KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/206
- Karar No
- 2025/297
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
Karar Metni
1.764 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/206 Esas
KARAR NO: 2025/297
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/09/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirketin uzun yıllardır gıda alanında------- faaliyet göstermekte olup------ şubeler zinciri oluşturduğunu, ------- -----yılına kadar eskiye dayanan müvekkil şirket ---- yılında İstanbul'da kurulmuş olup --- senedir ----- farklı ilçelerinde şubeler açarak markalaştığı, üretim yapan ana fabrikasının--- bulunduğu, halen------- ana fabrika satış mağazası ile birlikte ------şubeleri olmak üzere toplam --- şubesi olduğunu, -------Tescil
---markalarını alarak ---Sınıflarda faaliyette bulunduğunu, Davalılardan---- giren ürünler kapsamında hizmet vererek ürünlerini satışa sunduğu, ürünlerini ----uygulamaları ile satışa sunduğu,----- tarihli ihtarnamesi ile Davacının yasalarla korunan haklarının ihlal edildiği ve bu ihlale son verilmesi hususunun ihtar edildiği Davalının cevaben---- ----- tarihli ihtarnamesi ile kullanımlarının ----markasına dayandığını iddia ederek Davacıya ait ---- markasını kullanmaya devam ettiği, davalı-----,
kendilerine tebliğ edilen ihtarnameye rağmen tecavüz teşkil eden eylemlerini sonlandırmayarak "hukuka aykırı" kullanımlarını sürdürdüğü Davalı tarafça ------ üzerinde işletme adında kullanılan ---- tüketici nezdinde karışıklığa/bağlantıya neden olduğunu, Diğer davalı--- tarafından, Davacı şirkete ait olan ---- olarak kullanıldığını, Davacının ----- yıldır bilfiil kullandığını davacının markasının tescilinin ---senesine dayandığını, hem eskiye dayalı kullanım prensibi gereği hem de markaların tescil tarihi göz önündebulundurulduğunda Davacının gerçek hak sahibi olduğunu,
Bu haliyle davalıların kullanımlarının davacının markasına karşı tecavüz niteliğinde olduğunu, tescilli bir
markanın kullanımı da SMK md. 155 dikkate alındığında tescilli olmayan diğer markalar gibi tecavüz teşkil edebileceğini, Davalı tarafın markası ile müvekkilimize ait markaların ürettiği mallar ve sunduğu hizmetler aynı gruba -------girdiğini, davalı tarafça ürün satışında kullanılan ---- markaları ile iltibas yaratacağı ve tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağını beyanla.
Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile; müvekkil şirkete ait markanın davalı yan tarafından kullanımının dava sonuna kadarönlenmesine ve marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, Davalarının kabulüne, müvekkil şirkete ait marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, bu tecavüz nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zarar için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız ve alacak belirlenebilir hale geldikten
sonra harcı ikmal etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2/c maddesine göre müvekkilin yoksun kaldığı kazanç için şimdilik 100-TL maddi ve 20.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ---- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli diyar ana unsurlu markalar yönünden marka hakkına tecavüzde bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.---- kaydı yazı cevabında davacı şirketin ----- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ------ getirtilmiş olup, incelendiğinde;-----markasının------- tarihinde davacı adına tescil edildiği,
------ tarihinde davalı ---- tescil edildiği anlaşılmıştır. ----- gelen cevap yazısında lisans bedeli olarak toplam cirosunun %10 olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan raporda özetle; ------- yapılan incelemede; ------- restoranda yapılan incelemede; ------ olduğu, ----- olduğu, adresinin -------yapılan incelemede; -----tarafından------ eklenmiş olduğu tespit edilmiştir. Markaya Tecavüz İddiaları Bakımından.
Davacı yana ait markaların asli unsurunun----- olduğu, davalı yanlara ait olduğu iddia edilen markasal kullanımların asli unsurunun------- ibaresi olduğu, davalı yanlara ait olduğu iddia olunan markasal kullanımlarda yer alan ------ ibaresinin davacı yana ait markalardan uzaklaşmaya yeterli olmadığı, Karşılaştırmaya tabi marka ve markasal kullanımların, işitsel yönden benzerlik arz ettiği, Dava konusu markasal kullanımların gerçekleştirildiği hizmet sınıfı ----- üzerinde davacı yanın marka tescilinin var olduğu,
davalılardan ------ ait tescilli markanın mevcudiyetinin SMK m.155 gereği savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği, ilgili marka ve markasal kullanımları aynı anda ya da farklı yer ve zamanlarda gören tüketicinin ilgili marka ve markasal kullanımların aynı işletmesel kökenden geldiğini düşünebileceği, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile dava konusu markasal kullanımların davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğuna dair görüş bildirmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre.
Tarafların markalarının/kullanımların ortak unsurunun ve Davacı markalarının esas unsurunun---- ibaresi olduğunu, Davalı kullanımların asli unsurunun -------- ekinin farklılaştırmaya yeterli olmayan bir ek olduğu, taraf markaları/kullanımları arasında görsel, işitsel ve kavramsal ayniyet/benzerlik olduğu, Davacı markalarında şekil unsuru bulunsa da hem Davacı markalarında hem Davalı kullanımında aynı mal ve hizmetler için kullanıldığı, bu sebeple bütünsel intiba
bakımından benzerlik bulunduğu ve kullanımlar arasında sınıfsal benzerlik bulunduğu, Davacının ---- markalarının tescili ile seri marka yaratma çabası içerisinde olduğunun anlaşıldığından, Davalının kullanımlarının halk nezdinde Davacının seri markalarından biri olduğu izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, dolayısıyla halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunması sebebi ile Davalı eylemlerinin SMK’nın 29. ve 7. Maddeleri kapsamında davacının marka haklarına tecavüzü oluşturduğu,
Davalılardan------ markasının Davacıya ait------ tescil sayılı ---- markalarından sonraki tarihli olduğu için SMK m.155 gereği savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği, Kanunda düzenlenmediği ve öğretide farklı görüşler olması karşısında, sessiz kalma
yoluyla hak kaybı savunmasının huzurdaki tecavüz davası bakımından uygulama alanı bulup bulmayacağı tamamen Sayın Mahkemenizin hukuki takdirinde olduğu, Mali Yönden. Davacının maddi tazminat talebinin SMK. M. 151.
Maddesinin c bendi uyarınca ‘’ Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli’’ şeklinde ifade bulan Lisans Bedelinin tercih edildiğini Sayın Mahkemeden talep ettiği, bu kapsamda davalı ----faaliyetine başladığı ---- ile dava tarihi olan ------ tarihi -arasında satışları incelenmiş olup davalı --- arası satışları yıllar mükellefiyet türü gelir türü gelir ito görüşü tazminat tutarı toplam satışlar ---- kıst dönem arası toplam satışlarının ---- olduğu,-----gelen cevap yazısında lisans bedeli olarak toplam cirosunun
%10 dikkate alınabileceği görüşü ile tazminat tutarının 875.382,87 TL olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde özetle; 100-TL maddi tazminat talebimizi rapor doğrultusunda 875.282,87-TL artırıyoruz ve toplamda 875.382,87-TL maddi tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana yüklenmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2, 29, 149, 150 ve 151. maddeleri,
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf ----- Sınıflarda adına tescilli olduğunu, davalılardan ---- Sınıfa giren ürünler kapsamında hizmet vererek ürünlerini satışa sunduğu, ----- tarihli ihtarnamesi ile Davacının yasalarla korunan haklarının ihlal edildiği ve bu ihlale son verilmesi hususunun ihtar edildiği Davalının cevaben ----tarihli ihtarnamesi ile kullanımlarının ----- markasına dayandığını iddia ederek Davacıya ait------ markasını kullanmaya devam ettiği bu haliyle davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması,
kaldırılmasını, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,
ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır.
Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda------ tescil numaralı şekil markasının----- tescil numaralı diyar markasının ----- tescil numaralı şekil markasının ----- tescil numaralı diyar markasının ---- tarihinde davacı adına tescil edildiği,-----sınıfta ----adına tescil edildiği, alınan ---- tarihli bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davalı ----- yerine ait iş yeri tabelasında, iş yerindeki emtialar üzerinde ve sanal pazarlarda markasal olarak kullandığı,
bu kullanımın ------ tarihinden itibaren devam ettiği, davalı kullanımlarının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde davacı tarafın markaları ile aynı emtia sınıfında olduğu, davacının markalarının ana ve ayırt edici kelime unsurunun ---- ibaresi olduğu, davalı kullanımlarının da ----şeklinde olduğu, davacının markasına----- eklenmek suretiyle markasal kullanımın sağlandığı, bu ibarenin davalı kullanımına ayırt edicilik kazandırmayacağı dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu,
yine her ne kadar davalı ---- kullanımlarının diğer davalı --- adına tescilli tescilli markanın lisans hakkına dayanıyorsa da sonraki tarihli olduğu için SMK m.155 gereği savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği hususu nazara alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz eder mahiyette olacağı açıktır.
Ancak davalı ---- markasının -----tarihinde tescil edildiği, yine diğer davalı ------ tarihinde başladığı ve 7 adet şubede bu kullanımların devam ettiği ve davacı ile davalı taraflara ait iş yerlerinin İstanbul ilinin çeşitli ilçelerinde olduğu dikkate alındığında davacının davalı kullanımlarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı ve bu haliyle davacının dava tarihi olan ------ tarihi dikkate alındığında 5 yılı aşkın süredir tescilli olan ve ------ tarihinden beri de kullanılan markaya karşı sessiz kaldığı dikkate alındığında sessiz kalma dolayısıyla hak kaybının oluşacağı kabul edilmiş,
sessiz kalma olgusunda önemli olanın tescil tarihi olmadığı markanın kullanıldığı tarihin önemli olduğu, daha sonra tescilin kötü niyetle sağlanmaması halinde sessiz kalmanın hak kaybını oluşturacağı somut uyuşmazlıkta da davalının kötü niyetli tescil sağladığını gösterir kaydın bulunmadığı dikkate alındığında sessiz kalma dolayısıyla hak kaybının oluşacağı kabul edilmiş ve bu sebeple davacı tarafın marka hakkına tecavüz davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/206, K. 2025/297, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama