KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi3. Asliye Ticaret Mahkemesi3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Esas no
- 2018/402 Esas
- Karar no
- 2024/818
- Dava
- Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/02/2017
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;"Davalı Şirket ile müvekkil şirket arasında 01.02.2015 imza tarihli Acentelik Sözleşmesi gereğince ... olarak faaliyet göstermekte idi. Müvekkil şirket işbu sözleşme gereğince ciddi yatırımlar yapmış , personel istihdam etmiş, çok çalışmak suretiyle belli bir müşteri çevresi oluşturmuş , davalı şirket ile sürdüreceği ticarete duyduğu güven sebebiyle bir çok yükümlülükler sütlenmiştir.
Müvekkil şirket tüm bu çalışmalar sonucu ... olarak belli bir ciroya ve kapasiteye gelmiş ve kar etmekte iken davalı şirket vekilleri tarafından işbu sözleşmenin fesih edildiği ,şubenin ve kasanın 23.12.2016 tarihinde devir teslim işlemlerinin yapılacağı bildirimi taşıyan ... 48. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 21.12.2016 tarihli fesih ihtarnamesini tebliğ etmiştir.
Davalı şirket vekilleri tarafından yapılan haksız fesih bildiriminde 23.12.2016 tarihinde sabah 08:00 de şubeye gelineceği belirtilmiştir. Sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince bu duruma muhalefet edilmesi halinde cezai yaptırımlara maruz kalma ihtimaline binaen müvekkil şirket devire icbar edilmiş ve bu sebeple şube kasası devir alınarak ve diğer tüm işlemler de yapılarak "şube " müvekkilimiz elinden haksız ve hukuki aykırı olarak alınmıştır.
Müvekkilimiz şirket yetkilisi tüm tutanakları, talep haklarını saklı tutarak ihtirazi kayıt ile imzalamıştır.Müvekkil şirket Kavacık şube olarak faaliyetini sürdürmekle yaptğı tüm yatırım ve üstün çalışma performansı sonunda Eylül Ekim Kasım aylarında bet 51.986,82 TL kar elde etmiştir. Ancak bu bedeller müvekkile ödenmemiştir.
Müvekkil şirket bu karı yapacağını düşünerek işbu sözleşmeye imza atmış ve şubeyi açmış ve gerekli her türlü yatırımı yaparak özveri ile gece gündüz çalışmıştır. Ancak müvekkilimiz sözleşmeden hedeflediği kardan da mahrum kalmıştır. Müvekkilimizin Haksız fesih nedeniyle mahrum kaldığı karın da tespitini ve tahsilini talep etmekteyiz.
Davalı şirket , müvekkil acentenin bulduğu müşteriler sayesinde (ki ŞUBEYİ kapatmayarak faaliyete devam etmektedir ) Önemli menfaatler sağlayacağı ortadadır. Bu sebeplerle TTK. 122. Maddesi gereğince denkleştirme tazminatının tespiti ile tahsilini de talep etmekteyiz. Davalı şirket tarafından , müvekkil şirketin acentelik sözleşmesinin haksız , hukuki dayanaktan yoksun ve süresinde olmayan fesih dolayısıyla ,Uğradığı zararların tespiti
Hesaplamaların ve taleplerin davalı şirket kayıtlarından tespiti mümkün olmakla bu aşamada müvekkil şirketin bu tespiti yapması mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak açılan davamızın kabulü ile dilekçemizde izah ettiğimiz tüm kalemler yönünden müvekkillerimizin alacaklarının , zararlarının ve tazminatlarının hesaplanarak tespitine,
Fazlaya ilişkin talep hakkımız saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000.-TL nin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline , yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini .." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: "Davacı tarafından davaya konu edilen-taraflar arsında imzalanmış olan 01.02.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesi m 43/d gereği taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda "İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri"nin yetkili olacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesinde "talep sonucu" açık bir şekilde belirtilmemiştir. Davanın reddi gerekmektedir. Dava dilekçesinin ekleri tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyanda bulunma hakkımızı saklı tutmaktayız.
davacının sözleşmenin feshine dair iddialarının kabulü mümkün değildir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme, müvekkil şirket tarafından haklı olarak feshedilmiştir.
Fesih yetkisi kapsamında usule uygun olarak davacının ticari faaliyet yürüttüğü kavacık acente şubesi kapatılmıştır. Davacı tarafın dava konusu taleplerinin hukuki mesnedi bulunmamaktadır. Tüm taleplerinin reddi gerekmektedir. Davacı ile müvekkil şirket her ay hesap mutabakati yapmıştır.
Gerek sözleşmeleri akdederken ve gerekse uygularken basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının bu aşamada söz konusu cari hesaptaki tutarları "zarar" şeklinde adlandırması ve davaya konu etmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde "talep sonucu" açık bir şekilde belirtilmemiştir. davanın reddi gerekmektedir. dava dilekçesinin ekleri tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyanda bulunma hakkımızı saklı tutmaktayız.
Davacının sözleşmenin feshine dair iddialarının kabulü mümkün değildir. taraflar arasında akdedilen sözleşme, müvekkil şirket tarafından haklı olarak feshedilmiştir. Fesih yetkisi kapsamında usule uygun olarak davacının ticari faaliyet yürüttüğü kavacık acente şubesi kapatılmıştır. Davacı tarafın dava konusu taleplerinin hukuki mesnedi bulunmamaktadır. Tüm taleplerinin reddi gerekmektedir. davacı ile müvekkil şirket her ay hesap mutabakati yapmıştır.
Gerek sözleşmeleri akdederken ve gerekse uygularken basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının bu aşamada söz konusu cari hesaptaki tutarları "zarar" şeklinde adlandırması ve davaya konu etmesi mümkün değildir. Haksız ve mesnetsiz iddialara dayanılarak açılan işbu davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini.."talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 05/11/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini, davalı vekilinin 08/11/2024 tarihinde feragate kabul ettiğine dair beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davadan feragat, HMK.m.307 ve m.309 hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.m.310 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK.m.310 hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine, karar verme gereği doğmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/402, K. 2024/818, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama