KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/161
- Karar No
- 2024/293
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
1.646 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/161
KARAR NO : 2024/293
DAVA
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren vekil eden ---; ---, ---, ----, ---, ---- aralarında bulunduğu 35 ülkede 394'ü --- -- olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra küresel moda dünyasında söz sahibi bir ---- markası olarak tanındığını, bir kısım markalarının ŞEKİL şeklinde olduğu,
vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin tarafımıza ulaşması akabinde.
Tarafımızca ikame edilecek olan huzurdaki davada bu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden tarafımızca 1(BİR) ADET “----” ibareli ve logolu tişört satın alınmıştır. tarafımızca satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı taraftan satın alındığı belirtilen ürüne ilişkin görsel ile vekil edenin ihlal edilen marka ŞEKİL görsellerinin şeklinde olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların üretim ve lisans verme yetkisi münhasıran vekil edende olduğu halde,
vekil eden adına tescilli markaları üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran ürünlerin satılması/satışa arz edilmesi 6769 sayılı SMKnın 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğu, hususlarını beyanla, davalı adresinde marka vekili olan hukukçu bir bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak tespit yapılmasını, vekil edenin marka haklarına tecavüzün tespitini, tecavüzün durdurulmasını, taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ tebliğ yapılmış olup cevap dilekçesini sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına tescilli ---- ibareli marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup incelendiğinde, davacı şirketin 13/01/1994 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- başvuru numaralı, 13.12.2004 başvuru tarihli “-----” ibareli markanın davacı ... adına tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ---- başvuru numaralı, ---- tescil numaralı, 10.10.2000 başvuru ve 29.04.2004 tescil tarihli, 10.10.2020 koruma tarihli,
“-----” ibaresini ve ŞEKİL görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 01 / 02 / 03 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 14 / 16 / 18 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 32 / 33 / 34 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu,
10.10.2030 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ---- başvuru numaralı, ----- tescil numaralı, 23.12.2021 başvuru ve 06.04.20222 tescil tarihli, 23.12.2021 koruma tarihli, ŞEKİL görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu,
23.12.2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği,----- başvuru numaralı, ---- tescil numaralı, 18.03.2022 başvuru ve 24.10.2022 tescil tarihli, 18.03.2022 koruma tarihli, ŞEKİL görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu,
18.03.2032 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ---- başvuru numaralı, ---- tescil numaralı, 26.06.2018 başvuru ve 20.02.2020 tescil tarihli, 26.06.2018 koruma tarihli, “-----” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu,
26.06.2028 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ---- başvuru numaralı, --- tescil numaralı, 08.07.2021 başvuru ve 01.12.2021 tescil tarihli, 08.07.2021 koruma tarihli, “-----” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 25 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu,
08.07.2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği, ---- başvuru numaralı, ---- tescil numaralı, 01.02.2017 başvuru ve 04.05.2018 tescil tarihli, 01.02.2017 koruma tarihli, görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 18 / 35 / sınıflarında davacı ... adına tescilli olduğu, 01.02.2027 tarihine kadar korumasının devam ettiği bildirilmiştir.
Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan raporda özetle; “-----” adresine davacı vekiliyle birlikte 30.07.2024 tarihinde gidildiği, Mahaldeki işletmenin ----- tabelalı giyim ve ayakkabı mağazası olduğu, işletmecisinin vergi levhasına ve yazarkasa fiş çıktısına göre ...
TC kimlik numaralı ... olduğu, Tespit mahallinde yapılan işlemde tespit edilen 2 adet ürün üzerinde davacı tarafa ait ŞEKİL markalarının kullanıldığı, söz konusu ürünler üzerinde orijinal üründe yer alan etiketlemelerin olmadığı, ürünün iç tarafında yer alan bakım etiketinin orijinalinden farklı olduğu, söz konusu etikette yer alan karekod uygulamasının hata verdiği, karekodun okutulamadığı, orijinal üründeki karekodların davacının resmi sitesine link verdiği, ürünün kalite ve işçiliğinin orijinal ürüne kıyasen vasat olduğu, marka uygulamalarındaki baskı ve nakış kalitesinin kötü olduğu,
bu nedenlerle tespit edilen ürünlerin davacı tarafın orijinal ürünü olmadığının değerlendirildiği, davacı vekili tarafından dosyaya delil olarak sunulan numune ürünün de tespit mahallinde yapılan işlemde tespit edilen ürünlerle aynı nitelikte ve benzerlikte olduğu, dosyada yer alan numune ürünün de davacının orijinal ürünü olmadığının değerlendirildiği, ANCAK bu ürünün davalı taraftan temin edilip edilmediğinin belirlenemeyeceği, numune ile birlikte sunulan fiş detayında marka bilgisinin yer almadığı ve başka bir ürüne ilişkin olabileceği, tespit işlemi yapılan adreste tespit edilen ürünlerin oriijinal ürün olmadığı,
bu eylemin ise SMK’nun 29/1 maddesine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markanın taklit edilmesi nedeniyle marka hakkına tecavüz olarak değerlendirildiğine dair görüş bildirmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.İlgili Kanunun 7 inci maddesi uyarınca; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya
hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan
herhangi bir işaretin kullanılması.
Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de
ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt
edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Görüldüğü üzere bu madde uyarınca mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil
ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri
itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (-----). Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca; Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği
hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal
işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
GEREKÇE
Dava. Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tespit davasıdır.Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,
ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Dava konusu somut olayımızda davacı karşı tarafın işyerinde haksız olarak “---- " markasının kullanıldığını
ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir. Tarafımızca adı geçen iddiaların tespiti amacıyla mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davalı tarafın işyerinde gerekli incelemeler yapılmıştır. Somut olayımızda davalı tarafa ait işyerinde 02.09.2024 tarihinde yapılan inceleme esnasında toplam 2 adet "-----" markalı ürün tespit edilmiştir. Davacı adına tescilli marka görseli ile davalı işyerinde bulunan sweatshirtler üzerinde yer alan marka görselleri incelediğinde aralarında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve tüketicilerin davacıya ait orijinal ürünü aldıklarını düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Sonuç olarak; Bu tespitlerden sonra davacı tarafın "----" esas unsurlu seri markalarının olduğu ve "----" markasının tanınmış marka olarak kabul edildiği, davalının fiili markasal kullanımlarında "-----" kelimesinin üst giyiminde kullanıldığının alınan 02.09.2024 tarihli rapor ile sabit olduğu, söz konusu kullanımlar yönünden sınıfsal benzerliğin mevcut olduğu ve bu emtialar bakımından özel bir bilgi ve dikkat seviyesi olmayan ortalama tüketici nezdinde de tanınmış olan davacı markası ile karıştırma riskinin gerçekleştiği, marka tecavüzünün yasal koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/161, K. 2024/293, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama