana diye tabir edilen vanaların selenoid kısmının kaldırılarak yerine sismik hareketi algılayan mekanik deprem sensörü kullanılarak otomatik olarak vanadan akışkan geçişini kesmesinin” buluş niteliğinde olmadığı; tekniğin bilinen özelliklerinin aşılmasının söz konusu olmadığı; farklı ülkelerde kullanıldığı; davalının da bu nedenle, davacıdan önce başvurmuş olmasına rağmen başvurusunu geri çektiği açıklanarak; davacı patentlerinin yenilik içermediği için hükümsüzlüğü talep edilmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP
Davalının müvekkilinin patent haklarını ihlal ettiği tespit edilir edilmez hukuki sürecin başlatıldığını, zamanaşımı iddialarının yerinde olmadığını, davalının, Mahkeme'ye taraflarınca sunulan ürünlerin aynılarının, daha küçük boyutta olanlarını da üreterek piyasaya sürmekte, müvekkilinin patent haklarını bu yolla da ihlal ettiğini, bu iddilarına yönelik ürün numunesini de temin edip Mahkeme'ye sunacaklarını, karşı davada öne sürülen iddialar hukuki dayanaktan yoksun olup, karşı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Tarafların; asıl davada davalı karşı davacının ----- alan adlı internet sitesinde tanıttığı ---- serisi yatay akışlı mekanik deprem vanaları ----dişli modelleri, aşağı akışlı ---- dişli modelleri, her yöne akışlı ----dişli modelleri ve her yöne akışlı ---- flanşlı modeller ürünlerinin davacı karşı davalının --- ve ---- sayılı patentlerinde sayılan koruma kapsamında kalıp kalmadığı, bu şekilde davacı karşı davalının patente haklarına tecavüz edilip edilmediği, davacı karşı davalının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarlarının ne kadar olduğu, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği,
Karşı davada, davacı karşı davalıya ait --- ve ---- sayılı patentlerin yenilik özellerinin mevcut olup olmadığı, buluş basamağı içerip içermedikleri, bu nedenle hükümsüzlüklerine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davalının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 06/12/2001olduğu anlaşılmıştır.
----- TESCİL NUMARALI PATENT başvuru ve buluş sahiplerinin ... olduğu, buluşun Adının : Mekanik deprem vanasında ıslahat, buluşun özetinin; buluş, içerisinden akışkan geçen ve selenoid vana diye tabir edilen vanaların selenoid kısmının kaldırılarak yerine sismik hareketi algılayan mekanik deprem sensörü kullanılarak otomatik olarak vanadan akışkan geçişini kesmesi ile ilgili olduğu, Vana (22) ile deprem sensorünun (23) beraber kullanılması sonucu ortaya çıkan cihaza deprem vanası denilmektedir.
---- TESCİL NUMARALI PATENT Başvuru Numarası : --- Tescil Tarihinin 2013-01-21 olduğu, Başvuru ve buluş Sahiplerinin ... olduğu, Buluşun Adı : /----, Buluşun Özeti : Bu buluş, deprem nedeniyle oluşan sismik hareketi algılayan sensör (17) sayesinde içerisinden geçen akışkanın (gazın) otomatik olarak kesilip açılabilmesini sağlayan v e ile bahsedilen sensör mekanizması (17) ile en az bir vananın (24) bir arada kullanılmasından meydana gelen mekanik deprem vanası ile ilgilidir.
Davalı-Karşı Davacı ... ' nin BA VE BS formları ile bilanço kayıtlarının 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait kayıtları celp edilip incelenmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce alınan 11.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait ürünlerin davacıya ait ---- ve ---- numaralı patentlerin ana istemlerindeki koruma kapsamlarını ihlal etmediği yönünde görüş bildirilmiştir.27/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda;
davacının iddiası olan keşif mahalinde üzerinde ürünler üzerinde yapıları detaylı inceleme sonucu, davalımın eyleminin davacıya ait ---- ile ---- Patent belgesine tecavüz fili teşkil ettiği kullanılan ürünlerin ---- ile ---- Patent belgesinin kapsamına düştüğü, Davanın iddiası - yenilik unsuru incelemesinde sunulan belge ve deliller incelendiğinde ---- ile ---- Patent belgesinin yeni ve ayırt edici olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir.23/01/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda.
"Davacının iddiası olan keşif mahalinde ürünler üzerinde yapılan detaylı inceleme sonucu ,davalının eyleminin davacıya ait ---- ile ---- Patent belgesine tecavüz fiili teşkil ettiği, kullanılan ürünün ---- ile---- Patent belgesinin kapsamına düştüğü, sonucu, davalının sunmuş olduğu ürün ve teknik içeriği davacının ---- ile Davalı tarafından sunulan
----- seri numaralı üründe ise detaylı inceleme ---- Patent belgesinin içine düştüğü ve tecavüz fiili teşkil ettiği, Davalının iddiası olan yenlik unsuru incelemesinde sunulan belge ve deliller incelendiğinde --- ile --- Patent belgesinin yeni ve ayırt edici olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
05/01/2021 tarihli ek raporunda. "Üretim yapmıyoruz. Ancak, karı artırabilirizamacı ile yapılan tekraren incelemede 2009 yılı öncesinde tespit edilen veriler ile davacıya ait istemler karşılaştırıldığında, aynı teknik soruna farklı teknik yenilikler içerdiği ve davacı istemlerinin yeniliği bakımından olumsuz bir durum oluşturmadığı, Kök raporda yer alan görüşlerimizde değişiklik oluşturacak bir durumun olmadığı,
Davacının iddiası olan keşif mahallinde ürünler üzerinde yapılan detaylı inceleme sonucu, davalının eyleminin davacıya ait --- ile ---- Patent belgesine tecavüz fiili teşkil ettiği, kullanılan ürünün ---- ile ---- Patent belgesinin kapsamına düştüğü, Davalının iddiası olan yenlik unsuru incelemesinde sunulan belge ve deliller incelendiğinde ---- ile ---- Patent belgesinin yeni ve ayırt edici olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
17/05/2021 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre;
----- adlı internet sitesi üzerinde yapılan incelemede;
Site tescil bilgilerinde;
Alan adının “-----” firması
tarafından -----adına kayıt edildiği,
Alan adı kayıt süresinin 23.06.2006-22.06.2023 tarih aralığını kapsadığı, Firma ileitşim bilgilerinde;
Firma adresinin -----
Firma iletişim umaralarının -----
Firma mail adresinin ------ olduğu,
Firma bilgilerinde, firmanın 2001 yılında -----’da doğalgaz ekipmanları üretmek üzere
kurulan bir firma olduğu, dünyanın bir çok ülkesine kendi markasıyla satışa başladıkları
bilgilerinin yer aldığı,
Dava konusu ürünün davalıya ait ----- adlı sitenin arşiv kayıtlarında yeni ürün
olarak 29.08.2011 tarihi itibariyle yer aldığı tespit edilmiştir.
Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde belirtmiş olduğu linkler üzerinde yapılan incelemede;
Davaya konu ürüne benzer ürünün ---- adlı sitede Ekim 2014 tarihi itibariyle
yer aldığı,
İnternet Üzerinde Yapılan Resen İnceleme Sonucunda; Davaya konu ürüne benzer ürünün----- adlı sitede 14.09.2013 tarihi itibariyle yer aldığı tespit edilmiştir. 2. ... deprem vanaları ile ----- deprem vanalarının çalışma mekanizmalarının, hareketin üretilme, iletilme ve kontrol sistemlerinin tamamen farklı olduğu; ...’a ait Türk Patent ve Markalar Kurumu Patent Sicilinde ---- numarası ile tescilli "----" adlı patent ile ---- numarası ile tescilli ---- adlı patentin koruma kapsamlarının, ---- vanaları ile ihlal edilmediği;
3. ...’a ait Türk Patent ve Markalar Kurumu Patent Sicilinde ---- numarası ile tescilli "---- numarası ile tescilli -----" adlı patentler kapsamındaki deprem vanalarının hareketin üretilmesi, iletilmesi ve kontrolü yönünden yenilik kattığı, buluş niteliğinde olduğu ve haklarının korunması gerektiği ve de sektördeki diğer deprem vanalarından yeterince farklı olduğu; hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
19/01/2022 tarihli ek raporda; " Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, itirazlarda ve sunulan raporlarda, ürünlerin çalışma sistemleri, hareketin üretilmesi, iletilmesi ve kontrolü yönünden esas yönelik değerlendirme olmadığı; 17.05.2021 tarihli kök raporda değişiklik yapmaya gerek olmadığı ve aynen geçerli olduğu " yönünde görüş bildirilmiştir.
03/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Davalı -----ürününün davacıya ait ---- ve---- numaralı tescilli patent belgelerinin Eşdeğerler Doktrini çerçevesinde koruma kapsamında kaldığı, eşdeğer yoluyla tecavüzün söz konusu olduğu " yönünde görüş bildirilmiştir .
05/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; " Ana raporumuzda yapılan “Davalı ürürününde çelik bilye yerine metal bilye bulunmaktadır. Bu durumda davalı
ürünündeki metal bilyanın, davacıya ait---- sayılı patentte bahsedilen çelik bilyenin eşdeğer unsuru
olup olmadığı incelenmelidir. Davalı ürünü incelendiğinde; metal bilyenin fonksiyonu ile çelik bilyanın foknsiyonu
aynı olup aynı şekilde vanada görev yapmaktadır ve aynı sonucu ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle metal bilya
çelik bilyanın eşdeğer unsuru olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle davalıya ait ürün, davacıya ait -----
sayılı patente eşdeğer tecavüzde bulunmaktadır” şeklindeki eşdeğerlik incelemesinde bir değişiklik
öngörülmediğini,
Davalı-----.Davacı vekili tarfaından dava dosyasına sunulduğu ileri sürülen dişli olan içten tahrikli ----- nolu modelleri ve flanşlı tip tahrikli modellerden --- ve ------ nolu modeller Heyetimize
sunulduğu takdirde bu modeller ile ilgili Bilirkişi incelememiz sonucunda düzenlenecek Bilirkişi raporunun
sunulacağı
" yönünde görüş bildirilmiştir.
25/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "İncelemenin Mahkememiz duruşma salonunda 04.07.2023 günü saat 14:30'da yapılmasına, gerekirse
bilirkişilere inceleme günü yerinde inceleme yetkisi verilmesine, kararı alınmıştır. A
lınan karara istinaden 04.07.2023 tarih ve saat 14:30’da Davalı-Karşı davacı -----Ticari defter ve belgelerini Mahkeme duruşma salonunda hazır etmediğinden ,defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamadığı,
Dosya kapsamı belgeler incelendiğinde Davalı-Karşı davalı -----.firması Vekili
tarafından 30.10.2018 tarihinde verilen Cevap ve Karşı Dava dilekçesi ekinde 4 adet fatura örneği ibraz ettiği faturaların
içeriklerinde mekanik deprem vanası açıklamalarının yer aldığı,514 adet satış yapıldığı,4 adet faturanın Satış cirosunun
KDV hariç 67.600,00 TL..olduğu,
Davalı-karşı davacının 05.10.2016 - 17.09.2018 tarihleri arasındaki ticari kayıtları incelenmek suretiyle
davaya konu olan mekanik deprem vanası ürünlerinin satışından incelenen dönem içerisinde ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti istenmiş olup, dosya kapsamında 2018 yılına ait 4 adet faturanın bulunduğu, 05.10.2016 -17.10.2018 arası dönemi kapsayan belgelerin incelemeye ibraz edilmemiş olması nedeni ile ilgili dönem için
ne kadar gelir elde edildiği tespit edilemediği,
" yönünde görüş bildirilmiştir.
20/12/2023 tarihli ek raporda; "Kök raporumuzda”Davalı-karşı davacının 05.10.2016 -17.09.2018 tarihleri arasındaki ticari
kayıtları incelenmek suretiyle davaya konu olan mekanik deprem vanası ürünlerinin satışından
incelenen dönem içerisinde ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti istenmiş olup, dosya kapsamında
2018 yılına ait 4 adet faturanın bulunduğu,05.10.2016-17.10.2018 arası dönemi kapsayan belgelerin incelemeye ibraz edilmemiş olması nedeni ile ilgili dönem için ne kadar gelir elde
edildiği tespit edilememiş olduğu,
Davalının bağlı olduğu ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen Kurumlar
Vergisi Beyannamelerinde firmanın 2016-2018 yılı arası elde ettiği brüt satış geliri yıllar itibarı
ile aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir.
Davalı/Karşı davacı ----.firmasının elde etmiş olduğu
gelir;
01.01.2016-31.12.2016 dönemi brüt satış karı : 903.035,36 TL.
01.01.2017-31.12.2017 dönemi brüt satış karı :1.133.628,09 TL. 01.01.2018-31.12.2018 dönemi brüt satış karı :1.473.547,65 TL. olduğu, Verilen görevde 05.10.2016-17.10.2018 yılları arası elde edilen gelirin tespiti istenmekte olduğunda 2016 ve 2018 yılı gün hesabı üzerinde ortalama kazancın hesaplanması gerekir.
05.10.2016-31.12.2016 arası gün sayısı : 88 gün
01.01.2018-17.10.2018 arası gün sayısı : 288 gün 05.10.2016-31.12.2016 arası elde edilen gelir :(903.035,36 TL/365 günx88 gün)=217.718,11TL.
01.01.2017-31.12.2017 arası elde edilen gelir =1.133.628,09 TL. 01..01.2018-17.10.2018 arası elde edilen gelir :( 1.473.547,65 TL. TL/365 gün x 288 gün) =1.162.689,65 TL.
TOPLAM
=2.514.035,85 TL. satış
geliri elde ettiği,
---- Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 25.04.2023 tarih ve ----- No.lu
Celse’sinde” Dosyanın MUHASİP bilirkişiye tevdii edilerek, davalı-karşı davacının ticari
kayıtları incelenmek suretiyle davaya konu olan mekanik deprem vanası ürünlerinin satışından
incelenen dönem içerisinde ne kadar gelir elde ettiğinin tespiti istenmektedir.
Davalının Kurumlar Vergisi Beyannameleri ekinde yer gelir tablolarında yapılan satışların hangi
ürünleri kapsadığı veya satışların tamamının dava konusu deprem vanasına mı ait olduğu
yönünde tespit yapılamamıştır. Dava konusu üründen ne kadar gelir elde ettiğine dair net bir
hesaplama yapılabilmesi için davalının ilgili yıllarına ait yasal defterlerine, satışlar hesabı
muavin defterine ve satış faturalarına ihtiyaç olduğu,
" yönünde görüş bildirilmiştir. yönünde görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, davacı adına tescilli patent haklarına tecavüzden kaynaklı tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile patent hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası, karşı dava patentin hükümsüzlüğü davasıdır.
Asıl davada davacı-karşı davalı taraf; ---- ve---- numaralı patentlerin adına tescilli olduğunu ve halen patent korumasından faydalandığını, ait-----ürününün davacı adına tescilli patentleri yönünden patent hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu sebeple tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, Tecavüze konu ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına,
tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi zararlarının giderilmesini ve kararın yayınlanmasını talep ve dava etmiş, davalı-karşı davacı taraf ise davacı-karşı davalı adına tescilli ---- ve ----- numaralı patentlerin buluş basamağının eksik ve sanayiye uygulanamayacak olması ve yenilik içermemesi dolayısıyla patentlerin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı taraf vergi dairesi tarafından gönderilen beyannamelerde ilgili dönem için beyan edilen 2.514.035,85 TL gelir beyanının, davaya konu deprem vanası satışlarından elde edilen gelir olarak kabul edilmek suretiyle, netice olarak 2.514.035,85 TL.(5.000 TL maddi tazminatın dava dilekçesi ile talep olunmuş idi) maddi tazminat ile, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizleri ile birlikte davlıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı dava yönünden yasal düzenleme incelendiğinde, 551 sayılı KHK'nin 5. maddesinde, yeni, tekniğinin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların patent olarak korunacakları düzenlenmiştir. 551 sayılı KHK'nin 7. maddesinde ise, tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluşların yeni olduğu, tekniğinin bilinen durumunun patentin başvurusunun yapıldığı tarihten önce, buluş konusunda dünyanın herhangi bir yerinde toplumca erişilebilir yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım veya başka yolla açıklanan bilgilerden oluştuğu belirtilmiştir.
551 sayılı KHK'nin 129. maddesine göre, patentin yenilik özelliğine sahip olmaması, teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı ispat edilmişse, patent konusunun yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı ispat edilmişse zarar gören kişiler veya Cumhuriyet Savcıları tarafından patentin hükümsüzlüğü talep istenebilir.
551 sayılı KHK’nin 5. maddesine göre, yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlar, patent verilerek korunur. Diğer bir anlatımla patent koruması için “yenilik”, “buluş basamağı” ve “sanayiye uygulanabilirlik” ölçütlerinin her üçünün de bulunması zorunludur. Asıl davadaki talepleri dikkate alındığında, Patent ve faydalı model hakkına tecavüz sayılan haller 6769 S. SMK'nın 141. Maddesinde düzenlenmiş, yine aynı kanunun 149.
Maddesinde hakkı tecavüze uğrayan tarafın talep edebileceği haklar tazminat ve tazminatın belirlenmesine ilişkin SMK'nın 150 ve 151. Maddeleri düzenlenmiştir.Bu talepler dikkate alındığında asıl davada davalı tarafın davacı tarafın patent hakkını ihlal ettiğinden bahsetmek için asıl dava davacının korunabilir bir geçerli patentinin olması gerektiği, patentin hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği halde hükümsüzlüğün SMK'nın 139.
Maddesine göre Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır hükmü gereği baştan itibaren korumanın kalkacağı değerlendirilerek öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirme yapılmış ve birleşen davadaki talepler değerlendirilmiştir.551 sayılı KHK'nin 83. maddesi uyarınca patentten doğan korumanın kapsamı istem veya istemler ile belirlenir.
551 sayılı KHK'nin 5. maddesinde, yeni, tekniğinin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların patent olarak korunacaklarının düzenlendiği, Mahkememizin ----. Ve----.
Sayılı dosyası ile davacı-karşı davalı adına tescilli ---- tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü yönünden dava ikame edildiği, yenilik unsuru taşıdığı, sanayiye uygulanabilir ve buluş basamağı içerdiği gerekçesi ile hükümsüzlük talebinin reddine karar verildiği, kararın 06.06.2024 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında bu patent yönünden davalı-karşı davacı tarafın hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı-karşı davalı adına tescilli ---- patent yönünden hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, bilirkişi heyetinin 17.05.2021 tarihli raporunda; davaya konu ---- sayılı "----" buluş başlıklı patent belgesinin tarifnamesi,
çizimleri ve istemi incelendiğinde; buluş konusu ürünün uygulamaya konmasına imkan verecek şekilde açık ve net olarak sistemin tanımlandığının görüldüğü, davacı-karşı davalı tarafa ait patent belgesinin sanayiye uygulanabilir ve buluş basamağı içerdiğinin tespit edildiği, bu haliyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş ve bu patent yönünden de hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu belirleme ve tespitlerden sonra davacı-karşı davalı adına tescilli ----patentlerin hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı ve korumalarının devam ettiği dikkate alındığında davacı tarafın patent hakkına tecavüzün varlığı halinde tecavüzden kaynaklı hakları ileri sürmesinin mümkün olduğu kabul dilerek davacı-karşı davalı tarafın tecavüzden kaynaklı talepleri incelenmiştir.
Davcı tarafın davalı tarafın ---- ürününün davacı adına tescilli -----numaralı tescilli patentleri yönünden patent hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı hususu alınan bilirkişi raporları ile değerlendirilmiş, 11.12.2018 tarihli raporda davalı tarafa ait ürünün davacı tarafın patentleri yönünden tecavüz oluşturmadığı tespit edilmiş, bu rapora itiraz üzerine alınan 27.08.2019 tarihli raporda yapılan keşif ve yerinde inceleme neticesinde davalı tarafa ait ürünlerin davacı tarafın ---- ve ----- numaralı tescilli patentleri yönünden patent hakkına tecavüz oluşturduğu tespit ve rapor edilmiş,
bu rapora itiraz üzerine alınan 23.01.2020 tarihli raporda davalı tarafa ait ürünlerin davacı tarafın ----- numaralı tescilli patentleri yönünden patent hakkına tecavüz oluşturduğu tespit ve rapor edilmiş, çelişkinin giderildiği 03.10.2022 tarihli raporda davalı-karşı davacı ----- ürününün
davacı-karşı davalıya ait ---- ve---- numaralı tescilli patent belgelerinin Eşdeğerler Doktrini
çerçevesinde koruma kapsamında kaldığı, eşdeğer yoluyla tecavüzün söz konusu olduğu
şeklinde rapor düzenlendiği, yine davalı tarafın itirazı üzerine alınan 05.04.2023 tarihli raporda da “Davalı ürürününde çelik bilye yerine metal bilye bulunmaktadır. Bu durumda davalı
ürünündeki metal bilyanın, davacıya ait ----sayılı patentte bahsedilen çelik bilyenin eşdeğer unsuru
olup olmadığı incelenmelidir. Davalı ürünü incelendiğinde; metal bilyenin fonksiyonu ile çelik bilyanın foknsiyonu
aynı olup aynı şekilde vanada görev yapmaktadır ve aynı sonucu ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle metal bilya
çelik bilyanın eşdeğer unsuru olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle davalıya ait ürün, davacıya ait -----sayılı patente eşdeğer tecavüzde bulunmaktadır” şeklindeki eşdeğerlik incelemesinde bir değişiklik öngörülmediği" şeklindeki tespitler dikkate alındığında davalı tarafa ait---- ürününün davacı adına tescilli -----numaralı tescilli patentleri yönünden patent hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu kabul edilmiştir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149.
Maddesine göre hakları ihlal edilen atent hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, davacı tarafın talebinin SMK'nın 159/2-b maddesi gereği davalı-karşı davacı tarafın elde ettiği net gelir üzerinden talepte bulunduğu, 24.07.2023 tarihli raporda tespit edildiği üzere 514 adet deprem vanası satışının yapıldığı, bu vanalardan elde edilen kazancın 67.600,00-TL olduğu, bu haliyle davalı-karşı davacının elde ettiği net gelirin bu miktarda olduğu, bu miktarın üzerinde gelir elde ettiğinin ispat edilemediği, dikkate alındığında davacı tarafın talep edebileceği bedelin 67.600,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı-karşı davalı taraf ıslah dilekçesi ile Vergi Dairesi tarafından gönderilen beyannamelerde ilgili dönem için beyan edilen 2.514.035,85 TL gelir beyanının, davaya konu deprem vanası satışlarından elde edilen gelir olarak kabul edilmek suretiyle elde edilen tüm hasılat yönünden talepte bulunmuş ise de tercih hakkının yenilik doğuran bir hak olduğu ve bir kez kullanılmakla tükendiği, davacı-karşı davalının ihlale konu ürünlerden elde edilen net gelir yönünden talepte bulunabileceği dikkate alınarak ıslah yönündeki talebi yerinde görülmemiş ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafın patent hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149.
Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının patent hakkı ticari iş hacmi, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 15.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf dava konusu kararın yayınlanması talebinde bulunmuş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafça davacının patent hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu,
bu haliyle davacı tarafın kararın yayınlanması yönünden menfaatinin bulunduğu kabul edilerek davacının kararın gazetede yayınlanması talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, karşı davanın da reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl Davanın Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı tarafın ------ ait ----- ürününün davacı adına tescilli ----- numaralı tescilli patentleri yönünden patent hakkına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile, tecavüzün durdurulması ve önlenmesine,
Tecavüze konu ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına,
2-Davalı tarafın "------- ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin ----- internet sitesinden çıkarılmasına, bu hususta karar kesinleştiğinde erişim sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına,
3- 67.600,00-TL Maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-15.000,00-TL Manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,
6-Alınması gereken 5.642,41 TL harcın başlangıçta yatırılan peşin harç ve ıslah harcı olmak üzere toplam 43.276,94TL harçtan mahsubu 37.634,53 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa idesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 5.642,41 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "----- numaralı tescilli patent hakkına tecavüz davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "erişimin engellenmesi talebi yönünden " Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "maddi tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.0000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "manevi tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 15.0000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen maddi tazminat yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 329.173,94 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden " reddedilen manevi tazminat davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
14-Davacı tarafından sarfedilen 41,10 TL ilk dava masrafı, 13.111,00 TL tebligat-müzekkere ve bilirkişi masrafları olmak üzere, toplam 13.152,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%69 kabul) 9.130,19 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
15-Davalı tarafından sarfedilen 2.360,00 TL tebligat-müzekkere ve bilirkişi masrafı olan yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%69 kabul) 718,63 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
16-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
B-Karşı dava YÖNÜNDEN,
1-Davacı tarafça ---- tescil numaralı patent yönünden hükümsüzlük taleplerinin reddine,
2-Davacı tarafın ----- tescil numaralı patentin hükümsüzlüğüne ilişkin taleplerinin REDİNE,
3-Alınması gereken 427,60 TL harcn peşin alınan 35,90 TL harçtan mahsubu ile 391,70 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen ---- tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "reddedilen ---- tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.950,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2018/398, K. 2024/274, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama