KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/235
- Karar No
- 2024/332
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
2.479 kelime·12 dk okuma·20 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/235 Esas
KARAR NO: 2024/332
DAVA
Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/11/2023
KARAR TARİHİ:24/12/2024
BİRLEŞEN DOSYA
İSTANBUL ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ' NİN
ESAS NO
2024/207 Esas
KARAR NO: 2024/227
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin -------- markasının sahibi olduğunu, kendi şirketi olan ------ tarafından işletilen ve----------- adresinde bulunan restoranda uzun bir süre söz konusu markayı kullandığını ve markasını tanınmış hale getirdiğini, müvekkilinin bu süreçte söz konusu markayı hem işletme unvanı olarak kullandığını hem de tanıtım ve reklamlarda bu ifade ile üçüncü kişilere ürünlerini bu marka altında sunduğunu, söz konusu işyerini, işletme unvanı ve işyeri ismi olarak kullanılan ----ifadesi hariç olmak üzere--------- devrettiğini, söz konusu sözleşmeden ve faturadan açıkça anlaşılacağı üzere,
restoranın ------- markası hariç olmak üzere devredildiği ve devir işleminin yalnızca restoran içerisindeki--------- ifade edildiğini ve ------- markasının devralan firma tarafından --------- olarak kullanılmayacağının düzenlendiğini, davalı firma tarafından müvekkilinin ----- markasına son derece benzer bir şekilde------ müvekkilinin tescilli markasına tecavüzde bulunacak şekilde kullanımda bulunulduğunu,
bu çerçevede --------- Değişik İş Sayılı dosyası kapsamında yapılan delil tespiti ile bilirkişi heyeti tarafından davalı yanın kullanmakta olduğu görsel ile müvekkilline ait tescilli markanın benzer olduğu ve iltibas yarattığının açık bir şekilde tespit edildiğini, söz konusu marka tecavüzü oluşturan görsellerin davalı yanın -------adresindeki işyerinin ön ve yan cephe tabelalarında ıslak mendillerinde, servis altlıklarında, --- kullanıldığını, buna ilaveten ------- uygulamalarında ------ hesabında, ------- kullanıldığının açık bir şekilde tespit edildiğini,
nitekim müvekkilinin tescilli markası ile davalı firmanın yapmış olduğu kullanımların son derece benzer olduğunu, tüketiciler nezdinde her iki ifade arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini ve müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin tescilli markasının -----markası olup, davalının kullandığı ifadenin ise------- ifadesi olduğunu, her iki marka son derece benzer olup tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, her iki markanın kullanıldığı hizmetler ----- sınıftaki restoran hizmetleri olup,
markaların kullanıldığı alanların kebap ve benzeri et ürünlerinin sunulması hizmetleri olduğunu,----- ifadeleri ürünlerin yapılma usulüne işaret eden kelimeler olup, davalının ---- ifadesini de ekleyerek müvekkilinin ------- markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bir şekilde kullandığını, söz konusu markayı gören tüketicilerin her iki işletmenin de aynı kişiye ait olduğunu ve her iki restorandaki hizmetlerin de aynı kişi tarafından sağlandığını düşüneceklerini,
müvekkilinin tescilli markası ile davalının kullanmakta olduğu görselin yazı karakterleri ------ ifadelerinin konumlandırıldıkları yer ve bıraktıkları genel izlenimin birebir aynı olduğunu, her iki marka incelendiğinde ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenimin, ------konumlandırıldıkları yer ve yazı tipinin birebir aynı olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin uzun bir süre boyunca hizmetlerini------markası altında---------bölgesinde tüketicilere sunduğunu,
bununla birlikte yalnızca birkaç ay önce işlettiği restoranı itiraza konu markanın başvuru sahibi firmaya devrettiğini ve devir sözleşmesi ile düzenlenen faturada işyerinin marka hakkı hariç olmak üzere devredildiği ve devrin yalnızca işyerinde bulunan masa, sandalye gibi demirbaşları kapsadığının açık bir şekilde ifade edildiğini, bu çerçevede müvekkilinin tescilli markası olan ----- markasının devralan firma tarafından ------ tarihine kadar kullanılacağı sonrasında değiştirileceğinin ifade edildiğini, müvekkili ile devralan firma arasındaki anlaşma bu yönde olmakla birlikte,
devralan firmanın bu yükümlülüğüne uymadığını ve müvekkilinin tescilli ve tanınmış markası olan------- markası üzerinde küçük bir değişiklik yapmak suretiyle işbu itiraza konu ------ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, bu bakımdan başvuru sahibinin müvekkilinin markasından haberdar olduğu ve müvekkilinin markasının ------- bölgesinde yarattığı bilinirlikten ve müşteri kitlesinden haksız yararlanmak amacıyla bu marka başvurusunu yaptığını,
buna ilaveten aleyhine tespit istenen firmanın müvekkili ile imzalamış olduğu sözleşme gereğince söz konusu markayı kullanmasının açık bir şekilde yasaklandığı dikkate alındığında firmanın son derece kötü niyetli hareket ettiğinin net bir şekilde ortada olduğunu, bu sebeplerle davalının------- adresinde bulunan işyerindeki tabelada; işyerindeki------------ personel kıyafetlerinde------ ifadelerini kullanması, ---- kullanımları,----------- ifadesini kullanmasınının marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, giderilmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
ref ve menine, karar kesinleştiğinde TTK m. 61. Ve Sınai Mülkiyet Kanunu m.149. hükümleri uyarınca, ------ bölümlerinin, ülke çapında yayın yapan, tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Dava konusu işletmenin ------ tarihinde davacı ve dava dışı --------- tarafından kiralandığını ve kiralananın kullanma şeklinin ------ olarak belirlendiğini, davacının marka tescil tarihinin -----tarihi olduğunu ve marka sahipliğinin ------- kayıtlı olduğunu, davacının iş yeri açma ve çalışma ruhsat tarihinin ------- tarihi olduğunu, davacının iş yeri ruhsatı aldıktan kısa bir süre sonra işletmeyi devretmek için tanıdık vasıtasıyla------ ile tanıştığını ve devir sürecinin başladığını,
bu süreçte davacı tarafın yönlendirmesi ile ------- tarihinde davalı şirketi kurduğunu ve davacının izin ve bilgisi dahilinde işletmenin bulunduğu dükkanın mal sahibi ile------ tarihli, 5 yıl süreli kira kontratı imzalandığını, taraflar arasında işletme devir bedeli -------- anlaşma sağlandığını, davacının talebi üzerine anlaşmaya istinaden --- davacının babası ----- hesabına yatırıldığını ve davacı için bedeli --- olan bir araç satın alındığını,------tamamına dair devir anlaşmasının ---- tarihinde taraflarca imzalandığını, davacının ---- sayılı ----------adreste bulunan---------- uzun süre kullandığını, markasını tanınmış hale getirdiğini,
markayı hem işletme unvanı hem de tanıtım ve reklamlarda kullandığını, iş yerini -------- devrettiğini ve davalı tarafın kullandığı isim ile markanın benzer ve karıştırılma ihtimali olduğu iddiası ile huzurda görülen davayı açtığını, tüm bu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının markasının -------olarak tescil edilmiş ise de, davacı tarafın marka başvuru belgesinden alınan görselde markanın------- olduğunun açıkça görüldüğünü, davacının ---- tarihinde markanın ------- olarak tesciline rağmen işletmede, tabela ve sair görselde ----------- ismini kullandığının bilindiğini,
davacının bu tutumunun marka kullanım standardının olmadığı gerçeğini gösterdiğini, davacı tarafın markasını çok kısa bir süre ve bu kısa süre içinde de farklı isimlerle kullandığını ve ruhsat tarihinden hemen sonra devir yaptığını, davacının iddiası gereği-------- sözcüğünün ayırt edici ve kuvvetli marka ibaresi olarak kabul edilmesi için -- sözcüğünün ilk kez davacı tarafından akıl edilmesi ve kullanılması gerektiğini, ayrıca davacının kurum başvurusunda -------- olarak sunduğu marka örneğinin --------- olarak kayıtlanmış olmasının tescilin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyduğunu,
------- sözcüklerinin hem yazılış hem söyleniş hem de anlam bakımından birbirinden farklı sözcükler olduğunu, ------ ifadesinin ayırt edici ve kuvvetli marka ibaresi olarak kabul edilmesi için bu ifadenin de ilk------ tarafından akıl edilmesi ve kullanılması gerektiğini, davacı tarafın bu davranışa rağmen şimdi, markanın ayırt edici unsurunun -------ifadesi olduğunu iddia etmesinin, davacının aslındaa markanın ayırt ediciliğini önemsemediğini açıkça gösterdiğini,----- ifadelerinin anlamının da birbirinden farklı olduğunu,------ her iki ifadenin de ürünlerin yapılış biçimini ifade ettiği sonucuna varılamayacağını,
davacının--------- tarafından sağlanan ne bir ürünü ne de bir hizmeti bulunmadığını, tarafların kullanımlarının benzer olmadığını, davacı ve davalı kullanımına göre her iki restoranda da ------- yapıldığı ihtimali dışında başkaca bir benzerliğin bulunmadığını, markalar arasında iltibas bulunmadığını savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA TALEP
müvekkilinin ------- markasının sahibi olduğunu, müvekkili------birlikte ortağı olduğu ------ işletilen---------adresinde bulunan restoranda uzun bir süre söz konusu markayı kullanmış ve markasını tanınmış hale getirdiğini, müvekkili bu süreçte söz konusu markayı hem işletme unvanı olarak kullanmış hem de tanıtım ve reklamlarda bu ifade ile üçüncü kişilere ürünlerini bu marka altında sunduğunu, davalı yan devir sözleşmesine aykırı davranıp, marka hakkı sahibimiymiş hareket ettiğinden marka tecavüz eylemi açık olduğunu beyan ederek--------- ivedilikle birleştirme kararı verilmesini, davalı ------- adresinde bulunan işyerindeki tabelada;
işyerindeki ------- -------- isimli internet sitesindeki kullanımları; ---------- ifadesini kullanmasınının marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, giderilmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ref ve menine, giderleri davalı Yandan alınmak suretiyle, karar kesinleştiğinde TTK m. 61. Ve Sınai Mülkiyet Kanunu m.149. hükümleri uyarınca, --------- bölümlerinin, ülke çapında yayın yapan, tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça davacı tarafa ait ---------markasının davalı tarafça izinsiz olarak iş yerinde kullanılması dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. -------kayıtlarının incelenmesinde, davalı---- ana sözleşmesinin ---- tarihinde tescil edildiği görülmüştür.Dosyaya----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;-------- ---- tarihinde davacı -------tescil edildiği anlaşılmıştır. ---------dosyasında alınan---- tarihli bilirkişi raporunda; ------ sekmesinde, tespit konusu ----- şeklinde markasal kullanımlar tespit edildiği,
------- tarafından kayıt edildiği, alan adı kaydını yapan--------kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ------- tarafından----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin -------- tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamadığı, alan adının ---- tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin ------ tarihinde son bulacağına,----- markasal kullanım bulunduğu, şirket ünvanının ----- ve adresinin ------ aşağıda toplamda ------------ olduğu, telefon numarası olarak ------- gösterildiği, adres olarak ----------- gösterildiği, hesabın------ olduğu,
şeklinde markasal kullanım tespit edildiğine, -------- sorgulaması yapıldığında------tarafın internet adresinin geldiği, ikinci sırada ----- üzerinden satış yapan aynı işyeri hizmeti ve------ satış yapan aynı işyerine ait hizmet geldiğine, ayrıca---------davalının çalışan ilanının yer aldığına, Tespit talep eden tarafa ait ------- markasının, tespit konusu ----- -------- kapsamında ------ müştereken tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, Tespite konu-------adresindeki işyeri unvanın ------ olduğu,
---------- olduğuna, Adreste yapılan incelemeler neticesinde: İşyerinin ön ve yan cephe tabelalarında, ------------ tespit talep eden markasıyla benzer şekilde markasal kullanımlar tespit edildiğine, Yapılan incelemeler sonucunda; talep eden ve karşı taraf marka kullanımlarının benzer olduğu, karşı taraf faaliyetlerinin, talep eden tarafın tescilli markasının kapsamında olduğu bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle karşı tarafça gerçekleştirilen marka kullanımlarının talep eden markası ile iltibas oluşturacağı yönünde görüş belirtilmiştir.Marka hakkına tecavüz talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, gıda mühendisi ve restaurant işletmeciliği konusunda uzman oluşan heyet raporunda özetle;
davalı yan kullanımlarının davacının----- markasına, markasal ve sınıfsal benzerlik ve bu benzerliğin karıştırılma ihtimaline sebep olabileceği hususları değerlendirilerek SMK’nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre marka tecavüzü oluşturduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149 ve 150. Maddeleri ile TTK'nın 52 vd. Maddeleri
GEREKÇE
Asıl dava ve birleşen dava, marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi, durdurulması, tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması davasıdır.
Asıl dava ve Birleşen davada, davacılar ---------- markasının adlarına tescilli olduğunu, davalı tarafın ------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu eylemin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti ile,
önlenmesini, durdurulmasını, giderilmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, men'i ve ref'ini dava ve talep etmişlerdir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır.
Bu açıklamalardan sonra,---------Sınıfta davacı ve birleşen davacı tarafa ortak olarak tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu---------- başvurulduğu, tescil işlemlerinin devam ettiği, davacılar ile davalı tarafın tescil başvuru tarihleri dikkate alındığında davcıların tescil başvuru tarihinin davalı taraftan öncesine dayandığı, tarafların örtüşen beyanlarına göre davacılar ve davalının markanın kullanımı konusunda anlaşma görüşmesinde bulundukları, ancak lisans devrine ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafın ----- markasının haks sahibi olduğu ve korunmasını talep hakkı bulunduğu,
alınan bilirkişi raporlar ve yapılan tespit işlemi dikkat alındığına davalı tarafın ------- adresindeki iş yerinde işletme adı ve işletmenin tanıtımlarında ve faturalarında, iş emtialarında kullanımlarının bulunduğu, bu kullanımlarda "markasal kullanımı davacıların markası iltibas oluşturur şekilde davacıların markasındaki işi kelimesinin yerine keyfi kelimesini kullanmak suretiyle ancak markanın bütünlüğü ve ana unsuru ile birlikte kullandığı, yine kullanımın davacı tarafın tescilli olduğu----- Sınıfa olduğu,
bu haliyle markalar arasında karıştırılmaya sebep olabileceği kabul edilerek davalı kullanımların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiştir.Davacıların kararın yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 1491-g ve TTK'nın 59. Maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce kısa kararda birleşen dava yönünden karar verilmemiş,
bu eksiklik HMK'nın 305/A maddesi gereği davacı tarafın talebi de dikkate alınarak tamamlanmış ve aşağıdaki şekilde hem asıl davanın hem de birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/235, K. 2024/332, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama