KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/259
- Karar No
- 2026/37
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
Karar Metni
2.205 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/259
KARAR NO : 2026/37
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2021
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Karşı yan markalarının hakkaniyete aykırı olarak oluşturulmuş bir marka olup gözden kaçarak hatalı olarak tescil edilen bir marka olduğunu, çünkü "-----" kelimesinin ----- bir kelime olup son yıllarda sektörel olarak dilimizde kullanılagelen bir kelime olduğunu, "----" kelimesinin "-----" anlamına geldiğini, itiraza gerekçe markaların aslında - sektöründe ----- --/---- - şeklindeki ürünün yıllardan beri herkesçe kullanılan tanımlayıcı adı olduğunu, hem yurtdışında hem yurt içinde müşterilerin düşünmeksizin "------" şeklinde internet üzerinde arama yaptıklarını,
Dava konusu tescilde ---- direkt olarak - bir çeşidi olduğunu, kullanıcıların zihninde özel bir çabaya mahal vermeden akla fermuarlı - çeşidini getirebileceğini, bu nedenle markanın kesinlikle ayırt edicilik vasfı bulunmadığını, kurum'un eksik inceleme ile ilgili markalara tescil verdiğini, zaten ürünün kendi ismi olan bir ibarenin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalı "---" markasında ulama yapmak suretiyle --- ibaresini markalaştırmış olsa da bu yöntemle yapılan markanın da kabul edilemeyeceğini, Davalının --- tescil numaralı "----" markasını 16.05.2016 tarihinde tescil aldığını,
davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçirilmeden 30.04.2021 tarihinde açıldığını, ileri sürerek ---- ve ------ tescil sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, SMK madde 156/5 gereği sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, SMK md.25 ve26/4 hükmü gereği başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddi gerektiğini, dava konusu markalarının tescilinden itibaren 6 yıl geçmiş olup müvekkilinin markasını tescil tarihinden beri aralıksız ve yoğun biçimde kullandığını,
davacının 26.02.2020 tarihinde TPMK nezdinde ----- başvuru numarası ile müvekkilinin markasının neredeyse aynısı olan "---- markasının tescili için başvurduğunu, yayına itiraz neticesinde alınan kısmi ret kararı sebebi ile kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin 2014 yılından beri "-----" ve "----" markalarının tanıtım ve gelişimi için ciddi bir emek ve sermaye yatırımı yaptığını, yüksek satış rakamları ile tüketici nezdinde tanınmış hale geldiğini, İleri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
----- Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk----- Karar sayılı dosyasının görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olduğu anlaşılmıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ---- tescil numaralı ---- markası ve ---- tescil numaralı ------ markası tescilinin davacının ticaret unvanı ile benzer olup olmadığı, davacının bu marka üzerinde öncelik hakkının bulunup bulunmadığı, dava konusu markanın ayırt edicilik özelliğinin bulunup bulunmadığı bu nedenlerle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup incelendiğinde; davacı şirketin 19/12/2012 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ---- MARKASININ 06. ve 20. Sınıflarda 15/05/2016 tarihinde, ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 06. ve 20. Sınıflarda 04/05/2015 tarihinde davalı ----- ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasip ----, marka uzmanı ---- ev tekstili sektörü ---- bilirkişi heyetinin raporunda; --- sayılı “-----” Markasının TPMK (başvuru tarihinde TPE) tarafından 556 sayılı KHK 7/a ve c bentleri uyarınca kısmen reddedildiği ve red gerekçesinde “-----” anlamına geldiği gerekçesiyle markanın 20. Sınıfta yer alan - bakımından reddedildiği, ---- sayılı markadaki “----” ibaresinin “-----” emtiası açısından tanımlayıcı ve tasvir edici olduğu, ancak ----- sayılı markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde “------” emtiası bulunmadığı,
markanın zaten TPMK tarafından kısmen reddedildiği dikkate alındığında markanın hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, ---- sayılı markasında “----” ibaresinin kullanıldığı, içinde ------ ibaresi geçen yüzlerce markanın tescil edilmiş olduğu,
---- ibaresinde yer alan ------ hecesinin aslında ---- olduğu ve bu anlamda ---- --- ibaresi ile özdeş olduğu yönünde bir çıkarımın hukuki olmayacağı, “bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler,- kopçaları, - halkaları, - kancaları, - çubukları” emtiasında tescilli olsa da markanın tescil kapsamındaki bu mallar için doğrudan ve herhangi bir irdeleme ya da analize gerek kalmadan tanımlayıcı ve tasvir edici olduğunun söylenemeyeceği, ----- ibaresinin 06 ve 20. sınıftaki mallar bakımından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmeyeceği,
---- sicil numarası ile tescilli ------ ibaresinin kullanıma konu edildiği bu anlamda markanın kullanım neticesinde ayırt ediciliğinin arttığı, ---- sayılı markanın ----- ibaresinin de ürün adı olarak uzun zamandan beri kullanılmakla birlikte markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde “-” emtiası bulunmadığı, markanın zaten TPMK tarafından kısmen reddedildiği dikkate alındığında markanın emtia listesinde yer almayan bir ürün için SMK 5/2 anlamındaki rtların gerçekleşmiş sayılamayacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatarı ve SMK kapsamında mutlak red nedenleri bakımından açılacak hükümsüzlük davalarında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği,
Mali yönden. Davalının, dış cephe motorlu - sistemi üretimi yaptığı , bu sistemde dış ortama dayanıklı özel kumaşların yandaki kanal içerisinde hareket ettiği ve bu sayede rüzgar ve yağış gibi zorlu ortam koşullarına direnç ve dayanıklılık gösterebildiği, Davalının ---- isimli internet sitesinde " --- '' sekmesi altında yer aldığı, iç ve dış mekanlar için kullanılan bir tür dış cephe "- sistemi" olarak tanımladığı,
marka görselinin ürün katalogları üzerinde yer aldığı satış faturaları üzerlerinde marka görseli yer almadığına dair görüş bildirmişlerdir.Davacı vekilinin raporlara itirazları da incelenerek davalının markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler için dava konusu markaların tanımlayıcı veya cins belirten ibareler olup olmadıkları, davalı tarafça yoğun kullanım nedeniyle markaların ayırt edicilik kazanıp kazanmadığı hususunda marka uzmanı ---- ile ---- ve panjur/yapı sektörü uzmanı -----06/01/2023 tarihli heyet raporunda;
----- no ile tescilli ---- ve ------ no ile tescil tescil edilmiş olan ŞEKİL markalarının 6 ve 20. Sınıftaki emtialar için davalı adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu, Davalı adına ---- no ile tescilli ve ------ no ile tescil tescil edilmiş olan ŞEKİL markalarının dava tarihi itibariyle TANINMIŞ MARKA statüsünde olmadıkları, ---- ibaresinin “- için kullanıldığı ve bu sistem için tanımlayıcı ve cins bildirici olduğu, Davalının ------ ibaresini kullanmakla ayırt edici hale getirmiş olduğuna ilişkin tespit yapılamadığı,
Buna göre; davalı adına ----- no ile tescilli ------- markasının, 06 ve 20. sınıfta yer alan emtialarda tescil edilmiş olduğu, tescil kapsamında yer alan 06. SINIFTA “Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme veya inşaat amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar (metalden portatif merdivenler dahil).,.
Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları.” açısından tanımlayıcı olduğu, Tescil kapsamında yer alan diğer mallar açısından tanımlayıcı olmadığı ve ayırt ediciliği olduğu tespit edilmiştir.
Davalı adına ---- no ile tescil tescil edilmiş olan markasının ------ kelime ve şekil ----- kendisine özgü kompozisyona sahip olduğu, ancak şekil ve kelime unsurundan oluşan markalarda kelime/söz unsurunun daha ön planda olduğu, --- okunduğu ve yukarıda da ifade edilen ---- ve ----- ibareleri arasında fonetik ve dolayısıyla kavramsal benzerlik olduğu, markanın 06 ve 20. sınıfta yer alan emtialarda tescil edilmiş olduğu,
tescil kapsamında yer alan 06. Sınıfta “Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme veya inşaat amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar (metalden portatif merdivenler dahil)., Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları.” İle 20. Sınıfta yer alan “Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler” açısından tanımlayıcı olduğu, tescil kapsamında yer alan diğer mallar açısından tanımlayıcı olmadığı ve ayırt ediciliği olduğuna dair görüş bildirmiştir.
Her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan marka uzmanı -----ve inşaat sektörü ----- 25/05/2023 tarihli heyet raporunda; Davalı yan adına tescilli ------ no ile tescilli görselini ihtiva eden
markanın tescilli olduğu Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 06. Sınıfında
yer alan “Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama,
yerleştirme veya inşaat amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar
(metalden portatif merdivenler dahil)., . Metalden mamul kapılar ve pencereler,
kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları.” emtiaları ile
------ kod numaralı ŞEKİL görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin
Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 06. Sınıfta yer alan “Barınma, saklama, muhafaza etme,
kaplama, sarma, çevreleme, depolama, yerleştirme veya inşaat amaçlarıyla yapılmış
metalden malzemeler ve araçlar (metalden portatif merdivenler dahil)., . Metalden
mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları.”
emtiaları İle Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 20. Sınıfında yer alan
“Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler;
- kopçaları, - halkaları, - kancaları, - çubukları.” emtiaları
bakımından aynı gerekçe ile hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceğine dair görüş bildirmişlerdir.6769 sayılı SMK'nın 4. Maddesine göre "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar,
sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir." şeklindeki düzenleme ile marka olarak tescil için ayırt edicilik unsurunun sağlanması gerekliliği ve aynı kanunun 5. Maddesindeki "Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." marka olarak tescil edilemeyeceğini ve mutlak ret nedeni olarak belirtildiği açıktır.
Yine aynı kanunun 25. Maddesinde "Madde 25- (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir" halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/2, 6/3 ve 25. Maddeleri,
GEREKÇE
Dava; davalı adına tescilli ---- tescil numaralı --/- markası ve --- tescil numaralı ------ markasının hükümsüzlüğü davasıdır.
Mahkememizden verilen 12/09/2023 tarih ve ---- Esas ---- sayılı kararı ile dava konusu uyuşmazlığın konusu olan marka olan ---- tescil numaralı ------ markası ve ---- tescil numaralı ----- markalarının, ----- ve -------kelimelerinin birleşmelerinden oluşturularak marka tescilinin sağlandığı, alınan bilirkişi raporlarında ---- sektöründe ------ibaresinin “fermuarlı, motorlu - sistemi olarak tanımlandığı, ilgili - sistemlerinin genel olarak dış cephelerde kullanım ile dış hava koşullarının etkisini azaltmak için kullanıldığı,
rüzgara ve güneşe karşı dirençli bir ürünü tanımladığı" bu haliyle, iyi niyetli ve alışılmış ticari uygulamalar doğrultusunda - sektöründe tescile konu marka kullanımlarının bir ürünün tanımlanması için kullanıldığı, bu durumun - sektöründe bulunanlar tarafından bilindiği, bu haliyle SMK'nın 4. Maddesinde düzenlenen bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması şartını sağlamadığı,
yine SMK'nın 5. Maddesinde belirtilen "Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükmü kapsamında her iki marka tescili yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ancak kısa kararda sehven markanın iptali şeklinde hüküm kurulmuş,
bu hatanın düzeltilmesi hükmün değiştirilmesi kapsamında olacağından düzeltmek yapılmaksızın aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. şeklinde karar verildiği ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.
Hukuk Dairesinin 10.12.2025 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile davalının ---- tescil numaralı "----" ve ---- tescil numaralı "-----" markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için iptaline ve sicilden terkinine hükmedilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda öncelikle anılan çelişki giderilerek ilk derece mahkemesince usulüne uygun, istinaf denetimine elverişli hüküm tesisi gerekli olmakla HMK 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince kararının kaldırılması gerekmiştir. kararı ile kaldırılmış ve Mahkememizin ----- Esasına kaydedilmiş ve usuli eksiklik giderilmek suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
SMK'nın 6/2. Maddesinde "Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedili" hükmü düzenlenmiştir.
SMK'nın 6/3. Maddesinde " (Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmü düzenlenmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 6/9.
Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.Bu tespitlerden sonra, kaldırma kararı öncesinde toplanan deliller dikkate alındığında; dava konusu uyuşmazlığın konusu olan marka olan ---- tescil numaralı ----- markası ve -/-- tescil numaralı ---- markalarının, ---- ve ----- kelimelerinin birleşmelerinden oluşturularak marka tescilinin sağlandığı,
alınan bilirkişi raporlarında - sektöründe --- ibaresinin “-----, motorlu - sistemi olarak tanımlandığı, ilgili - sistemlerinin genel olarak dış cephelerde kullanım ile dış hava koşullarının etkisini azaltmak için kullanıldığı, rüzgara ve güneşe karşı dirençli bir ürünü tanımladığı" bu haliyle, iyi niyetli ve alışılmış ticari uygulamalar doğrultusunda - sektöründe tescile konu marka kullanımlarının bir ürünün tanımlanması için kullanıldığı, bu durumun --- sektöründe bulunanlar tarafından bilindiği,
bu haliyle SMK'nın 4. Maddesinde düzenlenen bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması şartını sağlamadığı, yine SMK'nın 5. Maddesinde belirtilen "Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükmü kapsamında her iki marka tescili yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/259, K. 2026/37, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama