KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/156
- Karar No
- 2024/331
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.891 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/156 Esas
KARAR NO:2024/331
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ:27/06/2022
KARAR TARİHİ:24/12/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete ait tescilli markaya davalı tarafından yapılan tecavüzün durdurulmasına, men’ine, giderilmesine, tecavüz teşkil eden maddi durumun ortadan kaldırılmasına; davalının bu eylemi aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına ve giderilmesine,
haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesi ile maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin haklarımız ve dava hakkımız saklı kalmak ve maddi tazminat tutarı belirlenebilir hale geldiğinde HMK 107. maddesi kapsamında artırmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin haksız olan davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını,-----uygulaması üzerinden---- adıyla davalı--- sahte jeneratörlerin üzerine ------- markası ve logosu yerleştirilerek satışa sunduğu ifade edildiğini, ancak bu durum gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin ------isminde bir işletmesi olduğunu, tek başına işlettiği bu işletmede ürün stoku yapması mümkün olmadığını, ------- üzerinden çeşitli hırdavat ürünlerine ait görselleri paylaşmakta ve talep edilmesi halinde ise bulunduğu bölgeden veya yakında bulunan yetkili satıcı bayiinden ürün temin ettiğini,
müvekkilin sahte ürün satışı yapması gibi bir durum söz konusu olmadığını, yapılan satışların tamamı yetkili bayilerden temin edilerek müşteriye sunulduğunu, ------ ilişkin ise bugüne kadar herhangi bir satış yapması durumu söz konusu olmadığını, müvekkili internet arama motorundan elde ettiği, herkes tarafından ulaşılabilen bir görseli sayfasına koyduğunu, bu görseldeki ürünün sahte olduğuna ilişkin elinde herhangi bir veri olmayan müvekkili müşterilerden bu ürüne ilişkin herhangi bir talep almadığını, zira alması halinde ise müşteriye dönüş yapmadan önce yetkili bayiden ürün talep ettiğini,
Bugüne kadar dava konusu ürünleri işletmesinde bulundurmamış ve satışını da yapmadığını beyan ederek ------- D.
İş sayılı tespit dosyasında müvekkile ait işletmede inceleme yapılmadığını, müvekkili tacir olmadığını, küçük bir esnaf işletmesi olduğundan herhangi bir hak ihlali durumu yaratacağını tahmin etmeden paylaşım yaptığını, müvekkilinden talep edilen 10.000,00 TL tutarındaki tazminat talebi, müvekkili ekonomik olarak yoksulluğa sürükleyeceğini tüm bu sebeplerle davanın reddi ile, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının---- adı ile satışa sunduğu, ------- markasını taşıyan jenetatörlerin orijinal ürünler olup olmadıkları, davalının bu ürünleri orijinal ürün olduğu düşüncesi ile piyasadan temin ederek satıp satmadığı, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. -------- kaydı yazı cevabında davacı şirketin--- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ---------- ------tescil numaralı -------- markasının --- tarihinde davacı adına tescil edildiği----numaralı ----------- markasının ise davacı adına başvuru aşamasında olduğunun bildirildiği görülmüştür.Mahkememizce--------sayılı dosyasında delil tespiti yaptırılmış olup raporda özetle. Karşı tarafa ait olduğu belirtilen------------- üzerinde yapılan incelemede.
Firma adının ------ olduğu, Firma adresinin --- olduğu, Firma iletişim numarasının ----- olduğu, Firma açıklamasında ----- ibaresinin yer aldığı,Hesabın------ tarihi itibariyle aktif olarak kullanıldığı,
Hesaptan yapılan ---- tarihli paylaşımda. Ürün adının ------ olduğu, Hesaptan yapılan ---- tarihli paylaşımda. Ürün adının ----- olduğu, Hesaptan yapılan ---- tarihli paylaşımda. Ürün adının ------Ürün fiyatında İpli olanın ---- olduğu, Hesaptan yapılan --- tarihli paylaşımda.
Ürün adının ----- olduğu, Hesapta ---- tarihi itibariyle----- ibareli ürünlerin paylaşımının yapıldığı tespit edilmiştir. ------- esas unsurlu markaların -----nezdinde tescilli -----numarası ile tanınmış marka olduğu, kullanım haklarının Tespit İsteyen Taraf ---- ait olduğu görülmüştür.
Karşı Tarafça tespit edilen marka kullanımının Tespit isteyen taraf markalarına iltibas ve karışıklığa sebep olacak derecede benzer olduğu, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabete sebep olduğuna dair görüş bildirmiştir.Marka hakkına tecavüz ve tazminat talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, bilişim uzmanı ve muhasipten oluşan heyet raporunda özetle.
Davalı kullanımının Davacı markaları ile aynı olduğu ve Davacının markalarının ----------- emtiaları üzerinde kullanıldığı, bu sebeple SMK 7/2-a “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.” kapsamında Davacının marka tescilinden kaynaklı haklarının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalı kullanımı ile davacı markaları arasında karıştırma ihtimalinin ötesinde ayniyet söz konusu olup, davalı eylemlerinin Davacının tanınmış ------- markasının itibarından haksız yararlanma kapsamında olduğu, bu şekilde markanın sulandırılması ---------------- suretiyle SMK md.7/2-c’de yer alan şartların gerçekleştiği, Davacının tanınmış markasından doğan hakların ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Bilişim Yönünden,------ yayından kaldırılmış olduğu,---- sayfanın içeriğinin ------olarak değişmiş olduğu ve davaya konu markaya ait herhangi bir kullanımın yer almadığı tespit edilmiştir. Maddi Tazminat Yönünden; dava dosyasında Davalı tarafa ait ticari performansını analiz edecek Ticari Defterlere, Mali Tablolara, davaya konu ürüne ait Gelir Tablosuna ya da kaç adet satıldığı bilgilerinin olmamasından dolayı.
SMK’nun m.151 f.2/b bendinde yer alan “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç yönünden mali hesaplama yapılamadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149 ve 150. Maddeleri ile TTK'nın 52 vd. Maddeleri
GEREKÇE
Asıl dava ve birleşen dava, marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi, durdurulması, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması davasıdır.
Davacı taraf, ---------ana unsurlu birden çok tescile konu marka hakkına sahip olduğunu, davalı tarafın ---------markalı ürünleri satışa sunmak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunulduğunu ve bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır.
Bu açıklamalardan sonra,Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın ------ ana unsurlu seri markalarının bulunduğu, davalı tarafın davacı markasını birebir kullanmak suretiyle sosyal medya hesaplarından satışa sunduğu, bu durumun davalı tarafın ---tarihli kolluk ifade tutanağında da tevilli olarak kabul edildiği, Mahkememizin ----- D.İş sayılı tespit dosyası ile alınan raporda davalı tarafa ait sosyal medya hesaplarında----- ----- ibareli ürünlerin paylaşımlarının yapıldığının sabit olduğu, bu haliyle davalı kullanımlarının davacının marklarının tescil olduğu şekilde birebir aynı kullanım ve sınıfsal olarak da aynı sınıfta kullanımlar olduğu,
bu haliyle markalar arasında karıştırılmaya sebep olabileceği kabul edilerek davalı kullanımların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 150.
Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafın SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç yönünden talepte bulunduğu, davalı kayıtları incelendiğinde davacı tarafın markasını taşıyan ürünlerin satışına dair kayıt mevcut olmadığı, bu haliyle net kazancın tespit edilemediği,
ancak ihlalin varlığı halinde davacı tarafın tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilerek Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde takdiren leple bağlı kalınarak 5.000,00-TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davalı tarafa adına tescilli markalarını marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı ve bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149.
Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 10.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş,
SMK'nın 1491-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmi ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/156, K. 2024/331, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama