KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/81
- Karar No
- 2024/214
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/81
KARAR NO : 2024/214
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Müvekkil ----- firması, yaklaşık 35 yıl kadar önce ----- kurulan, tüm Türkiye'de evcil hayvan ürünleri yani PET sektöründe üretim ve satış faaliyeti yürüten, PET sektöründe dünyaca tanınmış uluslararası firmalar ile ciddi iş birliği ve partnerlik yürüttüğünü, müvekkil şirkete ait markaların birçoğu, sektörsel anlamda “tanınmış marka” olarak kabul edildiğini, 1997 yılında yani yaklaşık 30 yıl önce yapılmış olup, şu anda Türk Patent Kurumu nezdinde 20’ den fazla markasının tescilli olduğunu,
dava konusu “ ----- Şekil” markasının ----- tescil numarası ile müvekkil firma adına 31. sınıfta tescil edilmiş ve yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandığını, davalı firmanın, müvekkiline ait markanın fonetik anlamda birebir aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “-----” markasının tescili için ----ve -----nolu başvuruları yaptığını, davacıya ait “------” markası ile davalı tarafından kullanılan “-------” markaları, fonetik anlamda birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğunu, kullanılan tüm kelime ve harfler birbirinin aynısı olup, müvekkiline ait markadan farklı olarak davalı tarafça sadece,
---- “de,da” anlamlarında olan “-- - ----” eki marka içerisinden çıkarıldığını, davacıya ait “----- ----” markası, ---- “--/--- --” anlamına geldiğini, davalı tarafından başvuru yapılan ----” markası de ----- anlamına geldiğini, davalının, müvekkilime ait markanın tanınırlığından faydalanmak istediği rahatlıkla anlaşıldığını, davalının aynı sektörde olması nedeni ile müvekkili adına tescilli iş bu dava konusu “ ----” markasını bilmesine veya bilebilecek durumda olmasına rağmen dava konusu markalar için tescil başvurusunda bulunmuş ve ilgili markaları davacı ile aynı şekilde ve aynı sınıfta kullanmaya başladığını, davalı tarafın bu kullanımı,
müvekkile ait tescilli marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğunu belirterek öncelikle SMK 159.
Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilerek ----- ve ---- tescil numaralı “-----” markalarının 3. Kişilere devrinin tedbiren önlenmesine, yine ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkile ait her türlü marka hakkına tecavüzün tedbiren durdurulmasına, her türlü tazminat haklarımız saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulüne, davalıya ait ------ ve ---- tescil numaralı “------” markalarının sicilden terkinine, buna ilişkin kararın ulusal gazetede ilanına, davacıya ait marka hakkına tecavüzün tespitine ve devamla durdurulmasına, karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesi henüz tebliğ edilmemiştir.
İNCELEME GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibari ile marka haklarına yönelik ihlalin ve durdurulması yönünde marka davasıdır.
Davacı tarafından işbu davadan feragat edildiğine ilişkin 16/09/2024 tarihli dilekçe verildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça 17/09/2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafın davadan feragatini kabul ettiğini, iş bu dava nedeniyle karşı taraftan yargılama gideri ve vekâlet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamede davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/81, K. 2024/214, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama