KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/188
- Karar No
- 2024/245
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
1.768 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/188 Esas
KARAR NO: 2024/245
DAVA
Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 06/10/2023
KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ----------- ismiyle faaliyet gösterdiğini, başta ----------- olmak üzere ----------- genelinde şubelerinin bulunduğunu, -------- no ile tescil ettirdiğini, bugüne kadar yaptığı tanıtım reklam ürün ve bayi yaygınlığı sayesinde markanın halk tarafından bilinir olduğunu ve müvekkilinin işletmesiyle özdeşleştiğini, müvekkiline ait --------- internet sitesi üzerinden tanıttığını ve bu siteyi kullandığını, davalının dilekçe ekinde sunduğu tabelasında görüleceği üzere defalarca uyarılmasına rağmen davacıya ait markayı hizmetlerinde markasal olarak kullandığını,
bu eylemin markadan doğan haklarına tecavüz ve TTK hükümleri çerçevesinde haksız rekabet teşkil ettiğini bu nedenle-------- D İş sayılı dosyasından davalı aleyhine delil tespiti talep edildiğini, davalının “--------- Caddesi, N.-------- ---------, ----------,----------” adresindeki iş yerine delil tespiti için gidildiğini, yapılan incelemelerde ön cephe tabelasında, salata barında, broşür ve menülerin ön kısmında, personel kıyafetlerinde tespit talep edene ait asli unsuru ---------- olan markasıyla iltibas yaratacak düzeyde benzer marka kullanımlarının bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu,
davanın eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını bu nedenlerle tedbiren marka hakkına vaki tecavüzün durdurulmasına karar verilerek davaların iş yerinde bulunan tabelaların sökülmesine ve işyerinde kullanılan ----------- baskılı ürünlerin toplatılarak el konularak imhasını, markaya yapılan tecavüzün meni ile markanın kullanımı nedeniyle doğan zarar miktarının bilirkişi marifetiyle tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ve 25 TL Manevi tazminatın dava lıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilin kurucusu olduğu ---------- ibareli firma yetkilisi ---------- tarafından uzun bir süredir aktif bir şekilde kebapçı olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile davacı ''------------'' arasında iddia edildiği gibi isim, tabela, amblem ve kartvizit, faturadaki belirtilen firma adı yönünden hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacı firmanın unvanı ''---------'' iken müvekkil firmanın unvanı ise sadece ''-----------'' olduğunu, bu farkın tarafların tabelalarına bakıldığında da gayet açık bir şekilde görüldüğünü,
aynı şekilde davacı şirket ile müvekkilin aynı firma olabileceğini yada aynı olduğun çağrıştırabilecek hiçbir amblem, broşür, logo, tabela, reklam, kartvizit, fatura bulunmamakta olup söz konusu dava bu yönüyle kabul edilemez olduğunu, yıllardır kebapçılık yaparak bulunduğu çevrede ticari itibar kazanan müvekkil firma, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan iş bu davadan dolayı itibari zedelenmiş ve müşteri kaybına uğradığını, bu sebepten dolayı gerek maddi gerekse de manevi zarara uğrayan müvekkil firma hakkında tazminat taleplerimizi saklı tutarak iş bu haksız davaya ve de tedbir kararına itiraz etmek zorunluluğu doğduğunu,
bu nedenlerle; iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıya ait işyerindeki kullanımlar dolayısıyla davacının ----------- markasına tecavüzün oluşturulup oluşturulmadığ, maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ---------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde.
2017 --------- tescil numaralı " ------------ " markasının ---------- ve ----------sınıfta 03/05/2018 yılında davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir.---------- gelen lisans bedeline ilişkin 04.03.2024 tarihli cevabi yazı ile; ilgili yazıdaki taleple ilgili olarak odamız veritabanında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememize ait --------- D iş sayılı dosyası incelendiğinde.
Tespit Talep Eden ---------, karşı taraf ---------aleyhine müvekkilinin tescilli ---------------- sayılı markasından doğan haklarının tecavüz edip etmediğinin tespitinin talep edildiği, yapılan inceleme neticesinde tespite konu ---------- Caddesi, N.--------- ---------, ---------, ---------” adresindeki iş yerine delil tespiti için gidildiğini, yapılan incelemelerde ön cephe tabelasında, salata barında, broşür ve menülerin ön kısmında,
personel kıyafetlerinde tespit talep edene ait asli unsuru --------- olan markasıyla iltibas yaratacak düzeyde benzer marka kullanımlarının bulunduğunun tespit edilmiş olduğu görülmüştür. ----------- yazı cevabında, 05/10/2020 tarihinden itibaren üyesi olunduğunu ve herhangi bir bilgiye rastlanamadığı bildirilmiştir.
Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak marka hakkına tecavüz talepleri ile maddi tazminat talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, gıda mühendisi ve muhasip üyeden oluşan heyet raporunda özetle; ----------- no ile tescilli --------- markanın --------- nezdinde davacı adına tescilli olduğu, davalının kullanımlarının davacının tescilli markasından doğan haklara tecavüz eder mahiyette olduğu, davalının kullanımlarının davacı aleyhine TTK haksız rekabet teşkile der mahiyette olduğu,
davacının emsal olarak sunmuş olduğu Franchise sözleşmesinin incelenmesinde 1yıllık süreyi kapsadığı ve sözleşme tutarının 300.000,00 TL.olduğu görülmektedir. Davalının yıllık satış ciroları ile karşılaştırıldığında sözleşme bedeli ile yıllık satış cirolarının uygun olmadığı görülmektedir. ----------- Ticaret Odası tarafından 04.03.2024 tarihli cevabi yazı ile;Lisans bedeli yönünden veritabanında Lisans Bedeli ile ilgili bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiştir.
Her ne kadar bu şekilde cevap verilmiş ise de ---------- tarafından verilen Emsal Lisans bedeli yönündeki yazılarda emsal lisans bedelinin satış cirolarının % 10’u kadar olabileceği yönünde görüşler bildirdiği görülmektedir.
2020 yılı için : Satış Cirosu : 47.809,52 TL. Lisans Bedeli Oranı : % 10 Lisans Bedeli(47.809,52 x 0,10) : 4.780,95 TL.
2021 yılı için : Satış Cirosu : 411.486,26 TL. Lisans Bedeli Oranı : % 10 Lisans Bedeli(411.486,26 x 0,10) : 41.148,62 TL. 2022 yılı için : Satış Cirosu : 710.841,22 TL. Lisans Bedeli Oranı : % 10 Lisans Bedeli(710.486,26 x 0,10) : 71.084,12 TL. 2020-2021-2022 Dönemleri Lisans Bedeli ( 4.780,95 + 41.148,62 + 71.084,12 ) : Toplam 117.013,69 TL. olarak hesaplandığına dair görüş bildirmişlerdir. Davacı vekili davasını ıslah etmiş olup dilekçesinde; dava dilekçesinde talep ettiği miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan; 117.013,69 TL'nin davalı şirketten alınıp müvekkile ödenmesini, maddi tazminata tecavüzün tespit edildiği tarihten itibaren avans faizi uygulanmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı --------- 7/2, 29, 149. 150 ve 151. Maddeleri
GEREKÇE
Dava; SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf, davalı tarafın tabelasında davacıya ait marka olan ---------- tescil numaralı "------------" markasının esas unsuru olan ----------- ibaresini aynı sektörde markasal olarak kullandığını, bu eylemin davacının markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti ile menini, marka hakkına tecavüz dolayısıyla oluşan maddi ve manevi zararının giderilmesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını,
maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olayda ---------- tescil numaralı "----------" markasının davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, alınan bilirkişi raporu ve internet alan adı kayıtları ile sabit olduğu üzere davalı tarafın iş yeri tabelasında "----------" ibaresini markasal olarak kullandığı, davalının kullanımlarında ---------- ibaresinin --------- Sınıfta “Yeme ve içme hizmetleri” nde işyerinin tabelasında, menülerinde, tanıtım broşürlerinde, salata barı (iç mekanda) ve çalışanların iş kıyafetleri üzerinde MARKASAL olarak kullanıldığı,
bazı kullanımlarında ------------ ibaresinin yanında ------------ ibaresi olsa da kullanımlarda ----------- ibaresinin ön planda ve ilk dikkat çeken unsur olduğu bu haliyle davalı kullanımlarının davacı markası yönünden iltibas oluşturduğu ve marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tecavüzün men'ine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davacı tarafın davalının markasal kullanım sebebiyle SMK'nın 150/2-c maddesi kapsamında lisans bedeli talebi dikkate alınarak ticari defter ve kayıtları,
---------- gelen kayıtları ve davacı tarafça sunulan emsal lisans bedeli üzerinden yapılan değerlendirmede, 2020-2021-2022 Dönemleri Lisans Bedeli ( 4.780,95 + 41.148,62 + 71.084,12 ) : Toplam 117.013,69 TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamanın davalı tarafın kayıtları,---------- tarafından bildirilen satış cirosunun %10'u oranı ve davacının bildirdiği emsal ile uyumlu olduğu kabul edilmiş ve davacının zararının bu haliyle 117.013,69-TL olduğu kabul edilerek bu miktardaki maddi tazminat alacağının 06.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın marka tescilinden kaynaklı haklarının ihlal edildiği kabul edildiğinde davacı tarafın bu ihlaller dolayısıyla manevi zararının oluşacağı kabul edilerek,
ihlalin mahiyeti, günün koşulları ve talep miktarı nazara alınarak 25.000,00-TL Manevi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiş, davacı tarafın SMK'nın 149/1-g Maddesi gereği hükmün yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek davacı tarafın bu yöndeki talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/188, K. 2024/245, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama